Avustralya ve Yeni Zelanda’daki kanser ve transplant hastalarında infeksiyon önleme ve sürveyans uygulamalarını değerlendirmek, dgerektiren alanları belirlemek amacıyla yapılan bu çalışmada, 140 infeksiyon hastalıkları, mikrobiyoloji ve infeksiyon kontrol uzmanı arasında 37 soruluk çevrim içi anket uygulanmış (Eylül–Ekim 2024).
• Sürveyans: %75.7’si hastane kaynaklı infeksiyon takibi yapıyormuş; fırsatçı infeksiyon izleme oranı düşükmüş (%22.9).
• Kişisel Koruyucu Ekipman: %51.4’ünde yüksek riskli ünitelerde personel maske zorunluluğu varmış. Maske türü ve kullanım bağlamı heterojenmiş. Ziyaretçi maskesi (%34.3) ve hasta maskesi (%15) daha nadirmiş.
• Koruyucu ortam: Tek kişilik oda (%77.9) yaygın, ancak pozitif basınç (%40.7) ve HEPA filtrasyon (%37.9) sınırlıymış.
• Çok ilaca dirençli (ÇİD) organizma taraması: MRSA, VRE, MDR-GNB için çoğunlukla rutin tarama yokmuş. Candida auris tarama politikası olmayan kurum sayısı fazlaymış.
• Hasta eğitimi: En sık kateter bakımı (%79.5), aşı (%54.5) ve taburculuk sonrası güvenli yaşam (%59.8) konularında danışmanlık veriliyormuş; hayvan teması (%37.9), ve diyet (%30.3) daha az ele alınıyormuş.
• Zorluklar: Altyapı eksiklikleri, immunsupresif hastaya özel politika bulunmaması ve uygulama denetiminin sınırlı olması olarak bulunmuş.
Avustralya’da kanser ve transplant hastalarına yönelik infeksiyon önleme ve sürveyans uygulamalarının heterojen olduğu, kişisel koruyucu ekipman kullanımı, özel oda tahsisi, ÇİD organizma taraması ve sürveyans konularında standardlaşmaya ihtiyaç olduğu belirtilmiş. Kanıta dayalı ulusal politika geliştirilmesinin, infeksiyonların önlenmesinde önemli bir adım olacağı vurgulanmış.
Garg P, Yong KY, Smibert O, et al. The INTERACT study: Infection prevention and surveillance practice in the care of the Australasian cancer and transplant population. Am J Infect Control. 2025: S0196-6553(25)00492-4.