Klimik Bülteni - Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Yayın Organıdır
<
19
Ağustos
2025
>

ESKİ SAYILAR

BÜLTEN ÜYELİĞİ

XIV. Ulusal Viral Hepatit Simpozyumu (UVHS XIV) (10-11 Ekim 2025, İzmir)

Değerli Meslektaşlarımız,

Uzmanlık alanımızın önemli ilgi alanlarından biri olan viral hepatitler halen önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir. Bu bağlamda Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları (KLİMİK) Derneği’nin Viral Hepatit Çalışma Grubu (VHÇG) tarafından ülkemizin çeşitli yerlerinde Ulusal Viral Hepatit Simpozyumları düzenlenmektedir. Bu simpozyumlarının ondördüncüsüne bu yıl İzmir ev sahipliği yapacaktır.

10-11 Ekim 2025 tarihleri arasında düzenlenecek olan XIV. Ulusal Viral Hepatit Simpozyumu (UVHS XIV)’nun teması bu yıl “DSÖ hedeflerine 5 yıl kala viral hepatit eliminasyonunda neredeyiz?” olarak belirlenmiştir. Bilimsel program, ülkemizdeki güncel epidemiyolojik verilerden başlayarak eliminasyon hedeflerini, güncel tanı ve tedavi yöntemlerini, cezaevindeki hastalar, AMATEM takibinde olan hastalar, hemodiyaliz hastaları, osteoporotik hastalar, lipid metabolizma bozukluğu olan hastalar, immünosuprese hastalar, gebeler gibi özel hasta gruplarının ve koinfekte hasta gruplarının yönetimini, Hepatit C’de mikroeliminasyon deneyimlerini, Hepatit A ve E yönetimini içerecek şekilde hazırlanmıştır. Simpozyumda sözlü ve poster bildiriler de yer alacak olup, özellikle genç meslektaşlarımızın bizlerle paylaşacakları bildirileriyle simpozyumun daha da zenginleşmesini ümit etmekteyiz.

Siz değerli meslektaşlarımızın katılım ve katkılarıyla başarıya ulaşacağına inandığımız XIV. Ulusal Viral Hepatit Simpozyumu (UVHS XIV)’nda beraber olmak umuduyla, sizleri İzmir’e davet ediyoruz.

Bilgi ve Başvuru İçin Tıklayınız

22. İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Yeterlik Sınavı (21 Aralık 2025, İstanbul)

Bu yıl 22’ncisi düzenlenecek olan İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Yeterlik Sınavı, 21 Aralık 2025 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilecektir.

Sınav, Tıpta Uzmanlık Kurulu (TUK) İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Çekirdek Eğitim Programı ile Türk Tabipler Birliği – Tıpta Uzmanlık Yeterlik Kurulu (TTB-TUYEK) ilkeleri esas alınarak hazırlanacaktır. Amacı, uzmanlık eğitimi ve sürekli mesleki gelişim süreçlerine katkı sağlamaktır.

Sınava katılım tamamen gönüllülük esasına dayalıdır. Bu sınav sayesinde infeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanlık alanındaki temel bilgi ve beceri düzeyinizi ölçebilecek, geliştirilmesi gereken yönlerinizi görebileceksiniz. Ayrıca sınava hazırlanma süreci, bilgi birikiminizi gözden geçirme ve güncelleme fırsatı sunacaktır.

Sınavı başarıyla tamamlayanlara, gururla taşıyabilecekleri “İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Yeterlik Belgesi” verilecektir. Yeterlik Belgesi alan uzmanlar, İHKMEYK ve alt komisyonlarında görev alma ayrıcalığına sahip olacaktır.

Sınava, infeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanları ile uzmanlık eğitiminin son yılında (beşinci yıl) olan asistanlar katılabilir.

Yeterlik Sınavı, kuramsal (teorik) ve uygulama (pratik) olmak üzere iki aşamadan oluşmaktadır. Öncelikle teorik sınav yapılacak, teorik sınavda başarılı olanlar uygulama sınavına girebilecektir. Uygulama sınavında da başarılı olan uzmanlar, Yeterlik Belgesi almaya hak kazanacaktır.

