Klimik Bülteni - Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Yayın Organıdır
<
12
Ağustos
2025
>

ESKİ SAYILAR

BÜLTEN ÜYELİĞİ

Her Veri Bir Hikaye: Nitel Araştırmayla Dinlemek

Bazen sadece sayılar yetmez, olayın derinine inmek, insanların ne yaşadığını, nasıl hissettiğini de anlamak gerekir.  Nitel araştırmalar da tam burada devreye giriyor. Bugünkü konuğumuz Karabük Üniversitesi Sosyoloji bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Zeynep KURNAZ’ın deneyimleri eşliğinde, bu yöntemin tıpta nasıl bir dönüşüm yapabileceğini, geçerlilik ve güvenilirliğin nasıl sağlandığını konuştuk. Tez yazanlar, sayıların ötesine geçmek isteyenler, merak edenler, verilerden fazlasını arayanlar ve sorgulayanlar için bu bölüm kaçmaz! Keyifli dinlemeler dileriz!

Podcast Yayınımızı Dinlemek İçin Tıklayınız

KLİMİK Mobilde Yeni İçerikler

Hastalıklar:
“Akut Kolesistitin Klinik Özellikleri, Tanısı ve Yönetimi” İçin Tıklayınız

Yeni Ne Var:
“Toplum Kaynaklı Pnömoninin Tanısı ve Tedavisi: Amerikan Toraks Derneği’nin Klinik Uygulama Kılavuzu” İçin Tıklayınız

“Kriptokokal Menenjitte Serebral Perfüzyon Basınçları ve Klinik Sonuçlar: Medikal Tedavi Üzerindeki Etkileri” İçin Tıklayınız

KLİMİK Anadolu HIV Simpozyumu (26-28 Eylül 2025, Adana)

KLİMİK Derneği HIV/AIDS Çalışma Grubu olarak ülkemizde HIV alanında bilimsel bilgi birikimini arttırmak, güncel gelişmeleri değerlendirmek ve saha deneyimlerini paylaşmak amacıyla düzenleyeceğimiz “KLİMİK Anadolu HIV Simpozyumu”nda sizlerle  bir araya gelmekten büyük mutluluk duyacağız.

26-28 Eylül 2025 tarihlerinde gerçekleştireceğimiz bu toplantımıza ev sahipliği yapacak olan Adana, Roma döneminden kalma Taşköprü, Sabancı Merkez Camii, Adana Merkez Parkı ve Kazancılar Çarşısı gibi birçok tarihi ve kültürel değeri, zengin mutfağı ve sıcak insanlarıyla tanınan özel bir şehirdir.

Üç gün sürecek toplantımızda, güncel epidemiyolojik veriler, tanı ve tedavi yaklaşımları, dirençli olgular, yeni tedavi seçenekleri, komorbiditeler, HIV’in sosyal ve hukuki boyutları ile korunma stratejileri ele alınacaktır. Prof. Dr.  Volkan Korten Proje Yarışması’nın da yer alacağı toplantımıza, deneyimli hocalarımızın yanı sıra genç meslektaşlarımızın katkısını da çok önemsediğimizi ve beklediğimizi özellikle vurgulamak isteriz.

HIV ile yaşayan bireylerin sağlık hizmetlerine eşit ve kaliteli erişimlerinin sağlanması için, bilimsel bilgi kadar insani duyarlılığa da ihtiyaç duyduğumuzun farkındalığıyla sizleri “KLİMİK Anadolu HIV Simpozyumu”na davet ediyoruz.

Saygılarımızla.
KLİMİK Derneği HIV/AIDS Çalışma Grubu

Bilgi ve Başvuru İçin Tıklayınız

Enterokok Bakteremilerinde İnfektif Endokardit Tanısı İçin 2015 Duke-ESC, 2023 Duke-ESC ve 2023 Duke-ISCVID Kriterlerinin Karşılaştırılması

Bu çalışma, enterokokal bakteremisi olan hastalarda infektif endokardit (İE) tanısında farklı Duke kriteri versiyonlarının değerlendirildiği çok merkezli bir çalışma olarak planlanmış. 2015-2023 ESC, 2023 ISCVID Duke kriterleri değerlendirilmeye alınmış.

İsviçre’deki iki üniversite hastanesinden (Lausanne ve Zürich) 2015–2024 yıllarına ait üç kohortta yer alan yetişkin enterokok bakteremi vakaları incelenmiş. İE tanısı, multidisipliner bir Endokardit Ekibi tarafından referans standard olarak belirlenmiş. Her vaka, üç Duke kriteri versiyonuna göre “kesin IE”, “muhtemel IE” ya da “reddedilmiş IE” olarak sınıflandırılmış. “Kesin IE” olarak işaretlenenler gerçek pozitif; “reddedilmiş IE” olanlar gerçek negatif kabul edilmiş.

