Klimik Bülteni - Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Yayın Organıdır
<
3
Mart
2015
>

ESKİ SAYILAR

BÜLTEN ÜYELİĞİ

Linezolide Dirençli Stafilokoklara Bağlı Bakteriyemi

İtalya’da yapılan çok merkezli retrospektif çalışmada, linezolide dirençli stafilokoklarla gelişen bakteriyeminin hastanede yatışı uzattığı ve mortaliteyi artırdığı belirlenmiş. Hastanede yatma, daha önceden linezolid kullanımı ve uzun süreli  (>14 gün) linezolid kullanımı, direnç için risk faktörleri olarak belirlenmiş. Başlıca direnç mekanizmasının 23S rRNA’nın V bölgesindeki G2576T mutasyonu olduğu bulunmuş.

Russo A, Campanile F, Falcone M, et al. Linezolid-resistant staphylococcal bacteraemia: A multicentre case-case-control study in Italy. Int J Antimicrob Agents. 2015;45(3):255-261.

Makale için tıklayınız.

Legionella Pnömonisi Tedavisi: Kinolon mu? Makrolid mi?

Retrospektif çalışmanın sonuçlarına göre, Legionella pnömonisinin tedavisinde kinolon ya da makrolid kullanımı arasında kaba mortalite, hastanede yatış süresi, maliyet ve C.difficile infeksiyonları açısından fark olmadığı belirlenmiş.

Gershengorn HB, Keene A, Dzierba AL, Wunsch H. The association of antibiotic treatment regimen and hospital mortality in patients hospitalized with Legionella pneumonia. Clin Infect Dis. 25 Şubat 2015.

Makale için tıklayınız.

Sıtma Tedavisinde Yeni Seçenek: Spiroindolon

Yeni bir sıtma ilacı olan sentetik spiroindolonun (30 mg/gr, 3 gün) değerlendirildiği faz II çalışmada, P.vivax ve P.falciparum’la infekte hastalarda ortalama 12 saatte parazit klirensinin sağlandığı belirlenmiş.

White NJ, Pukrittayakamee S, Phyo AP,et al. Spiroindolone KAE609 for falciparum and vivax malaria. N Engl J Med. 2014;371(5):403-10.

Makale için tıklayınız.

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşinin Aerosol Yoluyla Bulaşması Olasılığı

KKKA nedeniyle kaybedilen bir hastadan sekiz sağlık çalışanın infekte olduğu bir salgın sırasında, hastalığın, hasta çıkartılarıyla doğrudan ya da dolaylı teması olmayan iki sağlık çalışanında da gelişmesi, yazarların dikkatini çekmiş.  Yazıda bu hasta grubunda aerosol oluşturan işlemler uygulanırken hava yolu önlemlerinin alınmasının önemine vurgu yapılmış.

Pshenichnaya NY, Nenadskaya SA. Probable Crimean-Congo hemorrhagic fever virus transmission occurred after aerosol-generating medical procedures in Russia: nosocomial cluster. Int J Infect Dis. 2015;33C:120-2.

Makale için tıklayınız.

Yaşar Kemal’in Ardından

Bilim ve edebiyat, alanı toplum olan iki yakın uğraştır. Epidemiyolojik araştırmalarda, mekan, zaman ve kişilerin tanımlanması gerekli koşuldur, çok iyi resmedilmesi gerekir. Toplumsal bir gerçekliği sunan her türlü anlatım için de aynı özellikler geçerlidir. En azından iyi romanların bir bölümünde mekan, zaman ve kişilerin anlatım derinliği o eserin değerini belirler.Epidemiyoloji başta olmak üzere diğer bilim dallarının edebiyatla akrabalığı buradan başlar ve devam eder. Bir bilim insanı, büyük edebiyatçıların eserlerinden beslenerek büyür.

