Klimik Bülteni - Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Yayın Organıdır
<
29
Eylül
2026
>

ESKİ SAYILAR

BÜLTEN ÜYELİĞİ

Eğitim Seferberliği Başlatıyoruz. Sizi “Çekirdek Eğitimci” Olmaya Davet Ediyoruz!

Değerli Meslektaşımız,

İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji (İHKM) uzmanları; mesleki alanlarının gereği olarak toplum sağlığı, infeksiyon kontrolü ve bağışıklama gibi konularda;

• Üniversitelerde öğrencilere,
• Klinikte ve hastanede sağlık personeline,
• Okul, belediye ve sivil toplum kuruluşu gibi kamusal alanlarda ise topluma eğitim vermekle yükümlüdür.

Eğitim tekniklerinin etkin şekilde bilinmesi ve uygulanması, verilecek eğitimin kalitesini ve başarısını doğrudan artıracaktır. Bu doğrultuda, İHKM uzmanlarımızın “eğitim becerilerini geliştirme” konusunda standart bir eğitim almasının büyük bir toplumsal fayda sağlayacağına inanıyoruz.

Bu amaçla, ülke genelinde periyodik olarak düzenlenmesi planlanan “Eğitim Becerilerini Geliştirme Kursu” projemizi hayata geçiriyoruz.

Projenin ilk aşamasında bu kurslarda görev yapacak “çekirdek eğiticilerin” yetiştirilmesi hedeflenmektedir.

Çekirdek eğitici eğitiminin yüz yüze gerçekleştirilecek bölümü 13-15 Kasım 2026 tarihlerinde, İstanbul Adile Sultan Kasrı Öğretmenevi’nde düzenlenecektir.

Bu anlamlı eğitim projesini duyurmaktan büyük mutluluk duyuyor; sizi çekirdek eğitici olmaya ve bu projede aktif görev almaya davet ediyoruz.

Saygılarımızla.

Prof. Dr. Güven ÇELEBİ
İHKMEYK Başkanı

Ayrıntılı Bilgi İçin Tıklayınız

10. Ulusal Erişkin Bağışıklaması Simpozyumu (UEBS X) (2-4 Ekim 2026, İzmir)

  1. Ulusal Erişkin Bağışıklaması Simpozyumu (UEBS X) (2-4 Ekim 2026, İzmir)
    İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji uzmanları, araştırma görevlileri, aşı merkezi hemşireleri ve konuya ilgi duyan hekimlere yönelik olarak düzenlenen 10. Ulusal Erişkin Bağışıklaması Simpozyumu, yüz yüze ve çevrim içi katılım seçenekleriyle gerçekleştirilecektir.

Bu yıl programda;

İmmüniteyi Yeniden Düşünmek,
Geleceğin Aşıları: Keşiften Topluma,
Yapay Zekâ ve Aşılama,
Sağlıklı Yaşam İçin Aşılar,
Antimikrobiyal Direnç ile Mücadelede Aşılar,
Erişkin Bağışıklamada Güncel Durum,
İnfodemi, İletişim ve Toplumsal Güven başlıkları konuşulacaktır.

Ayrıca influenza, pnömokok, RSV, COVID-19 ve HPV aşıları gibi erişkin pratiğinin önemli başlıkları güncel veriler ve klinik yaklaşımlar üzerinden ele alınacak ve farklı uzmanlık alanlarından katılımcıların yer aldığı “Erişkin Bağışıklamada Paydaşlık” oturumu yapılacaktır.

Konaklamalı katılım bursu kontenjanı dolmuştur. Ancak çevrim içi katılım başvuruları devam etmektedir.