Toplam 827 bakteremi epizodundan 173 (%21)’ünde İE mevcutmuş. 2015 Duke-ESC kriterlerinin duyarlılığı %67, özgüllüğü %86 bulunmuş. Daha düşük duyarlılığa rağmen özgüllük görece daha yüksek saptanırken, yanlış pozitiflik oranı daha düşük bulunmuş. 2023 Duke-ESC kriterlerine göre duyarlılık %74, özgüllük ise %69 saptanmış; 2015 versiyonuna göre daha başarılı bulunmuş. 2023 Duke-ISCVID kriterlerinin duyarlılığı en yüksek %79 ile en yüksek, ancak özgüllüğü %55 ile en düşük değermiş.

Sonuçta 2023 Duke-ISCVID kriterlerinin enterokok bakteremisi bulunan hastalarda İE tanısında en duyarlı yaklaşımı sunduğu, özgüllükte ise önemli bir düşüşe yol açtığı bulunmuş. Bu bulgunun tanı kriterlerinin klinik kullanımında aşırı tanı (overdiagnosis) riskine yol açabileceği ve kriterlerin gelecekte yeniden düzenlenmesine duyulan ihtiyaç vurgulanmış.

Zimmermann V, Fourré N, Ledergerber B, et al. Evaluation of different versions of the Duke criteria for the diagnosis of ınfective endocarditis among patients with enterococcal bacteremia; a multicenter study. Open Forum Infect Dis. 2025; 12 (7): ofaf408.

Makale İçin Tıklayınız

SPIRIT 2025: Randomize Klinik Araştırma Protokolleri İçin Standard Maddeler Kılavuzunun Güncellenmesi

Bu makalede 2013 yılında yayımlanan randomize klinik araştırma protokollerinde yer alması gereken asgari unsurları tanımlayan SPIRIT (Standard Protocol Items: Recommendations for Interventional Trials) kılavuzunun, 2025 güncellemesi sunulmuş. Güncelleme, metodolojik gelişmeler, araştırma etiği, açık bilim uygulamaları ve kapsayıcılık alanlarındaki ilerlemeler doğrultusunda hazırlanmış.

SPIRIT 2025; kapsamlı literatür taraması, kanıta dayalı öneriler, üç turlu Delphi süreci ve uluslararası bir uzlaşma toplantısı ile şekillendirilmiş. Otuz dört maddelik 2013 kılavuzuna açık bilim politikaları ve eşitlik/katılım stratejileri ile ilgili iki madde eklenmiş. İçerik ve uygulanabilirlik sorunu olan beş madde revize edilmiş. Beş madde çıkarılarak gereksiz tekrarlar ortadan kaldırılmış. Açık bilim, veri paylaşımı ve yeniden kullanılabilir veri setleri konuları entegre edilmiş. Katılımcı temsili, halk katılımı ve eşitlik/çeşitlilik konularına özel vurgu yapılmış. CONSORT, Harms, Outcomes ve TIDieR gibi uluslararası raporlama rehberleriyle uyum artırılmış. “SPIRIT figure” bölümü genişletilmiş; çalışma katılımı, müdahale ve veri toplama zamanlamalarının görsel olarak sunulması teşvik edilmiş.

SPIRIT 2025, klinik araştırma protokollerinde uluslararası standardlara uyumu güçlendirerek, metodolojik sağlamlığı, şeffaflığı ve yeniden üretilebilirliği artırmayı amaçlamış. 2013 versiyonuna kıyasla, etik, açık bilim ve kapsayıcılık konularında önemli ilerlemeler getirmiş.

Chan AW, Boutron I, Hopewell S, et al. SPIRIT 2025 statement: updated guideline for protocols of randomized trials. Nat Med. 2025; 31 (6): 1784-92.

Makale İçin Tıklayınız

Güney Afrika’da HIV ile Yaşayan Kişilerde Araştırma Aşamasındaki Tüberküloz Aşısı M72/AS01E–4’ün Güvenliliği ve Bağışıklık Yanıtı: Gözlemci Kör, Randomize, Kontrollü Faz 2 Çalışması

M72/AS01E–4, iki Mycobacterium tuberculosis antijeninden (Mtb32A ve Mtb39A) türetilmiş rekombinant füzyon protein aşı adayıdır ve AS01E–4 adjuvanı içerir. Bu çalışmada Güney Afrika’da HIV ile yaşayan kişilerde M72/AS01E–4’ün güvenliliği ve immünojenitesi değerlendirilmiş.

