Klimik Bülteni - Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Yayın Organıdır
<
15
Eylül
2026
>

ESKİ SAYILAR

BÜLTEN ÜYELİĞİ

Geniş İlaç Dirençli HIV’de 30 Yılı Aşkın Antiretroviral Tedavi Sonrasında İlk Virolojik Kontrol: Lenakapavir ve Ibalizumabın Potansiyel Rolü

HIV, genetik değişkenliği ve ilaç direnci geliştirme eğilimi nedeniyle yönetimi en zor infeksiyon etkenlerinden biridir. 30 yılı aşkın süredir antiretroviral tedavi alan, tüm majör ilaç sınıflarına karşı direnç gelişmiş, geniş tarihi antiretroviral dirence sahip bir hastanın ele alındığı vakada; yeni nesil uzun etkili ajanlar olan lenakapavir ve ibalizumab ile optimize edilmiş arka plan tedavisinin kombinasyonunun hastanın tedavi ömründe ilk kez virolojik baskılama sağladığı bildirilmiş. 1990 yılından beri HIV ile yaşayan ve geçmişteki zayıf tedavi uyumu nedeniyle sınırlı seçeneği kalmış olan hastaya 2019’da ibalizumab, Ocak 2026’da ise lenakapavir eklenmiş. Bu tedavi optimizasyonu sayesinde lenakapavir başlanmasından 14 gün sonra HIV-1 RNA düzeyi <50 kopya/mL’nin altına düşerek otuz yılı aşkın sürede ilk kez virolojik baskılama elde edilmiş. İzleyen aylarda hastada düşük düzeyli viremi seyrederken, lenakapavir tedavisi hastanın nörolojik yan etki şüphesi (nöbet geçirmesi) üzerine ikinci dozunda hasta tarafından reddedilmiş. Yazarlar, tedavi seçenekleri tükenmiş çok deneyimli hastalarda lenakapavir ve ibalizumab gibi yeni etki mekanizmalı uzun etkili ajanların parenteral kombinasyonunun, aksi takdirde ulaşılması güç olan virolojik kontrol hedeflerine ulaşmada önemli bir potansiyel taşıdığını belirtmişler.

Diana D, Clemente T, Canetti D, et al. First virological control after >30 years of antiretroviral therapy in extensively drug-resistant HIV: potential role of lenacapavir plus ibalizumab. J Antimicrob Chemother. 2026;81(10):dkag316.

Topluluk Öğrenmesi ve Eğilim Skoru Eşleştirmesinden Elde Edilen Kanıtlar Işığında Polimiksin B ile Kolistinin Karşılaştırmalı Nefrotoksisitesi

Polimiksinler, çoklu ilaca dirençli Gram-negatif infeksiyonlar için son seçenek antibiyotiklerdir; ancak nefrotoksisiteleri klinik kullanımı sınırlandırmaktadır. Çalışmada kolistin ile polimiksin B’nin nefrotoksisitesinin karşılaştırılması ve akut böbrek hasarı için risk faktörlerinin tanımlanması amaçlanmış. Araştırmacılar, normal veya orta derecede bozulmuş böbrek fonksiyonuna sahip 258 hastayı (132 kolistin, 126 polimiksin B) retrospektif olarak incelemiş. Akut böbrek hasarı riskini öngörmek için makine öğrenmesi algoritmaları kullanılmış ve polimiksin B yerine kolistin tercih edilmesinin riskini değerlendirmek amacıyla eğilim skoru eşleştirmesi uygulanmış.

Çalışma sonucunda, kolistin nefrotoksisitesinin (en az evre II KDIGO akut böbrek hasarı olarak tanımlanmıştır) hem eşleşmemiş kohortta (kolistin için %31’e karşılık polimiksin B için %19, p=0,04) hem de eşleşmiş kohortta (kolistin için %34.4’e karşılık polimiksin B için %14.1, p=0,01) polimiksin B’ye göre anlamlı derecede daha sık görüldüğü saptanmış. Makine öğrenmesi; daha düşük başlangıç eGFR değerini, daha yüksek ürik asiti, hipoalbüminemiyi, ileri yaşı, eşlik eden nefrotoksik ilaç kullanımını, vücut ağırlığını, vazopresör kullanımını ve polimiksin tipini en önemli öngördürücüler olarak belirlemiş. Polimiksin B yerine kolistin tercih edilmesi, hem eşleşmemiş kohortta [“odds ratio” (OR): 2.08, %95 güven aralığı (GA): 1.14–3.79] hem de eşleşmiş kohortta (OR: 3.42, %95 GA: 1.38–8.5) anlamlı nefrotoksisite riski ile sonuçlanmış. Akut böbrek hasarı vakalarının yalnızca %41’inde 30 gün içinde tam böbrek iyileşmesi gerçekleştiği bildirilmiş.Yazarlar, kolistinin polimiksin B’ye kıyasla anlamlı derecede daha yüksek nefrotoksisite gösterdiği sonucuna vararak; başlangıç böbrek fonksiyonu ile akut böbrek hasarı riski arasındaki karmaşık ilişkinin, polimiksin seçimi ne olursa olsun orta derecede böbrek yetmezliği olan hastalar için dikkatli izlem gerektirdiğini vurgulamışlar.