Çoğumuz Yaşar Kemal ile çocuk yaşlarda tanıştık. Geçen hafta kaybettiğimiz büyük yazar Yaşar Kemal’in, Anadolu’nun binlerce yıllık tarihinde süzdüğüanlatımlarını yakın bulduk. Schiller’in 1795 yılında yaptığı saf (naif) veya duygusal (sentimantelisch) kategorisinde, Yaşar Kemal anlatımı, saf, doğaya yakın, olması gereken bir tarzı temsil ediyordu. Sanki anlatılanları bizler de zaten biliyorduk ama Yaşar Kemal bunları söylediğinde daha bir güven duyuyor, iyi hissediyor, anlatılanı bizim hikayemiz olarak kabul ediyorduk.

“Yalanın gücü doğrunun güçsüzlüğünden değildir. Yalan teşkilat kurmuş, doğru yalnızdır. Yalanın geleneği var, senin doğrunun her gün yeniden yaratılması gerek. Her gün bir şafak çiçeği gibi yeniden açması gerek.”

Bu sözler kimi zaman bizim için teselli oldu. Zor zamanlarımızda bilime sığındık, bilime tutunduk, Galilei’i, Kopernik’i hatırladık ve bir de Yaşar Kemal’in sözleri bize iyi geldi, hah işte evet bu dedik. Özellikle zayıf ve yorgun düştüğümüzde, tıpkı bir aile büyüğünün teselli edici sözleri gibi. Fişek gibi koşan delikanlıları kesmezdi belki bu sözler ama yorulmuş, vurulmuş, umutsuzluğa yaklaşmış, bir soluk almak ihtiyacında olanlara iyi geldi.
“İnsanoğlu umutsuzluktan umut yaratandır…” demişti.
Gelecek için umut doluyuz, çünkü bilimin ve sanatın kalıcılığından kuşku duymuyoruz.

(Önder Ergönül)

“Klimik Çünkü”

Sayın üyemiz,

KLİMİK Derneği 30 yıldır faaliyet gösteriyor. Bu süreçte, üyelerinin mesleksel, bilimsel ve kişisel gelişimlerinde en yakın destekçisi oldu. Üyelerinin fedakarlıklarıyla ayakta kalan bu dernek çoğu zaman kendisine “iyi ki var” dedirtti. Şimdi sizleri, KLİMİK Derneği’nin önemini, farkını, özelliklerini, özgünlüğünü anlatan bir kaç cümle ile ifade etmeye çağırıyoruz. “KLİMİK, çünkü” başlığı altında toplayacağımız ifadelerinizi akıllı telefonlarınızla çekerek ftimurkaynak@gmail.com adresine yollayabilirsiniz.

Video çekiminde dikkat edilecek noktalar şöyle:

1. Çekimler selfie-video olmalı. Çekimi telefonu/kamerayı kendinize doğru tutarak yapınız.
2. Çekimi cep telefonu ile yapıyorsanız bakışlarınızı ekrana değil, kameraya yönlendiriniz.
3. Çekim yaptığınız ortamın olabildiği kadar sessiz olmazsına dikkat ediniz. Aksi halde mekandaki diğer sesler sizin sesinizi duymayı zorlaştırır.
4. Işık kaynağını ön tarafınıza alarak çekim yapınız. Diğer türlü ters ışıkta kalacağınız için ya yüzünüz karanlık çıkar ya da arkaplan çok parlak çıkar.
5. Çekimin başında ve sonunda 3’er saniyelik boşluk bırakmanızı rica ediyoruz
6. Süre 15-20 saniyeyi aşmamalı.
7. Sizin için örnek videolar hazırladık. Videolar için tıklayınız.

Klimik Derneği

Meşrutiyet Mah. Rumeli Cad.
İpek Apt. No. 70 D. 7
(Rumeli Eczanesi üstü),
34363 Şişli, İstanbul
Tel. ve Faks: (0212) 219 54 82
E-posta: klimik@klimik.org.tr