Beta-laktam antibiyotikler sepsis tedavisinin temelini oluşturmakla birlikte, septik şok ve akut böbrek hasarı (ABH) olan hastalarda farmakokinetik değişiklikler nedeniyle ilaç maruziyeti öngörülemez hale gelmektedir. Bu nedenle ilk 48 saatte renal doz ayarlaması yapılması, yeterli antibiyotik düzeyine ulaşılamamasına yol açabilir.
ABD’de 10 merkezde 2013–2019 yılları arasında yürütülen bu retrospektif kohort çalışmasına, Gram-negatif kan dolaşımı infeksiyonu ve septik şok tablosunda, ABH gelişmiş 173 hasta dahil edilmiş. Tüm hastalar sefepim, piperasilin-tazobaktam veya meropenem ile tedavi edilmiş. Hastaların 74’ünde ilk 48 saatte renal doz ayarlaması yapılmış, 99’unda ise standard doz korunmuş. Birincil sonlanım noktası olan 28 günde vazopressörsüz gün sayısı, her iki grup arasında anlamlı fark göstermemiş (27.15’e karşı 27.55 gün). Benzer şekilde hastane içi mortalite (%28’e karşı %32) ve 28 günde ventilatörsüz gün sayısı da farklı değilmiş.
Sonuçta çalışma, septik şok ve Gram-negatif bakteriyemili, ABH’nin eşlik ettiği hastalarda ilk 48 saatte yapılan renal doz ayarlamasının klinik sonuçlar üzerinde anlamlı bir fark yaratmadığını ortaya koymuş. Ancak bu gözlemsel verilerle, renal doz ayarlamasının ilk 48 saatte gerekliliği konusundaki belirsizliğin ortadan kalkmadığı, konunun randomize kontrollü çalışmalarla aydınlatılması gerektiği vurgulanmış.
Bastin ML, Rech MA, Betthauser KD, et al. Impact of beta-lactam antibiotic renal dose adjustment on clinical outcomes in patients with septic shock and acute kidney injury from gram-negative bloodstream infections: a multicenter observational study. CMI Comms. 2025: 105084.