Teorik sınava uzmanlar ve beşinci yıl asistanları katılabilirken, uygulama sınavına yalnızca uzmanlar girebilecektir.
Uzmanlık eğitiminin son yılında teorik sınava giren ve başarılı olan asistanların, bu aşamadan sonraki üç yıl içinde uygulama sınavına katılabileceklerini önemle hatırlatırız.

Bilgi ve Başvuru İçin Tıklayınız

20 Ağustos 2025: Dünya Sivrisinek Günü

20 Ağustos 1897, Sir Ronald Ross (1857-1932)’un sivrisineklerin sıtmayı insandan insana bulaştırdığını gösterdiği tarihtir. Ross, Hintli bir hastanın kanını emdirdikten sonra Anopheles cinsinden dişi sivrisineğin sindirim sisteminde sıtma parazitlerini saptamış ve bu çalışmalarıyla 1902’de Nobel Ödülünü almıştır.

Bilinen en eski infeksiyon hastalıklarından birisi olan sıtmaya günümüzde de yılda 200 milyondan fazla insan yakalanmaktadır. Sıtmanın yanı sıra yine sivrisinekler, dünyanın çeşitli bölgelerinde karşılaşılan zika virusu hastalığı, çikungunya, dang, sarı ateş, Batı Nil ateşi, Rift Vadisi ateşi, Murray Vadisi ensefaliti, Japon ensefaliti,  Doğu at ensefaliti, Batı at ensefaliti, La Crosse ensefaliti, St. Louis ensefaliti, Barmah Ormanı virusu infeksiyonu ve Ross Irmağı virusu infeksiyonu gibi pek çok viral hastalığın ve lenfatik filaryaz ve dirofilaryaz gibi bazı paraziter hastalıkların vektörü olarak önemlerini korumaktadır.

Birçoğu birer zoonoz olan bu hastalıkların ortasında Dünya Sivrisinek Günü’nü sağlıklı bir dünya ve sivrisineklerden uzak günler dileyerek anmak isteriz.

Saygılarımızla.
KLİMİK Derneği Yönetim Kurulu

COVID-19 Aşıları 2,5 Milyon Ölümü Önledi

Yapılan yeni bir araştırmaya göre, COVID-19 aşılamaları Aralık 2020 – Ekim 2024 döneminde dünya genelinde yaklaşık 2.5 milyon ölümün önlenmesini sağlamış. Bu rakam, aynı dönemdeki küresel ölümlerin yaklaşık %1’ine karşılık gelmiş. JAMA Health Forum’da yayımlanan çalışmada, infeksiyon fatalite oranı, aşının etkinliği ve toplumun aşılanmadan önce ve sonra infekte olma olasılıkları incelenmiş. Elde edilen sonuçlara göre:
• Her 5400 doz aşı ile 1 ölümün önlendiği hesaplanmış.
• Her 900 dozda yaklaşık 1 yaşam yılı kazanıldığı belirtilmiş.
• Toplamda 14.8 milyon yaşam yılı kurtarıldığı tahmin edilmiş.

Araştırma, özellikle 60 yaş ve üzeri bireylerin aşılamadan en büyük faydayı gördüğünü ortaya koymuş. Önlenen ölümlerin %90’ının ve kazanılan yaşam yıllarının %76’sının bu yaş grubunda gerçekleştiği bildirilmiş. Sonuç olarak, araştırmacılar COVID-19 aşılarının toplum sağlığı açısından kritik bir rol oynadığını vurgulamış.

Ioannidis JPA, Pezzullo AM, Cristiano A, Boccia S. Global estimates of lives and life-years saved by covıd-19 vaccination during 2020-2024. JAMA Health Forum. 2025;6 (7): e252223.

