“Brucella takibinde ateş tedavi sonrası tekrar yükselirse ne düşünürsünüz?” Tıp fakültesi mezuniyetimden hemen sonra gerçek yaşamda bu sorunun cevabıyla karşılaştığımda aklıma gelen ilk isim, İHKMEYK çalışmaları ile tanıdığımız, saygıdeğer hocam Prof. Dr. Fatma Ulutan ile İHKMEYK ve uzmanlık eğitimi üzerine renkli bir sohbet gerçekleştirdik.
Eğitime verdiğiniz önemi biliyoruz. İHKMEYK çalışmalarından söz edebilir misiniz?
Uzmanlık eğitimi çalışmaları tüm dünyada Yeterlik Kurulları (BOARD) aracılığıyla yürütülür, Avrupa‘da 1990‘lı yıllardan sonra kurulmuşlardır. KLİMİK‘in özerk alt kuruluşu İHKMEYK (İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Eğitim ve Yeterlik Kurulu) ilk kurulan yeterlik kurullarından olup 2002‘den beri toplumun ihtiyaçlarına yetkin yanıt verebilecek donanımlı uzman hekimler yetiştirmek amacıyla çalışmaktadır. Eğitimin üç bileşeni vardır: Eğitilen, eğitici ve eğitim kurumu. Eğitim ile ilgili çalışmaların bunlara yönelik planlanması gerekir. Çekirdek müfredat, rotasyonlar, asistan karnesinin hazırlanıp kullanıma sokulması ile başlayan İHKMEYK çalışmaları, yeterlik sınavlarının düzenli yapılması, eğitici gelişimi amaçlı eğitim programlarının düzenlenmesi, eğitici ve eğitim kurumu standartlarının belirlenmesi, kurumların eğitim yeterliliğinin belgelenmesi amacıyla kurum ziyaretlerinin başlatılması ile geliştirilerek sürdürülmektedir.
Uzmanlık eğitiminde yaşanan başlıca sorunlar nelerdir, nasıl çözülebilir ?
Sağlık sistemi ile ilgili olumsuz değişiklik ve belirsizlikler eğitimi olumsuz etkilemektedir. Yetersiz asistan ve artan hasta sayısı, artan nöbetler eğitim ve hizmet dengesini bozmaktadır. Sağlık hizmeti eğitimin bir parçası olsa da asla eğitim zamanından çalmamalıdır. Tıp fakültelerinde artan öğrenci sayısı, eğiticilerin zaman sıkıntısına yol açmakta ve uzmanlık eğitimi için ayrılan süre azalabilmektedir. Çok sayıda, yeni, alt yapısı yetersiz tıp fakültelerinde uzmanlık eğitimi verilmesi bir diğer sorundur. 2013-2014 yıllarını kapsayan İHKMEYK çalışmasında kurumların uzmanlık eğitimi yeterlilik durumları arasında önemli farklılıklar olduğu ortaya çıkmıştır. Eğitim standartlarının karşılanabilmesi de yeni bir sorun olarak belirmiştir. İş ortamında yaşanan haksızlıklar ve özlük hakları sorunları eğitilenler ve eğiticilerde motivasyon azalmasına yol açmıştır. Sorunların çözümünde her kesim tarafından benimsenmesi ve dikkate alınması ve her şeyden önce eğitimin önemsenmesi ve esastır. Sağlık politikalarını belirleyenler, yöneticiler, sağlık çalışanları, akademik kurumlar, tüm eğitim sorumluları bu konuda rol almalı ve birlikte çalışmalıdır.
Gençlere önerileriniz nelerdir?
Gençlerin eğitim ve her tür haklarına sahip çıkmalarını çok önemsiyorum. Bilgi bizim asla elimizden alınamayacak en büyük gücümüzdür. Öğrenmek ve her yolla öğrendiklerimizi paylaşmak alışkanlığımız olmalıdır. Mesleğimizi sanat gibi uygulamanın ve aynı zamanda kişisel gelişimin önemli olduğunu düşünüyorum.