Ayrıntılı Bilgi İçin Tıklayınız

Aşı Çağında Menenjitin Süregelen Sorunu: Amerika Birleşik Devletleri’nde Rezidüel Hastalık Yükünün Otuz Yıllık Uzunlamasına Analizi

Bu çalışmada, Amerika Birleşik Devletleri’nde 1990–2021 yılları arasında menenjite bağlı hastalık yükünün nasıl değiştiği; yaş grupları, etkenler, coğrafi bölgeler ve sosyoekonomik özellikler açısından değerlendirilmiş. “Global Burden of Disease (GBD) 2021” ve “American Community Survey” verilerinin kullanıldığı çalışmada hastalık yükü; insidans ve mortalitenin yanı sıra engellilikle geçirilen yaşam yılları (years lived with disability, YLD), erken ölüme bağlı kaybedilen yaşam yılları (years of life lost, YLL) ve bu ikisinin toplamını ifade eden engelliliğe göre ayarlanmış yaşam yılları (disability-adjusted life years, DALY) üzerinden incelenmiş. Sosyoekonomik faktörlerle ilişkiler çok değişkenli regresyonla, aşıların kullanıma girmesinin ardından hastalık yükündeki değişimler ise kesintili zaman serisi analiziyle değerlendirilmiş.

Otuz yıllık dönemde menenjit yükünde belirgin bir azalma görülmüş. Yaşa standardize insidans %72.15, mortalite %68.57, YLD oranı %80.25 ve DALY oranı %75,53 azalmış. Bununla birlikte, düşüş hızının 2012’den itibaren yavaşladığı bildirilmiş. Hastalık yükü eyaletler arasında homojen dağılmamış; DALY oranları açısından eyaletler arasında 2.72 kata varan farklılık saptanmış.

Etkenlerin hastalık yüküne katkısı da zaman içinde değişmiş. Neisseria meningitidis’e atfedilen YLL’lerin payı %20.81’den %8.02’ye gerilerken; 2021 yılında Klebsiella pneumoniae, etkenlere atfedilebilen YLL’lerin %15.58’iyle en yüksek paya sahip patojen olarak bildirilmiş. PCV7’nin kullanıma girmesinin ardından Streptococcus pneumoniae ile ilişkili DALY’lerde hem düzey hem de zaman içindeki eğim açısından anlamlı azalma saptanırken, MenACWY ve MenB aşıları için incelenen parametrelerde istatistiksel olarak anlamlı bir değişiklik gösterilmemiş.

Çalışmada sosyoekonomik farklılıklar da değerlendirilmiş. Yoksulluk, menenjit insidansıyla ilişkili bulunmazken mortaliteyle ilişkili hastalık yükünün daha yüksek olmasıyla bağımsız olarak ilişkili bulunmuş. Yoksulluk oranındaki artış; yaşa standardize mortalite [“adjusted rate ratio” (aRR): 1.057; %95 güven aralığı (GA): 1.043–1.071], DALY (aRR: 1.057; %95 GA: 1.041–1.073) ve YLL (aRR 1.060; %95 GA: 1.044–1.077) oranlarının artışıyla ilişkili bulunmuş. Ayrıca “American Indian” ve “Alaska Native” nüfusunun eyaletlerdeki oranı, incelenen altı hastalık yükü göstergesinin tamamıyla bağımsız olarak ilişkili bulunmuş.

Yazarlar, aşılama çağında ABD’de menenjit yükünün önemli ölçüde azalmasına karşın bu azalmanın son yıllarda yavaşladığını; hastalık yükünün eyaletler ve nüfus grupları arasında farklılık göstermeye devam ettiğini bildirmiş. Yoksulluk, eyalet düzeyinde menenjite bağlı mortalitedeki eşitsizliklerle en güçlü ilişki gösteren faktör olarak belirlenirken, yenidoğanlar ve yaşlılar rezidüel hastalık yükünün devam ettiği başlıca yaş grupları olarak tanımlanmıştır.

Liu R, Hao L. The persistent challenge of meningitis in the vaccine era: a three-decade longitudinal analysis of residual burden in the United States. Infection. 27 Ağustos 2026.

Makale İçin Tıklayınız

Güncel Durum Değerlendirmesi: Beyin Omurilik Sıvısı Şantı Bulunan Hastalarda İnfeksiyonlar

Bu derlemede, beyin omurilik sıvısı (BOS) şant infeksiyonlarının epidemiyolojisi, patogenezi, klinik özellikleri, tanısı ve tedavisine ilişkin güncel veriler ele alınmıştır. Ayrıca intravenöz ve intraventriküler antimikrobiyal tedavi, şantın cerrahi yönetimi ve farklı etkenlere yönelik tedavi yaklaşımları değerlendirilmiş.

