Sepsisin erken döneminde tanısal belirsizlik, gerçek sepsis hastalarında antibiyotik tedavisinin gecikmesine neden olurken sepsis bulunmayan hastalarda gereksiz antibiyotik kullanımına da yol açabilmektedir. Bu çalışmada sepsiste yetersiz tedavi ile aşırı tedaviyi birlikte azaltabilen hastanelerde hasta sonuçlarının daha iyi olup olmadığı değerlendirilmiş. ABD’de dört eyalette bulunan 20 hastanede 2022–2024 yılları arasında yatırılan ve başvurunun ilk altı saatinde en az iki sistemik inflamatuar yanıt sendromu kriterini karşılayan 152 779 erişkin hasta retrospektif olarak incelenmiş. Sepsis kriterlerini karşılayan hastalarda ilk üç saat içinde antibiyotik başlanmaması “yetersiz tedavi”; şok ve sepsis kriterlerini karşılamadığı halde ilk üç saat içinde antibiyotik başlanması ise “aşırı tedavi” olarak tanımlanmış. Hastaların 49 109 (%32.1)’una ilk üç saat içinde antibiyotik başlanmış, 16 361 (%10.7)’i nihai olarak sepsis kriterlerini karşılamış. Hastanelerin risk açısından standardize edilmiş yetersiz tedavi oranları %29.3–46.8, aşırı tedavi oranları ise %21.5–37.2 arasında değişmiş. Bir ölçütte iyi performans gösteren hastanelerin çoğunlukla diğer ölçütte daha kötü performans gösterdiği ve iki performans sıralaması arasında ters yönlü ilişki bulunduğu saptanmış. Hem yetersiz hem de aşırı tedaviyi göreceli olarak düşük düzeyde tutabilen dört hastane “sepsiste tanısal mükemmellik” gösteren hastaneler olarak sınıflandırılmış. Hasta ve hastane özelliklerine göre düzeltme yapıldıktan sonra bu hastanelerde tedavi edilen hastalarda hastane içi ölüm veya taburculuk olasılığı daha düşük bulunmuş [düzeltilmiş “odds ratio” (OR): 0.61; %95 güven aralığı (GA): 0.41–0.90]. Ayrıca bu hastalarda 28 gün içindeki hastane dışı sağlıklı gün sayısı ortalama 0.59 gün daha fazla, hastanede kalış süresi ise 1.20 gün daha kısa saptanmış. Toplam antibiyotik kullanım süresi de 0.62 gün daha kısa olmakla birlikte bu fark istatistiksel anlamlılığa ulaşmamış. Araştırmacılar, sepsis bakımının yalnızca antibiyotiklerin mümkün olan en erken zamanda başlanmasına değil, gerçek sepsisin gecikmeden tedavi edilmesi ile sepsis olmayan hastalarda gereksiz antibiyotik kullanımının önlenmesi arasındaki dengenin kurulmasına odaklanması gerektiği sonucuna varmışlar. Bununla birlikte çalışmanın gözlemsel tasarımı nedeniyle, tanısal mükemmellik ile daha iyi klinik sonuçlar arasında doğrudan nedensellik kurulamayacağı belirtilmiş.
Kowalkowski M, Birken S, Obermiller C, et al. Sepsis diagnostic excellence and its association with mortality in adults with potential infection. Clin Infect Dis. 2026:ciag382.