Klimik Bülteni - Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Yayın Organıdır
<
26
Mayıs
2026
>

ESKİ SAYILAR

BÜLTEN ÜYELİĞİ

İklim Değişikliği ve Antimikrobiyal Direnç

Antimikrobiyal direnç (AMD) ve iklim değişikliği, uzun süre bağımsız küresel sağlık tehditleri olarak değerlendirilmiştir; ancak bu derleme, her iki krizin birbirini karşılıklı besleyen, biyolojik ve sosyoekonomik düzlemlerde iç içe geçmiş mekanizmalar aracılığıyla birbirini şiddetlendirdiğini ortaya koymuş. Yazarlar, iklim-AMD ilişkisini destekleyen mevcut ekolojik ve klinik kanıtları sistematik biçimde sentezleyerek olası nedensellik yolaklarını ve mevcut kanıt birikiminin sınırlılıklarını kapsamlı şekilde incelemişler.

Artan çevre sıcaklığının AMD üzerindeki doğrudan mikrobiyolojik etkileri arasında, ısı stresinin bakterilerde SOS yanıt yolaklarını aktive ederek mutasyon sıklığını artırması ve plazmid aracılı horizontal gen transferi (HGT) oranını yükseltmesi yer almış; bu mekanizmalar direnç determinantlarının tür içi ve türler arası yayılımını hızlandırmıştır. Aynı zamanda osmotik ve kuruma (desiccation) stresine bağlı çapraz seçilim, direnç fenotiplerinin seçici baskı olmaksızın dahi mikrobiyel popülasyonlarda yerleşmesine zemin hazırlayabilmiştir. Bununla birlikte yazarlar, iklim değişikliğinin AMD üzerindeki baskın etkisinin bu doğrudan mikrobiyal mekanizmalardan çok dolaylı bir yolak üzerinden —yani artan bulaşıcı hastalık yükü aracılığıyla— tezahür ettiğini vurgulamışlar. Isınan iklim ve değişen yağış rejimleri, Anopheles ve Aedes spp. gibi vektörlerin coğrafi dağılımını genişleterek vektör kaynaklı hastalıkların yeni bölgelere yayılmasını kolaylaştırmış; aşırı hava olayları ise sanitasyon altyapısını tahrip ederek, zorunlu nüfus göçünü tetikleyerek ve sağlık hizmetlerine erişimi kısıtlayarak uygunsuz ve aşırı antibiyotik kullanımını pekiştirmiştir. Gıda güvensizliğinin artması hayvancılık sektöründe büyüme-destekleyici antibiyotik kullanımını teşvik etmiş, kronik ısı stresi ve hava kirliliği ise konakçı bağışıklık yanıtını baskılayarak bireyleri infeksiyon komplikasyonlarına karşı daha savunmasız kılmış ve daha uzun süreli, daha geniş spektrumlu antibiyoterapi gereksinimini beraberinde getirmiştir. Bu döngü; artan infeksiyon prevalansı, daha fazla ve daha uygunsuz antibiyotik kullanımı, direnç seçiliminin güçlenmesi biçiminde kendini yenileyen kısır bir sarmal oluşturmuştur.

Derlemenin en kritik katkılarından biri, mevcut kanıtın zamansal öncelik (temporality) ve nedensellik (causality) kriterlerini henüz karşılamadığını açıkça ortaya koymuş olmasıdır; iklim parametreleri ile AMD prevalansı aynı antropojenik baskılara paralel yanıt veriyor olabilir ve çoğu ekolojik çalışma korelasyon saptamakla kalmış, nedensel zinciri kanıtlayamamıştır. Bu nedenle yazarlar; insan-hayvan-çevre arayüzünü kapsayan entegre sürveyans sistemlerinin güçlendirilmesini, iklim kaynaklı vektör-aracılı hastalıkların aşı ve vektör kontrol programlarıyla baskılanmasını, aşırı hava koşullarında hızlı tanı kapasitesinin artırılmasını ve sıcaklık-HGT ilişkisini mekanistik düzeyde aydınlatacak deneysel çalışmalara yatırım yapılmasını önermişler.

Klinisyen ve klinik mikrobiyolog perspektifinden değerlendirildiğinde, bu derlemenin temel mesajı şudur: Antimikrobiyal stewardship programları, artık tek başına AMD kontrolü için yeterli değildir; infeksiyon hastalıkları topluluğunun iklim-sağlık politikası tartışmalarında etkin bir paydaş olarak yer alması, uzun vadeli AMD yönetiminin ayrılmaz bir bileşeni haline gelmiştir.

Kalanxhi E, Laxminarayan R. Climate change and antimicrobial resistance. Nat Rev Microbiol. 6 Şubat 2026.

Makale İçin Tıklayınız

Meşrutiyet Mah. Rumeli Cad.
İpek Apt. No. 70 D. 7
(Rumeli Eczanesi üstü),
34363 Şişli, İstanbul
Tel. ve Faks: (0212) 219 54 82
E-posta: klimik@klimik.org.tr