BOS şant infeksiyonlarında en sık bildirilen etkenlerin koagülaz-negatif stafilokoklar ve Staphylococcus aureus olduğu; bu iki grubun birlikte infeksiyonların yaklaşık %53–68’inden sorumlu olduğu belirtilmiş. Gram-negatif bakteriler olguların %6–25’inde, Cutibacterium acnes ise %1–14’ünde bildirilmiş. Şant infeksiyonlarının cerrahi işlem sırasında inokülasyon, distal uçtan retrograd yayılım, deri bütünlüğünün bozulmasına bağlı kontaminasyon veya hematojen yayılım yoluyla gelişebildiği aktarılmış.

Klinik bulguların infeksiyonun lokalizasyonu ve şant tipine göre değişebildiği bildirilmiş. Proksimal infeksiyonlar ventrikülit veya menenjit şeklinde ortaya çıkabilirken, distal ventriküloperitoneal şant infeksiyonlarında peritonit veya abdominal psödokist; ventriküloatriyal şant infeksiyonlarında ise bakteriyemi ve endokardit görülebildiği aktarılmış.

Tedavide sistemik antimikrobiyal tedavinin yanı sıra infekte şantın cerrahi yönetimi ele alınmış. Seçilmiş olgularda intraventriküler antimikrobiyal tedavinin kullanımı da tartışılmış. Derlemede ayrıca çok ilaca dirençli Gram-negatif bakteriler ve fungal etkenlere bağlı şant infeksiyonlarının tanı ve tedavisine ilişkin mevcut veriler ile bu alanlardaki bilgi boşlukları değerlendirilmiş.

Kunnathu Puthanveedu ND, Pouya N, Tam VH, Barone DG, Bhimraj A. State-of-the-art review: infections in patients with cerebrospinal fluid shunts. Clin Infect Dis. 2026;83 (1):1-14.

Makale İçin Tıklayınız

Daha İyi Ağız Bakımı Ventilatörle İlişkili Olmayan Hastane Kökenli Pnömoniyi Azaltabilir Mi?

Cilloniz ve Klompas tarafından kaleme alınan bu yorum yazısında, aynı sayıda yayımlanan HAPPEN (Hospital Acquired Pneumonia Prevention) çalışmasının sonuçları ele alınmış. White ve arkadaşları tarafından yürütülen HAPPEN, Avustralya’daki üç hastanenin dokuz servisinde gerçekleştirilen, açık kohortlu, “stepped-wedge”, küme randomize bir çalışmadır. Çalışmaya 18 yaş ve üzerindeki hastalar dahil edilmiş ve sonuç analizleri hastanede en az 48 saat kalan hastalarda yapılmış. Müdahale; ağız bakımının geliştirilmesi ve gerekli ürünlerin sağlanması, hasta ve sağlık çalışanlarının eğitimi ile denetim ve geri bildirim olmak üzere üç bileşenden oluşmuş. Kontrol döneminde hastanelerin standars ağız bakım uygulamalarına devam edilmiş.

Haziran 2024–Ağustos 2025 arasında yürütülen çalışmada toplam 8870 hasta analiz edilmiş; bunların 4523’ü kontrol, 4347’si müdahale döneminde yer almış. Birincil sonlanım noktası olan ventilatörle ilişkili olmayan hastane kökenli pnömoni (NV-HAP), Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) kriterlerine göre tanımlanmış. NV-HAP kontrol döneminde 46 hastada (%1.0), müdahale döneminde ise 32 hastada (%0.7) saptanmış. Müdahale, NV-HAP için daha düşük kümülatif risk ile ilişkili bulunmuş [“hazard ratio” (HR): 0.40; %95 GA: 0.19–0.82); insidans 100 risk altındaki yatış günü başına 1.00’dan 0.41’e düşmüş.