Makale İçin Tıklayınız

Kuzey İtalya’da Uzun Etkili İnjekte Edilebilir Kabotegravir ve Rilpivirinin Etkinliği, Dayanıklılığı ve Güvenliği Üzerine Çok Merkezli, Prospektif Gerçek Yaşam Kohort Çalışması: LONGITUDE Çalışması

Bu prospektif, çok merkezli çalışma, Kuzey İtalya’daki 11 HIV kliniğinde yürütülmüş olup, uzun etkili injekte edilebilir kabotegravir/rilpivirinin gerçek yaşam koşullarındaki etkinliğini, direnç profilini ve güvenlik sonuçlarını değerlendirmeyi amaçlamış. Çalışmaya, en az bir doz uzun etkili injekte edilebilir kabotegravir/rilpivirin uygulanan tüm hastalar dahil edilmiş. Klinik veriler kaydedilerek herhangi bir nedenle tedavinin kesilmesi ile ilişkili faktörler değerlendirilmiş. Tedavi kesilmesi olasılığını tahmin etmek için Kaplan–Meier eğrileri kullanılmış ve anlamlı öngörücüleri belirlemek amacıyla Cox regresyon modelleri uygulanmış. Ayrıca, virolojik başarısızlığa bağlı tedavi kesilmesine odaklanan bir alt analiz gerçekleştirilmiş. Virolojik başarısızlık, iki ardışık HIV-RNA ölçümünde >200 kopya/mL bulunması veya tedavinin kesilmesine yol açan tek bir ölçümün 200 kopya/mL’nin üzerinde olması şeklinde tanımlanmış.

Çalışmaya, ortanca yaşı 49 yıl [“interquartile range” (IQR)= 40–58] olan 483 katılımcı (%81.6’sı erkek) dahil edilmiş. Katılımcıların %74.1’inde uzun etkili rejim isteğe bağlı olarak başlatılmış olup, %51.8’i ikili oral antiretroviral rejimden geçiş yapmış. Medyan 22 ay (IQR=13–26) takip süresince, 54 katılımcıda (%11.1) tedavi kesilmiş (insidans=100 kişi-ay takip başına 0.627); bunların çoğu yan etkilerden (%6.4; n=31) kaynaklanırken, %1.4’ünde (n=7) virolojik başarısızlık gözlenmiş. Virolojik başarısızlık vakalarının %71.4’ünde majör integraz zincir transfer inhibitörü ve NNRTI direnç mutasyonları raporlanmış. Çok değişkenli analizde, yaş, HIV ile geçirilen süre, CD4/CD8 oranı ve vücut kitle indeksi (BMI) tedavi kesilmesi ile anlamlı düzeyde ilişkili bulunmuş. Ayrıca, daha önce kullanılan antiretroviral tedavi sayısının virolojik başarısızlık ile anlamlı ilişkisi olduğu saptanmış.

Genel etkinlik korunmakla birlikte, tedavi kesilmesi, esas olarak yan etkiler nedeniyle belirli bir hasta alt grubunda görülmüş, virolojik başarısızlık ise daha düşük oranda saptanmış. Uzun etkili injekte edilebilir kabotegravir/rilpivirin tedavisinde hem tedavi kesilmesi hem de virolojik başarısızlıkla ilişkili faktörlerin, sonuçların optimize edilmesi ve rejimin devamlılığının artırılması için kişiselleştirilmiş seçimin önemini gösterdiği vurgulanmış.

Mazzitelli M, Cozzolino C, Yaacoub D, et al. A multicentre real-life prospective cohort study on effectiveness, durability and safety of long-acting injectable cabotegravir and rilpivirine in northern Italy: the LONGITUDE study. J Antimicrob Chemother. 2025: dkaf281.

Makale İçin Tıklayınız

INTERACT Çalışması—Avustralya’da Kanser ve Nakil Hastası Bakımında İnfeksiyon Önleme ve Sürveyans Uygulamaları

