Klimik Bülteni - Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Yayın Organıdır
<
11
Ağustos
2026
>

ESKİ SAYILAR

BÜLTEN ÜYELİĞİ

KLİMİK Derneği 40. Yılını Kutlarken Tüm Üyelerimizi Aramızda Görmekten Mutluluk Duyarız!

KLİMİK Derneği’mizin 40. yılını, 4-6 Eylül 2026’da İstanbul’da yapılacak III. Viral İnfeksiyonlar ve Bağışıklama Simpozyumu’nun başlangıcındaki toplantımızda (4 Eylül 2026 Cuma saat 13.30-14.45) hep birlikte kutlayacağız.

Tüm üyelerimizi aramızda görmekten mutluluk duyarız.

Sevgi ve saygılarımızla.

KLİMİK Derneği Yönetim Kurulu

7. Ulusal Sağlık Bakımıyla İlişkili İnfeksiyonlar Simpozyumu (USBİS): İnfeksiyon Kontrolünde Sahadaki Engellere Dair Tematik Analiz

Antimikrobiyal direnç modern sağlık sistemleri için tehdit oluşturmaya devam ederken, etkili infeksiyon önleme ve kontrolünün önemi giderek artmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye genelinden infeksiyon önleme ve kontrolü liderlerinin ve sağlık çalışanlarının katıldığı 7. Ulusal Sağlık Bakımıyla İlişkili İnfeksiyonlar Simpozyumu (USBİS) oturumlarının ses kayıtları yazıya dökülerek tematik analiz yöntemiyle değerlendirilmiş; sahada karşılaşılan kalıcı engeller ve olası çözüm önerileri belirlenmeye çalışılmış. Analizde öne çıkan başlıca engeller arasında veri güvenilirliğini olumsuz etkileyen raporlama baskısı, davranışsal ve kültürel engeller, eğitim ve iş gücü kapasitesindeki kısıtlılıklar, standardizasyon eksiklikleri ve infeksiyon kontrol komitesi kararlarının uygulanmasında yaşanan güçlükler yer almış. Katılımcılar; kurumsal infeksiyon önleme ve kontrolü kültürünün güçlendirilmesi, liderlik görünürlüğünün artırılması, veri sistemlerinin sadeleştirilmesi ve sürdürülebilir davranış değişikliği stratejilerine öncelik verilmesi gerektiğini vurgulamışlar. Çalışma, sempozyum tartışmalarından yola çıkarak infeksiyon kontrol uygulamalarının sahada karşılaştığı yapısal ve kültürel engelleri sistematik biçimde ortaya koyması açısından dikkat çekicidir.

Yanık-Yalçın T, Sargın-Altunok E, Güven D, et al. Infection prevention and control in Türkiye: a consensus report from the 7th National Healthcare-Associated Infections Symposium. Infect Dis Clin Microbiol. 2026; 8(4):330-338.

Makale İçin Tıklayınız

SALGINTR: Türkiye’de Hekim Temelli Katılımcı Sürveyans Sisteminin Grip Benzeri Hastalık İzleminde Sentinel Sürveyansla Uyumu

