Antibakteriyel ajanların uygulanmasından sonra nozokomiyal bakteriyel patojen Clostridioides difficile infeksiyonu (CDI) değişen şiddette gastrointestinal hastalığa ve artan sağlık bakım maliyetlerine yol açmaktadır. CDI’yi sınırlamak için genel strateji, tarama, temas izolasyonu ve CDI’yi tetikleyebilen kinolonlar gibi antibiyotiklerin kullanımını sınırlama yoluyla önlemektir. CDI patogenezi, vejetatif C. difficile tarafından güçlü toksinler TcdA (toksin A) ve TcdB’nin (toksin B) üretilmesine bağlı olduğundan, difteri ve tetanos toksinlerine karşı aşıların geliştirilmesine benzer şekilde bu virulans faktörlerini hedef alan aşıların geliştirilmesinin, antibiyotik tedavisi gören hastalarda CDI gelişimini sınırlamada başarılı olacağı umudu vardır.
Toksik aktiviteyi sınırlamak için hedeflenmiş amino asit ikameleri içeren ve kimyasal yollarla daha fazla detoksifiye edilen rekombinant TcdA ve TcdB’den oluşan genetik olarak detoksifiye edilmiş bir C. difficile aşısının faz 3 randomize çalışması (CLOVER) sonuçlarında; CDI’nin ilk atağını önlemede birincil sonlanım noktası açısından bir fayda görülmese de, CDI gelişen aşılanmış hastaların semptomları daha kısa sürmüş ve plasebo alan hastalara göre tıbbi bakım alma oranları daha düşük saptanmış.
TcdA ve TcdB’yi kodlama özelliğine sahip olan mRNA’ya patojenin yüzeyindeki yapışma moleküllerini parçalayarak hareketliliği artıran metalloproteinaz Pro-Pro endopeptidaz 1 (PPEP-1) adlı ek bir virulans faktörü kodlayan bir mRNA’nın eklenmesi sonucu oluşturulan üç değerlikli aşı (mRNA-LNP) da mevcuttur. Bu aşı ile yapılan fare deneylerinde aşılı olmayanlara göre yüksek sağkalım oranları görülmekle beraber korumanın C. difficile toksinlerinin sistemik etkilerinin engellenmesinden kaynaklandığı düşünülmüş, aşılı hastalarda da C. difficile ile kolonizasyon ve histopatolojik hasar oranları benzer görülmüş.
Bu çalışmada mRNA-LNP aşısının yalnızca C. difficile‘e karşı aşıların geliştirilmesi için değil, aynı zamanda daha genel olarak bakteriyel patojenlere karşı aşıların geliştirilmesi için de bir ilerleme olduğu düşünülmüş. Ancak, mRNA-LNP aşısının antibiyotiklerle tedavi edilen hayvanlarda C. difficile kolonizasyonunu veya bağırsak iltihabını önlemediğininin üzerinde durulmuş. C. difficile’nin spor veya vejetatif formlarından farklı antijenleri kodlayan mRNA’nın dahil edilmesinin kolonizasyona karşı koruyucu olabileceği düşünülmüş.
SARS-CoV-2 aşısının hızlı gelişimi ve ortaya çıkan varyantları hedef alan sonraki versiyonların hızla iyileştirilmesi, mRNA aşı teknolojisinin viral enfeksiyonlar için gücünü kanıtlamıştır. mRNA-LNP aşısı bakteriyel patojenler için mRNA teknolojisinin önemine dikkat çekmektedir.
Young VB. Vaccinating against Clostridioides difficile infection. N Engl J Med. 2025; 392 (12): 1237-40.