Bu derlemede bakteriyel sideroforların infeksiyon tedavisindeki potansiyeli, literatürde yer alan in vitro, in vivo ve klinik çalışmaların sistematik değerlendirilmesi yoluyla incelenmiş. Özellikle siderofor temelli terapötik yaklaşımlar; siderofor-antibiyotik konjugatları, metal kompleksleri, peptitler, nükleik asitler ve nanoteknolojik taşıyıcı sistemler açısından analiz edilmiş.
Bulgular, sideroforların bakteriyel demir alım mekanizmalarını hedef alarak ilaçların hücre içine taşınmasını sağlayan “Truva atı” stratejisi ile özellikle çok ilaca dirençli Gram-negatif patojenlere karşı etkinliğini artırdığını göstermiş. Klinik olarak onaylanmış sefiderokol gibi siderofor-sefalosporin konjugatlarının, karbapeneme dirençli patojenlere karşı yüksek etkinlik sergilediği; ayrıca gallium içeren metal konjugatları, siderofor-nanopartikül sistemleri ve aşı yaklaşımlarının deneysel modellerde bakteriyel yükü anlamlı düzeyde azalttığı bildirilmiş. Bununla birlikte, çalışmalar siderofor temelli tedavilerin etkinliğinin bakteriyel reseptör ekspresyonu, endojen siderofor rekabeti, farmakokinetik instabilite ve potansiyel direnç mekanizmaları gibi faktörlerden etkilenebildiğini ortaya koymuş. Sonuç olarak, siderofor temelli yaklaşımların infeksiyon tedavisinde umut verici ve çok yönlü stratejiler sunduğu, ancak klinik uygulamaya geçiş için daha kapsamlı farmakokinetik, güvenilirlik ve etkinlik çalışmalarına ihtiyaç olduğu vurgulanmış.
Xiao J, Bu Y, Tao Y, et al. The role of bacterial siderophores in infection therapy: from anti-infective mechanisms to therapeutic advances. Int J Nanomedicine. 2025; 20: 15951-78.