Avustralya ve Yeni Zelanda’daki kanser ve transplant hastalarında infeksiyon önleme ve sürveyans uygulamalarını değerlendirmek, dgerektiren alanları belirlemek amacıyla yapılan bu çalışmada, 140 infeksiyon hastalıkları, mikrobiyoloji ve infeksiyon kontrol uzmanı arasında 37 soruluk çevrim içi anket uygulanmış (Eylül–Ekim 2024).
• Sürveyans: %75.7’si hastane kaynaklı infeksiyon  takibi yapıyormuş; fırsatçı infeksiyon izleme oranı düşükmüş (%22.9).
• Kişisel Koruyucu Ekipman: %51.4’ünde yüksek riskli ünitelerde personel maske zorunluluğu varmış. Maske türü ve kullanım bağlamı heterojenmiş. Ziyaretçi maskesi (%34.3) ve hasta maskesi (%15) daha nadirmiş.
• Koruyucu ortam: Tek kişilik oda (%77.9) yaygın, ancak pozitif basınç (%40.7) ve HEPA filtrasyon (%37.9) sınırlıymış.
• Çok ilaca dirençli (ÇİD) organizma taraması: MRSA, VRE, MDR-GNB için çoğunlukla rutin tarama yokmuş. Candida auris tarama politikası olmayan kurum sayısı fazlaymış.
• Hasta eğitimi: En sık kateter bakımı (%79.5), aşı (%54.5) ve taburculuk sonrası güvenli yaşam (%59.8) konularında danışmanlık veriliyormuş; hayvan teması (%37.9), ve diyet (%30.3) daha az ele alınıyormuş.
• Zorluklar: Altyapı eksiklikleri, immunsupresif hastaya özel politika bulunmaması ve uygulama denetiminin sınırlı olması olarak bulunmuş.

Avustralya’da kanser ve transplant hastalarına yönelik infeksiyon önleme ve sürveyans uygulamalarının heterojen olduğu, kişisel koruyucu ekipman kullanımı, özel oda tahsisi, ÇİD organizma taraması ve sürveyans konularında standardlaşmaya ihtiyaç olduğu belirtilmiş. Kanıta dayalı ulusal politika geliştirilmesinin, infeksiyonların önlenmesinde önemli bir adım olacağı vurgulanmış.

Garg P, Yong KY, Smibert O, et al. The INTERACT study: Infection prevention and surveillance practice in the care of the Australasian cancer and transplant population. Am J Infect Control. 2025: S0196-6553(25)00492-4.

Makale İçin Tıklayınız

HIV ile Yaşayan Bireylerde Biktegravirin Gerçek Yaşamda Popülasyon Farmakokineti

Biktegravir, iyi etkinliği ve güvenlik profili nedeniyle yaygın olarak reçete edilen bir integraz inhibitörüdür. Farmakokinetik profili henüz gerçek dünya koşullarında tanımlanmamıştır. Bu çalışma, HIV ile yaşayan bireylerde biktegravir popülasyon farmakokinetiğini karakterize etmeyi ve atılımını etkileyen değişkenleri belirlemeyi amaçlamış.

Biktegravir konsantrasyonları, Temmuz 2019 ile Temmuz 2024 tarihleri arasında İsviçre, Lozan Üniversitesi Hastanesi’nde gerçekleştirilen terapötik ilaç monitorizasyonu takibi kapsamında HIV ile yaşayan bireylerden retrospektif olarak elde edilmiş. Demografik veriler, klinik veriler ve eş zamanlı ilaçlar rutin İsviçre HIV Kohort Çalışması (İHKÇ) ziyaretleri sırasında kaydedilmiş. Çalışmada 572 HIV ile yaşayan bireyden elde edilen toplam 708 kararlı durum plazma konsantrasyonu mevcutmuş. Tek kompartımanlı, birinci dereceden absorpsiyon ve eliminasyonlu bir model biktegravir farmakokinetiğini en iyi şekilde karakterize etmiş. Yaş ve vücut ağırlığının biktegravir klerensini önemli ölçüde etkilediği bulunmuş. Buna göre, 100 kg ağırlığında ve 51 yaşında olan bireylerde biktegravir klerensinde %13 artış, 70 kg ağırlığında ve 80 yaşında olan bireylerde ise 70 kg ağırlığında ve 51 yaşında olan bir bireye kıyasla %11 düşüş gözlenmiş. Bu etkilerin klinik olarak anlamlı kabul edilmediği ve klinik bir müdahaleyi gerektirmediği belirtilmiş.

