HIV ile yaşayan bireylerde (PWH) anal karsinom (AK) insidansı artmakta, kılavuzlardaki anal sitoloji tarama önerileri, prekanseröz lezyonların erken tedavisini kolaylaştırmaktadır. Bu çalışmada Almanya’da bir universite hastanesinde, 2017-2023 yılları arasında PWH’de rutin anal sitoloji taramasının uygulanabilirliği, sitolojik bulguların sıklığı ve takip uyumu değerlendirilmiş.
Toplam 434 kişide 936 anal sitoloji örneği incelenmiş; bu sayı klinikteki toplam 1383 kişi-yıl takibin %25’ini temsil etmiş. Katılımcıların medyan yaşı 55 olup 310 (%71)’u erkeklerle seks yapan erkekler (MSM) imiş. Medyan CD4 değeri 242/µl saptanmış, hastaların %97’sinde viral yük baskılanmış, %47’si aktif sigara içicisiymiş. Toplam 936 örneğin 882 (%94)’si değerlendirilebilir bulunmuş; bunların 201 (%21)’inde sitolojik anormallik saptanmış. Anormalliklerin dağılımı şu şekildeymiş: 60 (%30) olguda ASC-US (atypical squamous cells of undetermined significance – anlamı belirsiz atipik skuamöz hücreler), 77 (%38) olguda LSIL (low-grade squamous intraepithelial lesion – düşük dereceli skuamöz intraepitelyal lezyon), 12 (%6) olguda ASC-H (atypical squamous cells – cannot exclude HSIL – yüksek dereceli lezyon dışlanamayan atipik hücreler) ve 52 (%26) olguda HSIL (high-grade squamous intraepithelial lesion – yüksek dereceli skuamöz intraepitelyal lezyon) saptanmış. ASC-H ve HSIL saptanan 64 olguda önerilen yüksek çözünürlüklü anoskopi (HRA, high-resolution anoscopy) yalnızca 7 (%11) hastada uygulanmış ve bir olguda AIN2 (anal intraepithelial neoplasia grade 2 – anal intraepitelyal neoplazi derece 2) tanısı konmuş. Proktoskopi yapılan 46 (%72) hastada bir anal karsinom (AC, anal carcinoma) ve üçer AIN2/AIN3 (anal intraepithelial neoplasia grade 2/3) olgusu saptanmış. Hastaların 11 (%17)’i önerilen takibi reddetmiş.
Sonuç olarak, şüpheli sitoloji saptanan 64 olgunun 8 (%12.5)’inde histopatolojik doğrulama elde edilmiş. Çalışma süresince tarama yapılmamış bireylerde dört anal karsinom tanısı konmuş. Sonuçlar, rutin anal sitoloji taramasının yüksek dereceli prekürsör lezyonlar ve asemptomatik anal kanser olgularını saptayabildiğini; ancak düşük katılım oranı, sitolojinin sınırlı özgüllüğü, takip önerilerine uyumsuzluk ve HRA erişimindeki kısıtlılıkların programın etkinliğini azalttığı vurgulanmış. HIV bakım sağlayıcıları ile ilgili disiplinler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesinin, tarama verimliliğini artırmada kritik olduğu belirtilmiş.
Menzel V, Gruener E, Neuf J, et al. Challenges and limitations of anal cancer and precancer screening among people with HIV in a real-world setting. Infection. 26 Şubat 2026.