Özdede M, Balli Turhan FN, Geridönmez Ö, Kara E, Metan G. Comparative nephrotoxicity of polymyxin B versus colistin: evidence from ensemble learning and propensity score matching. J Antimicrob Chemother. 2026;81(6):dkag044.

Makale İçin Tıklayınız

Mayıs-Temmuz 2026’da Michigan’daki Siklosporiyazis Salgını — Geçici Bir Rapor

Yazarlar, Haziran 2026’da Michigan’da tespit edilen ve mevsimsel rapor sayılarının çok üzerine çıkan siklosporiyazis salgınını incelemiş. Araştırmacılar, 22 Temmuz 2026 itibarıyla Michigan’ın 83 bölgesinden 69’unda, 10 Mayıs ile 18 Temmuz 2026 tarihleri arasında hastalık başlangıcı olan toplam 6065 vakanın bildirildiğini rapor etmişler.

Hastaların %51.3’ünden elde edilen gıda öyküsü verileri; “iceberg marul tüketimi”ni ve “bir restoran zincirinde yemek yemeyi” potansiyel maruziyet kaynakları olarak işaret etmiş. Görüşülen 3114 hastanın medyan yaşı 42, %54.4’ü kadınmış ve %4.4’ü hastaneye yatırılmış. Görüşülen hastaların %69.6’sı tek bir restoran zincirinden (Zincir A) gıda tükettiğini bildirmiş, bu restoran zincirinde yemek yiyen erken dönemdeki 190 hastanın %89.5’i iceberg salatası içeren bir öğün tükettiğini belirtmiş.

Michigan’da 22 Haziran ile 26 Ağustos 2026 tarihleri arasında siklosporiyazis ile ilişkili toplam 14 492 vaka, 356 hastaneye yatış ve iki ölüm kaydedilmiş. Yazarlar, devam eden araştırmadaki bulguların Zincir A’daki iceberg salatasını güçlü bir epidemiyolojik gösterge olarak işaret ettiğini, ancak olası ek maruziyet yollarının dışlanamayacağını vurgulamışlar. Taslak araştırma bulgularının bir salgın aracını kesin olarak doğrulamak üzere yorumlanmaması gerektiği vurgulanmış. Çünkü analizde kontrol grupları, ürün örneklemesi veya geriye dönük izleme bilgilerinin yer almadığı ve hastaların hatırlama yanlılığından etkilenebileceği ifade edilmiş.

Hasan MN, Leahy HL, Henderson J, et al. Cyclosporiasis outbreak in Michigan, May-July 2026 – an interim report. NEJM Evid. 2026:EVIDpha2600277.

Makale İçin Tıklayınız

ESCMID’den Haberler

Bundibugyo Virusu Hastalığı Salgınında 100. Gün

100. günde, 22 Ağustos’a kadar bildirilen verilere göre, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, altı ildeki 57 sağlık bölgesinde 5514 doğrulanmış vaka ve 2642 ölüm kaydetti. Bu, kaydedilen en büyük Bundibugyo virusu hastalığı salgını ve doğrulanmış vaka sayısına göre ikinci en büyük Ebola salgınıdır. Uganda gerekli izleme dönemini tamamladı; DSÖ ve Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (Africa CDC) 27 Ağustos’ta salgının sona erdiğini doğruladı. Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde yayılım devam ettiği için yeniden bulaşma riski devam etmektedir.

Ebola Aşısı Web Semineri Serisi

Aşılar ve Yeni Ortaya Çıkan İnfeksiyonlar Alt Komiteleri, Bundibugyo Ebola virusu hastalığına yönelik aşıların kanıtlarını, geliştirilmesini ve uygulanmasını incelemek üzere üç bölümden oluşan bir web semineri serisi sunmaktadır. “Zaire Ebola virusuna karşı aşılama sonrasında BDBV’ye karşı çapraz koruma olduğuna dair kanıtlar’’ konulu ilk seminer 16 Eylül 2026 Çarşamba günü gerçekleşecektir. Program detayları ve kayıt linkine aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Bağlantı İçin Tıklayınız

Meşrutiyet Mah. Rumeli Cad.
İpek Apt. No. 70 D. 7
(Rumeli Eczanesi üstü),
34363 Şişli, İstanbul
Tel. ve Faks: (0212) 219 54 82
E-posta: klimik@klimik.org.tr