Bu gözlemci kör, randomize, kontrollü faz 2 çalışmasına, Güney Afrika’da tüberküloz ve HIV prevalansının yüksek olduğu alanlar ile tarım ve madencilikle uğraşan topluluklardan HIV ile yaşayan 16–35 yaş arası kişiler dahil edilmiş.  Katılımcılar, çalışma merkezi ve interferon-gamma salınım testi (IGRA) durumuna göre sınıflandırılarak, M72/AS01E–4 veya plasebo uygulaması almak üzere 1:1 oranında rastgele şekilde iki gruba ayrılmış. Katılım kriterleri arasında en az üç aydır antiretroviral tedavi alıyor olmak, HIV viral yükünün mililitrede 200 kopyadan düşük olması, CD4 hücre sayısının mikrolitrede en az 200 olması, daha önce tüberküloz önleyici tedavinin tamamlanmış olması ve tüberküloz öyküsünün olmaması yer almış. En az bir doz M72/AS01E–4 veya plasebodan almış tüm katılımcılar, güvenlik analizlerine dahil edilmiş. Bağışıklık yanıtına ilişkin analizler, müdahalenin planlandığı şekilde uygulandığı ve protokol kurallarından ciddi sapma göstermeyen katılımcıları içeren “protokole uygun” popülasyon üzerinden yapılmış. Güvenlik değerlendirmeleri, her doz sonrası ilk yedi günde görülen istenen yan etkileri (reaktojenite), her doz sonrası ilk 28 gündeki istenmeyen yan etkileri ve ciddi advers olayları kapsamış. Hümoral yanıtlar ELISA ile, hücresel yanıtlar ise çok parametreli akış sitometrisi kullanılarak protokole uygun popülasyonda değerlendirilmiş.

17 Kasım 2020 ile 12 Ağustos 2022 tarihleri arasında, tedavi için uygun 402 katılımcıdan 401’i çalışmaya dahil edilmiş. İki yüz bir katılımcıya en az bir doz M72/AS01E–4 aşısı [175’i (%87) kadın, 26’sı (%13) erkek; 196’sı (%98) siyah ırk] uygulanırken 200 katılımcı plasebo [176’sı (%88) kadın, 24’ü (%12) erkek; 196’sı (%98) siyah ırk] grubunu oluşturmuş ve medyan 372 gün [çeyrekler arası aralık (IQR) 364–389] süreyle takip edilmiş. M72/AS01E–4 alan katılımcılarda yan etkiler daha sık görülmüş. En hafif yan etkilerden biri olan mide-bağırsak şikayetleri %17 oranında görülürken, en yaygın yan etki olan injeksiyon yerinde ağrı %77 oranında bildirilmiş. Aşıya bağlı istenmeyen advers olaylar, çoğunlukla injeksiyon bölgesi reaksiyonları şeklinde M72/AS01E–4 grubunda görülmüş [%8 (201 kişiden 15’i)’e karşılık plasebo grubunda %1 (200 kişiden 2’si)] ve bunlar eritem, kaşıntı, şişlik, morarma, sertleşme ve ağrıyı içermiş. M72/AS01E–4 alanlarda, ikinci dozdan bir ay sonra (gün 57), M72’ye özgü antikor geometrik ortalama konsantrasyonu (GMC) 479.70 EU/mL [%95 güven aralığı (GA)= 421.79–545.56) ve CD4 hücrelerinin medyan büyüklüğü %0.383’müş (IQR: %0.177–%0.663). Elli yedinci günde M72/AS01E–4 aşısı olup IGRA pozitif olanlarda M72’ye özgü antikor GMC 559,49 EU/mL (%95 GA= 461.75–677.93), IGRA negatif olanlarda ise 424.95 EU/mL (GA %95= 357.74–504.80) olarak bulunmuş.

İki doz M72/AS01E–4 tüberküloz aşısı uygulaması bağışıklık yanıt oluşturmuş ve güvenlik profili kabul edilebilir bulunmuş. Bu sonuçlar, HIV ile yaşayan kişilerin devam eden küresel faz 3 çalışmasına dahil edilmesine yol açmış.

Dagnew AF, Han LL, Naidoo K, et al. Safety and immunogenicity of investigational tuberculosis vaccine M72/AS01E-4 in people living with HIV in South Africa: an observer-blinded, randomised, controlled, phase 2 trial. Lancet HIV. 2025; 12 (8): e546-e555.

Makale İçin Tıklayınız

Gram-Negatif Kan Dolaşımı İnfeksiyonlarında Kaçırılan Antibiyotik De-eskalasyon Fırsatlarının Analizi

Antibiyotik de-eskalasyonu (ADE), etkili bir antimikrobiyal yönetim uygulamasına rağmen sıklıkla hayata geçirilmemektedir. Çalışmada bu durum “kaçırılmış fırsat” olarak tanımlanmış ve antimikrobiyal direnç oranlarının yüksek olduğu bir merkezde, Gram-negatif bakterilerin neden olduğu (GNB) kan dolaşımı infeksiyonlarında (KDİ) ADE için kaçırılmış fırsatlar analiz edilmiş.