Biktegravirin iyi güvenlik ve etkinlik profili göz önüne alındığında, rutin terapötik ilaç monitorizasyonunun değerinin sınırlı olduğu vurgulanmış. Bununla birlikte, şüpheli viral direnç veya ilaca uyumsuzluk durumunda, özel alt popülasyonlarda (örn. obez bireyler ve hamile kadınlar) veya ilaç-ilaç etkileşimlerini izlemek için biktegravir için terapötik ilaç monitorizasyonunun faydalı olabileceği belirtilmiş.

Ekobena P, Briki M, Dao K, et al. Population pharmacokinetics of bictegravir in real-world people with HIV. J Antimicrob Chemother. 2025: dkaf297.

Makale İçin Tıklayınız

Kan Kültürü Kontaminasyonunu Ayırt Etmede Pozitifleşme Süresi: Başlıca Kontaminantlar İçin 20 Saat Eşiği

Bu tek merkezli retrospektif çalışma, Nisan 2023–Ocak 2025 tarihleri arasında Okayama Üniversitesi Hastanesi’nde çalışılan kan kültürlerinde, başlıca kontaminasyon etkenleri için pozitif sonuç veren hastalarda “pozitifleşme süresi” (time to positivity, TTP) eşiğini belirlemeyi amaçlamış.

Çalışmaya 71 hasta dahil edilmiş; bunların 34’ü gerçek bakteremi, 37’si kontaminasyon olarak sınıflandırılmış. En sık izole edilen tür koagülaz-negatif stafilokoklar (KNS) (%70.4) olmuş. Gerçek bakteremi grubunda ortanca TTP, kontaminasyon grubuna göre anlamlı derecede kısa bulunmuş (18.6 saate karşı 25.8 saat; p<0.001). Tüm vakaların %43.2’sinde kontaminasyon olmasına rağmen pozitiflik 24 saatten önce gerçekleşmiş. ROC analizi ile en uygun TTP eşiği 20 saat olarak belirlenmiş; bu eşikte duyarlılık %86.5, özgüllük %61.8 olarak bulunmuş. KNS alt grubunda da benzer şekilde 19.9–20 saat aralığı optimal eşik olarak saptanmış. Güncel kan kültürü sistemleriyle 20 saatlik TTP eşiğinin, başlıca kontaminasyon etkenleri için gerçek bakteremi ile kontaminasyonu ayırt etmede 24 saatlik geleneksel eşiğe kıyasla daha uygun göründüğü belirtilmiş. Bu bulgunun, gereksiz antibiyotik kullanımını azaltarak antimikrobiyal yönetimine katkı sağlayabileceği belirtilirken klinik değerlendirmenin, pozitif kültür set sayısı ve hasta öyküsü ile birlikte yorumlanması gerektiği vurgulanmış.

Manabe Y, Hagiya H, Fukushima S, et al. Time to positivity for differentiating blood culture contamination: a 20-hour cutoff for major contaminants. Diagn Microbiol Infect Dis. 2025; 113(4): 117030.

Makale İçin Tıklayınız

Ampisilin ile Sefalosporinlerin Kombinasyonu Ampisiline Duyarlı Enterococcus faecium İçin Bir Tedavi Seçeneği midir?

Hastane kaynaklı önemli patojenlerden biri olan Enterococcus faecium, tedavide ciddi zorluklar oluşturmaktadır. Ampisilin ve sefalosporin kombinasyonları, yüksek ölüm oranlarıyla seyreden Enterococcus faecalis infeksiyonlarında birinci basamak tedavi olarak önerilse de ampisiline duyarlı E. faecium (ASEfm) suşlarına karşı etkinlikleri net olarak ortaya konmamıştır. Bu çalışma, ampisilinin seftriakson veya seftarolin ile kombinasyonunun ASEfm suşlarına karşı etkinliğini değerlendirmeyi amaçlamış.