Ağız bakım protokolünün tamamlanma oranı müdahale öncesinde 474/2988 (%15.9) iken müdahale sonrasında 1727/2791 (%61.9)’e yükselmiş. Buna karşılık hastane kökenli diğer alt veya üst solunum yolu infeksiyonlarında (kümülatif HR: 1.64; %95 GA: 0.61–4.39) ve oral kavite infeksiyonlarında (HR: 1.08; %95 GA: 0.66–1.77) anlamlı farklılık gösterilmemiş. HAPPEN araştırmacıları, geliştirilmiş ağız bakımının standard bakımla karşılaştırıldığında hastanede yatan hastalarda NV-HAP insidansını azalttığını bildirmiş.

Cilloniz C, Klompas M. Can better oral care reduce non-ventilator hospital-acquired pneumonia? Lancet Infect Dis. 2026;26(10):977-9.

Makale İçin Tıklayınız

HAPPEN Çalışması İçin Tıklayınız

Batı Nil Virusu Sürveyansında Atık Suyun Kullanımının Laboratuvar Değerlendirmesi: Amerika Birleşik Devletleri

Bu çalışmada Batı Nil virusu (BNV) sürveyansında atık su örneklerinin kullanılabilirliği değerlendirilmiş. Mevcut BNV sürveyansı insan olgularının yanı sıra sivrisinekler, kuşlar ve sentinel hayvanlardan elde edilen verilere dayanmaktadır. Bununla birlikte, BNV infeksiyonlarının büyük bölümünün asemptomatik veya hafif seyretmesi ve semptomatik kişilerin sağlık kuruluşuna başvurması ile tanı konulması arasında zaman geçebilmesi, insan olgularına dayalı sürveyansı sınırlamaktadır. BNV RNA’sının infekte kişilerin idrarında saptanabildiğine ilişkin önceki verilerden hareketle araştırmacılar, atık su sürveyansının mevcut yöntemlere katkı sağlayıp sağlayamayacağını araştırmış.

Çalışmada öncelikle BNV eklenmiş atık su örneklerinde viral RNA’nın geri kazanımı ve stabilitesi laboratuvar koşullarında değerlendirilmiş. Ardından 2023 BNV bulaş sezonunda Arizona, California, Colorado, Illinois, Indiana ve Nebraska olmak üzere altı eyaletten elde edilen arşivlenmiş RNA ve ham atık su örnekleri incelenmiş. BNV RNA’sının saptanmasında dijital RT-PCR ve gerçek zamanlı RT-PCR yöntemleri kullanılmış; sonuçlar aynı bölgelerden ArboNET’e bildirilen insan, sivrisinek, kuş, at ve diğer sürveyans verileriyle karşılaştırılmış.

İncelenen 158 örneğin 29 (%18)’unda BNV RNA’sı saptanmış. Bunların beşi arşivlenmiş RNA örneklerinden, 24’ü ise incelenen 110 ham atık su örneğinden elde edilmiş. Bazı bölgelerde atık sularda BNV RNA’sı bildirilen ilk insan olgusundan önce saptanırken, insan olgusu bildirilmeyen bazı bölgelerde de pozitif atık su örnekleri bulunmuş.

Araştırmacılar, atık su örneklerinde BNV RNA’sının saptanabildiğini ve atık su sürveyansının mevcut BNV sürveyans yöntemlerini tamamlayıcı bir yöntem olarak kullanılma potansiyeli bulunduğunu bildirmiş. Çalışmanın kısıtlılıkları arasında örneklerin başlangıçta BNV sürveyansı amacıyla toplanmamış olması, bazı örneklerin dondurma-çözme işlemine maruz kalması, analiz edilen atık su hacminin rutin sürveyans çalışmalarında kullanılan hacimlerden düşük olması ve bazı bölgelerde atık su sisteminin özelliklerinin bilinmemesi sayılmış. Bu nedenle atık sudaki BNV RNA’sının insan kaynaklı olduğunun tüm örnekler için kesin olarak gösterilemediği de belirtilmiş.

Spring J, Long A, Davis E, et al. Laboratory assessment of wastewater as surveillance tool for West Nile virus, United States. Emerg Infect Dis. 2026;32(13):100-7.

Makale İçin Tıklayınız

Meşrutiyet Mah. Rumeli Cad.
İpek Apt. No. 70 D. 7
(Rumeli Eczanesi üstü),
34363 Şişli, İstanbul
Tel. ve Faks: (0212) 219 54 82
E-posta: klimik@klimik.org.tr