Katılımcı temelli sürveyans, yüksek gelirli ülkelerde sentinel grip izlemini tamamlayıcı niteliktedir; ancak bugüne kadar hekimleri hem katılımcı hem de klinik sentinel olarak hedefleyen bir platform bulunmamaktadır. Bu çalışmada araştırmacılar, grip benzeri hastalık (GBH) için hekim odaklı, dijital bir katılımcı temelli sürveyans sistemi olan SALGINTR’yi kurmuşlar ve ücretsiz bulut tabanlı araçlardan yararlanarak toplam altyapı maliyeti yaklaşık 100 ABD doları olan, otomatik bir veri toplama ve analiz iş akışı oluşturmuşlar. Türkiye genelinde kartopu örnekleme yöntemiyle çalışmaya dahil edilen hekimler, 2025-2026 grip sezonunun 40.-52. epidemiyolojik haftaları boyunca GBH semptomlarını haftalık olarak çevrimiçi platform üzerinden bildirmişler. ECDC GBH olgu tanımı kullanılmış ve aynı etkene bağlı ardışık semptomatik haftalar tek bir olgu olarak sayılan klinik-olay kuralıyla bağımsız GBH atakları belirlenmiş. Ulusal sentinel sürveyansla zamansal uyum, hareketli blok bootstrap güven aralıklarıyla Pearson ve Spearman korelasyonları, gecikme-öncü çapraz korelasyon analizi ve Bland-Altman uyum analiziyle değerlendirilmiş. Salgın tespiti ise altı sapma saptama algoritmasından oluşan bir panel (EARS C1-C3, negatif binom CUSUM, EWMA, ampirik 95. persantil) kullanılarak test edilmiş. Kayıtlı 243 hekimden 197’si analitik kohortu oluşturmuş ve 1484 katılımcı-hafta gözleme katkı sağlamış. Kümülatif GBH insidansı %50.8 (100/197) olarak bulunmuş; klinik-olay tanımıyla 190 semptomatik kişi-haftadan 156 bağımsız atak belirlenmiş. Sezon düzeyinde viral pozitiflik oranı iki sistemde benzer bulunmuş [SALGINTR %17.3, %95 (güven aralığı) GA: 11.7-24.2; sentinel %14.5, %95 GA: 12.8-16.2). Haftalık viral-sistemik pozitiflik, önceden belirlenmiş üç haftalık hareketli ortalama altında sentinel sürveyansla zamansal olarak uyumlu bulunmuş (Pearson r=0.575; Spearman ρ=0.747; salgın öncesi dönemde r=0.886). Bland-Altman analizinde anlamlı sistematik sapma saptanmamış. Salgın öncesi on hafta boyunca her iki sistemde de hiç alarm üretilmemiş ve alarm uyumu belirgin bulunmuş (Cohen κ=0.755). Gecikme-öncü analizi, iki yönde de zamansala üstünlük ortaya koymamış. Araştırmacılar, hekim odaklı dijital bir katılımcı sürveyans sisteminin, minimal maliyetle yerleşik sentinel sürveyansla uyumlu GBH sinyalleri üretebileceğini göstermişler. Bu kavram kanıtı çalışması, orta gelirli ülkelerde mozaik solunum yolu hastalığı sürveyans çerçevelerinin tamamlayıcı bir bileşini olarak entegre edilmesini desteklediğini belirtmişler.

Ontas E, Güçlü H, Aydın Son Y. SALGINTR: development and early evaluation of a low-cost cloud-based digital participatory surveillance system for influenza-like Illness among physicians in Türkiye—a proof of concept. BMC Infect Dis. 1 Ağustos 2026.

Makale İçin Tıklayınız

Sefazolin ile Tedavi Edilen Ağır İnfeksiyonlu Hastalarda Subterapötik İlaç Düzeyleri: Terapötik İlaç İzlemine Dayalı Klinik Deneyim

Sefazolin ile tedavi edilen ağır infeksiyon hastalarında subterapötik ilaç düzeylerinin sıklığı ve bununla ilişkili faktörler bu gözlemsel çalışmada değerlendirilmiş. Terapötik ilaç izlemi (TDM) ile takip edilen hastalarda sefazolin vadi düzeyleri ölçülmüş; toplam ilaç konsantrasyonunun <40 mg/L olması subterapötik olarak kabul edilmiş. Hipoalbüminemi, sefazolin TDM’sinden önceki 72 saat içinde albümin düzeyinin <3 g/dL olması şeklinde tanımlanmış. Aralıklı rejimlerde vadi düzeyleri bir sonraki dozdan önceki 90 dakika içinde, sürekli infüzyonda ise en az sekiz saatlik uygulamadan sonra kararlı durum düzeyleri olarak alınmış. Çalışmaya 70 hasta dahil edilmiş; bunların %76 (53/70)’sında kan dolaşımı infeksiyonu, bu grubun %60 (32/53) ‘ında ise kesin endokardit saptanmış. Hastaların %86 (60/70)’sında etken metisiline duyarlı Staphylococcus aureus (MSSA) olarak belirlenmiş. Subterapötik düzeyler hastaların %39 (27/70) ‘unda gözlenmiş. Sürekli ve aralıklı infüzyon alan hastalarda toplam medyan günlük sefazolin dozu benzer bulunmasına karşın (sırasıyla 6 g ve 6 g, p=0.271), sürekli infüzyon alanlarda medyan sefazolin düzeyi anlamlı olarak daha yüksek saptanmış (61 mcg/mL’ye karşı 38 mcg/mL, p=0.012). Albümin düzeyi ölçülen hastalarda (n=55) hipoalbüminemi, endokardit ile [“odd ratio” (OR):11.9; %95 GA: 2.4–59.1; p=0.002] ve daha düşük sefazolin konsantrasyonu ile [OR: 0.97; %95 GA: 0.95–0.99; p=0.026] ilişkili bulunmuş. Araştırmacılar, standard sefazolin dozlamasına rağmen subterapötik düzeylerin sık görüldüğünü, hipoalbüminemi ve aralıklı infüzyon uygulamasının bu durumla ilişkili olduğunu belirterek, mevcut terapötik hedeflerin doğrulanması veya gözden geçirilmesi için ileri çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurgulamışlar.