Çalışmaya, komplike infeksiyonlardan izole edilen 10 ASEfm kan dolaşımı izolatı dahil edilmiş. Seftriakson, seftarolin ve sefotaksim başta olmak üzere çeşitli antibiyotiklere duyarlılık, standard yöntemler kullanılarak değerlendirilmiş. Ampisilinin, seftriakson veya seftarolin ile kombinasyonundaki sinerjik ve aditif etkileri belirlemek amacıyla zaman bazlı öldürme testleri uygulanmış. Zaman bazlı çalışmalar, ampisilinin seftarolin ile kombinasyonunun analiz edilen 10 suşun yedisinde sinerjik ve/veya aditif etki gösterdiğini ortaya koymuş. Buna karşılık, ampisilinin seftriakson ile kombinasyonu daha az sinerji göstermiş ve 10 suşun yalnızca üçünde sinerjik ve/veya aditif etki görülmüş.

Bulgular, ampisilinin seftarolin veya seftriakson ile kombinasyonunun, bazı ASEfm klinik izolatlarına karşı sinerjik aktivite sağladığını, ancak tüm ASEfm izolatlarına karşı etkili olmadığını göstermiş. Gözlemlenen sinerjinin bu kombinasyonların zorlu ASEfm infeksiyonları için potansiyel bir tedavi seçeneği olabileceğini, düşündürdüğü vurgulanmış.

Bierge P, Gómez-Sánchez I, Garcia de la Mària C, et al. Is ampicillin plus cephalosporins a therapeutic option for Ampicillin-Susceptible Enterococcus faecium? J Antimicrob Chemother. 2025: dkaf226.

Makale İçin Tıklayınız

ESCMID Bülten’den Haberler

Communicable’ın Son Epizodunu Dinleyin
Communicable’ın bu bölümünde Angela Huttner, ESCMID Etik Danışma Komitesi’nin iki üyesi olan Zeb Jamrozik (Melbourne, Avustralya) ve Beenish Syed (Karaçi, Pakistan)’i konuk ediyor. İkili, antimikrobiyaller gibi kıt kaynakların tahsisi, karantina gibi zorlayıcı halk sağlığı önlemlerinin uygulanması ve daha fazlasını içeren, infeksiyon hastalıkları alanında karşılaşılan farklı senaryoları etik açıdan ele alıyor.
Bağlantı İçin Tıklayınız
 

TAE Ödülü
Bu prestijli ödül için başvurular başladı. Bu ödül, klinik mikrobiyoloji ve infeksiyon hastalıkları alanlarında, ders dışı etkinlikler, öğretim, ağ oluşturma ve iş birliği faaliyetlerine katılımları boyunca olağanüstü beceriler sergileyen asistanları onurlandırır. Genellikle klinik mikrobiyoloji ve infeksiyon hastalıkları alanlarından birer kişi olmak üzere iki kişi seçilen ödül sahipleri, 1000 avro ödülün yanı sıra ESCMID Global ve ESCMID Yaz Okulu seyahat giderleri desteği almaya hak kazanırlar.
Son başvuru tarihi 30 Eylül 2025’tir.
Bağlantı İçin Tıklayınız 
 

Son Dakika Özetlerinizi Gönderin
Eylül ayında gerçekleşecek olan Aşı Konferansı için son dakika özetlerinizi gönderebilirsiniz. Daha fazla bilgi edinin ve araştırmanızı 29 Ağustos 2025 tarihine kadar gönderin.
Bağlantı İçin Tıklayınız

KLİMİK Uygulamada Yeni İçerikler

“Yeni Ne Var?: BALANCE Klinik Çalışmasına Katılan Kan Dolaşımı İnfeksiyonlu Hastaların Klinik Seyri” İçin Tıklayınız.

“Yeni Ne Var?: Modern Antiretroviraller Çağında HIV-1 İlaç Direnci Eğilimleri: 2018–2024” İçin Tıklayınız

“Yeni Ne Var?: Lactobacillus Bakteriyemisi ve Endovasküler İnfeksiyonlar: 100 Hastayı Kapsayan Retrospektif Bir Çalışma” İçin Tıklayınız

“Hastalıklar: Akut Divertikülit” İçin Tıklayınız

“Hastalıklar: Perianal ve Perirektal Apse” İçin Tıklayınız
 

Meşrutiyet Mah. Rumeli Cad.
İpek Apt. No. 70 D. 7
(Rumeli Eczanesi üstü),
34363 Şişli, İstanbul
Tel. ve Faks: (0212) 219 54 82
E-posta: klimik@klimik.org.tr