Bu derlemede ventrikülitin önlenmesi, tanısı ve tedavisine ilişkin güncel çalışmalar önceki kanıtlarla birlikte değerlendirilmiş. Yeni çalışmalar santral sinir sistemi cihazlarının kullanım süresi ve beyin omurilik sıvısı kaçağı gibi bilinen risk faktörlerini doğrularken, hastaya ve girişime özgü yeni risk belirleyicilerini de ortaya koymuş. Multipleks PCR ve metagenomik yeni nesil dizileme gibi moleküler yöntemler, etkenlerin daha hızlı ve kapsamlı biçimde saptanmasını sağlamış; polimikrobiyal ve fungal infeksiyonların sanılandan daha önemli olabileceğini göstermiş. Beyin omurilik sıvısında presepsin, yüksek hareketlilik grubu kutu 1 proteini (HMGB-1), hücre indeksi ve çeşitli sitokin profilleri gibi biyobelirteçler de tanı ve prognoz açısından umut verici bulunmuş. Çok ilaca dirençli etkenlerin neden olduğu ventrikülitlerde intraventriküler antibiyotik uygulamaları, farmakokinetik verilere göre düzenlenen sistemik tedaviler ve nöroendoskopik girişimler giderek daha fazla önem kazanmaktaymış. Ayrıca standartlaştırılmış bakım paketlerinin infeksiyon oranlarını azaltabildiğine ilişkin gerçek yaşam verileri güçlenmiş. Bununla birlikte mevcut kanıtların önemli bölümü tek merkezli ve gözlemsel çalışmalara dayanmaktaymış. Ventrikülit tanımlarındaki farklılıkların, yöntemsel heterojenliğin ve sınırlı kanıt kalitesinin sonuçların genellenmesini güçleştirdiği belirtilmiş. Güncel literatürün, daha ayrıntılı risk değerlendirmesini, moleküler tanı yöntemlerinin kullanımını, seçilmiş olgularda biyobelirteçlerden yararlanılmasını, dirençli infeksiyonlarda bireyselleştirilmiş tedaviyi ve koruyucu bakım paketlerinin uygulanmasını desteklediği vurgulanmış.
Ramanan M, Rooplalsingh R, Edwards F, Gassiep I. Prevention and management of ventriculitis among hospitalized patients. Curr Infect Dis Rep. 2026; 28: 17.