1 Ocak 2018 – 30 Haziran 2019 tarihleri arasında, iki merkezde retrospektif bir kohort çalışması yapılmış.  Çalışmaya, mono veya polimikrobiyal GNB KDİ tanısı almış erişkin hastalar dahil edilmiş.  Tüm ADE uygulamaları ve 30 günlük mortalite kaydedilmiş.
Toplam 273 KDİ olgusunun 43’ünde ADE uygulanırken, 230’unda uygulanmamış. Toplam 101 olgu (%36.9) “kaçırılmış ADE fırsatı” olarak değerlendirilmiş. Çok değişkenli analizde, hematolojik malignite varlığında ADE fırsatının kaçırılma olasılığı 4.4 kat [“Odds ratio” (OR) = 4.4; 95% GA= 1.24–15.9), genişlemiş spektrumlu beta–laktamaz (GSBL) varlığında ise 6.2 kat (OR = 6.2; 95% GA= 1.76–22.2) daha fazla saptanmış. Bu olasılık E. coli’nin etken olduğu KDİ’lerde  0.24 kat (OR = 0.24; 95% GA= 0.09–0.61) ve ampirik ajan olarak ertapenem kullanıldığında 0.17 kat (OR = 0.17; 95% GA= 0.05–0.67) daha azmış. ADE uygulanmayan grupta mortalite oranı daha yüksekmiş; fark tek değişkenli analizde anlamlı iken, çok değişkenli analizde anlamlı bulunmamış.

Sonuç olarak bu çalışmada GSBL varlığı ve hematolojik malignite, ADE uygulanmasının önündeki başlıca engeller olarak öne çıkmış. Etkili bir antibiyotik yönetimi programının, hekimlerin ADE konusundaki çekincelerini ele alması ve bu yaklaşımı teşvik etmesi gerektiği vurgulanmış.

Kapmaz M, Keske Ş, Tekin S, et al. The analysis of missed antibiotic de-escalation opportunities in Gram-negative bloodstream ınfections. Antibiotics. 2025; 14 (8): 800.

Makale İçin Tıklayınız

Erken Dönem Sifilis Tedavisinde Sefiksim ve Benzatin Penisilin G’nin Karşılaştırılması: Randomize, Kontrollü, Açık Etiketli Bir Çalışma

Sefiksim, erken dönem sifilis için umut verici bir oral tedavi alternatifidir; ancak etkinliğine dair veriler çok sınırlıdır. Bu çalışmada sefiksimin erken dönem sifilis tedavisindeki etkinliği ve güvenliği değerlendirilmiş.

Erken sifilis tanısı doğrulanmış hastalarla yürütülen bu randomize, kontrollü ve açık etiketli çalışmada, katılımcılar iki gruba ayrılmış. Birinci gruba 14 gün boyunca günde iki kez oral 400 mg sefiksim, ikinci gruba ise tek doz 2.4 milyon ünite (MIU) intramüsküler benzatin penisilin G (BPG) uygulanmış. Çalışmanın birincil sonucu, tedaviden sonraki üçüncü ayda; ikincil sonucu ise 12. ayda, Venereal Disease Research Laboratory (VDRL) test titrelerinde başlangıca kıyasla en az dört katlık (≥2 seyreltme adımı) bir düşme olarak belirlenmiş. Randomize edilen 61 hastanın 58 (%95.1)’i çalışmayı tamamlamış (sefiksim kolunda 28 hasta ve BPG kolunda 30 hasta). Birincil sonlanım noktasına sefiksim kolundaki 30 hastanın 22 (%73.3)’sinde, BPG kolunda ise 31 hastanın 27’sinde (%87.1) ulaşılmış.  İkincil sonlanım noktasına ise sefiksim kolundaki 30 hastanın 28 (%93.3)’inde, BPG kolundaki 31 hastanın 30 (%96.8)’unda ulaşılmış. Her iki tedavi de iyi tolere edilmiş ve ciddi veya şiddetli derecede bir advers olay bildirilmemiş. Bu çalışmanın sonucunda, oral sefiksimin erken dönem sifilis tedavisinde etkili ve güvenli bir tedavi seçeneği olarak düşünülebileceği belirtilmiş.

Klementová T, Zákoucká H, Bížová B, Unemo M, Rob F. Cefixime versus benzathine penicillin G for the treatment of early syphilis—a randomized, controlled open label trial. J Antimicrob Chemother. 2025: dkaf268.

Makale İçin Tıklayınız

Meşrutiyet Mah. Rumeli Cad.
İpek Apt. No. 70 D. 7
(Rumeli Eczanesi üstü),
34363 Şişli, İstanbul
Tel. ve Faks: (0212) 219 54 82
E-posta: klimik@klimik.org.tr