Shah S, Marini RV, Shields RK, Smith BJ. Incidence and factors associated with subtherapeutic cefazolin levels among patients with severe infections. J Antimicrob Chemother. 2026 Jul 2;81(8):dkag232.

Makale İçin Tıklayınız

Kombine Monovalan Shigella-ETEC Aşısı CVD 1208S-122’nin İlk İnsan Çalışması: Güvenlik ve İmmünojenisite

Shigella ve enterotoksijenik Escherichia coli (ETEC), bakteriyel ishalin en sık nedenlerinden olmasına rağmen her ikisine karşı da ruhsatlı bir aşı bulunmamaktadır. Bu çalışmada araştırmacılar, ETEC’in kolonizasyon faktör antijeni 1 (CFA/I) ve ısıya duyarlı enterotoksin B alt birimini (LTB) eksprese edecek şekilde zayıflatılmış bir Shigella flexneri 2a suşu (CVD 1208S-122) geliştirmiş ve artan dozlarla ilk-insan randomize kontrollü çalışmasını yürütmüşler. Doz artırım kohortlarına tek doz 10⁸–10¹⁰ koloni oluşturan birim (CFU) aşı veya plasebo, dördüncü bir kohorta ise 10⁸ CFU’luk aşının bir veya iki dozu uygulanmış; aşının güvenliği ve klinik kabul edilebilirliği, dışkıyla atılan aşı organizmalarının genetik kararlılığı ve oluşan bağışıklık yanıtları değerlendirilmiş. 10⁸ CFU dozları iyi tolere edilmiş (%100, 6/6); 10⁹ CFU alanların birinde (%20, 1/5) ishal, 10¹⁰ CFU alan dört kişide ise (%67, 4/6) ateş veya ishal şeklinde reaktojenite gözlenmiş. Dışkıyla atılan aşı organizmaları genetik açıdan kararlı bulunmuş. Shigella’nın lipopolisakkarit (LPS) ve invazyon plazmid antijeni B’sine (IpaB), ayrıca ETEC’in CFA/I fimbriyaları ve LTB’sine karşı serumda, antikor salgılayan hücrelerde, lenfosit süpernatatında ve dışkı örneklerinde yanıtlar saptanmış; serum antikorlarının in vitro olarak Shigella’ya karşı bakterisidal aktivite gösterdiği ve ETEC’in yapışmasını engellediği belirlenmiş. Araştırmacılar, düşük dozların güvenli olduğunu ancak en yüksek dozun kabul edilemez reaktojenite oluşturduğunu, tüm dışkı izolatlarının genetik kararlılığını ve prototip aşının immünojenik olduğunu vurgulayarak, en sık görülen Shigella serotiplerine ve ETEC CFA tiplerine karşı daha geniş koruma sağlayacak multivalan bir formülasyona geçilmesini önermişler.

Chen WH, Barry EM, Toapanta FR, et al. Evaluation of the safety, genetic stability, and immunogenicity of an attenuated shigella live vector expressing enterotoxigenic escherichia coli antigens, vaccine strain CVD 1208s-122. J Infect Dis. 2026; 234 (1): 9-19.

Makale İçin Tıklayınız

ESCMID’den Haberler

ESCMID Mentorluk Programı için başvuru çağrısı 7 Ağustos 2026 tarihinde açıldı. Genç araştırmacı ve klinisyenlerin deneyimli mentorlerle eşleştirilmesini amaçlayan program için başvurular alınmaya başlandı.

Başvuru ve Bilgi İçin Tıklayınız
 

ESCMID Araştırma Hibeleri için başvurular 2 Eylül 2026 tarihinde sona erecek.

Başvuru ve Bilgi İçin Tıklayınız

Meşrutiyet Mah. Rumeli Cad.
İpek Apt. No. 70 D. 7
(Rumeli Eczanesi üstü),
34363 Şişli, İstanbul
Tel. ve Faks: (0212) 219 54 82
E-posta: klimik@klimik.org.tr