Klimik Bülteni - Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Yayın Organıdır
<
7
Temmuz
2026
>

ESKİ SAYILAR

BÜLTEN ÜYELİĞİ

5 Soru 5 Yanıt: Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi

Temmuz 2026’nın 5 Soru 5 Yanıt’ı yayımlandı. Soruları yanıtlamak için KLİMİK Uygulamalar’ı veya Web sitemizi ziyaret edebilirsiniz.

Soruları Yanıtlamak İçin Tıklayınız

Bağışıklığı Baskılanmış Hastalarda Bakteriyemi Tedavi Süresi: BALANCE Randomize Klinik Çalışmasının “Post-Hoc” Alt Grup Analizi

BALANCE çalışmasının bağışıklığı baskılanmış hasta alt grup analizi, bakteriyemi tedavisinde yedi günlük antibiyotik kullanımının 14 günlük tedaviye benzer klinik sonuçlar sağlayabileceğini değerlendirmiş. Nötropenik ve transplant hastalarının dışlandığı bu analizde, 1037 bağışıklığı baskılanmış hasta incelenmiş. Hastaların 530’u yedi günlük, 507’si 14 günlük tedavi koluna randomize edilmiş. Bağışıklık baskılanmasının en sık nedeni solid maligniteler olmuş. Birincil sonlanım noktası olan 90 günlük tüm nedenlere bağlı mortalite, yedi günlük tedavi kolunda %20.1, 14 günlük tedavi kolunda ise %23.7 bulunmuş. Modifiye “intention-to-treat” analizinde de benzer sonuçlar elde edilmiş.

Sonuç olarak bu alt grup analizi, bakteriyemisi olan bağışıklığı baskılanmış seçilmiş hastalarda yedi günlük antibiyotik tedavisinin yeterli olabileceğini göstermiş. Ancak nötropenik ve transplant hastalarının bu analize dahil edilmemiş olması nedeniyle sonuçların tüm immünsüprese hasta gruplarına genellenmemesi gerektiği vurgulanmış.

Hamani M, Pinto R, Lee TC, et al. Duration of antibiotic therapy for bacteraemia in immune compromised hosts-a post-hoc subgroup analysis of the Bacteremia Antibiotic Length Actually Needed For Clinical Effectiveness (BALANCE) randomized clinical trial. Clin Microbiol Infect. 2026: S1198-743X(26)00315-0.

Makale İçin Tıklayınız

Avibaktam, Relebaktam ve Vaborbaktam Gibi Beta-Laktamaz İnhibitörlerinin Aztreonam ile Kombinasyon Halinde Metalo-Β-Laktamaz Üreten Escherichia coli Klinik İzolatlarına Karşı In Vitro Aktivitesi

Aztreonam-avibaktam (ATM-AVI), metalo-β-laktamaz (MBL) üreten Enterobacterales’in neden olduğu infeksiyonlar için kalan birkaç tedavi seçeneğinden biridir ve direnç giderek daha sık bildirilmektedir. Bu nedenle alternatif stratejilere acilen ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmada 34’ü ATM-AVI’ye dirençli izolat olmak üzere, 48 ATM-dirençli MBL üreten Escherichia coli suşuna karşı aztreonamın piyasada bulunan üç β-laktamaz inhibitörüyle (avibaktam, vaborbaktam, relebaktam) kombinasyonunun in vitro aktivitesi araştırılmış. ATM-AVI’ye duyarlı izolatlar arasında, ATM-relebaktam ve ATM-vaborbaktam, ATM-AVI’ye kıyasla daha düşük aktivite göstermiş (MIC 50/90 1/4 mg/l), sırasıyla MIC 50/90 değerleri 8/64 mg/l ve 64/256 mg/l imiş. ATM-AVI’ye dirençli izolatlar arasında, kombinasyonların hiçbiri aztreonam duyarlılığını geri kazandırmamış. Bu çalışma sonucunda hem relebaktam hem de vaborbaktamın, aztreonam duyarlılığını geri kazandırmada başarısız olmasında CMY tipi enzimlerin önemli bir rol oynadığı gösterilmiş.

Viguier C, Freire S, Bouvier M, et al. In vitro activity of β-lactamase inhibitors avibactam, relebactam and vaborbactam in combination with aztreonam against metallo-β-lactamase producing Escherichia coli clinical isolates. Eur J Clin Microbiol Infect Dis. 23 Haziran 2026.

Makale İçin Tıklayınız

Metisiline Duyarlı Staphylococcus aureus Bakteriyemisinde Sefazolin Kullanımı

Metisiline duyarlı Staphylococcus aureus (MSSA) bakteriyemisi yüksek mortaliteyle ilişkili ciddi bir klinik tablodur. MSSA bakteriyemisinin tedavisinde sefazolin ile antistafilokokal penisilinlerden (flukloksasilin veya kloksasilin) hangisinin tercih edilmesi gerektiği uzun süredir tartışılmaktadır. Bu açık etiketli randomize çalışma, devam etmekte olan uluslararası Bayesyen adaptif platform araştırması kapsamında yürütülmüş. Hastalar sefazolin veya antistafilokokal penisilin (flukloksasilin/kloksasilin) tedavisine randomize edilmiş. Değerlendirilebilen hastalarda 90 günlük mortalite sefazolin grubunda %15.0 (97/645), antistafilokokal penisilin grubunda ise %17.0 (109/642) olarak saptanmış. Düzeltilmiş olasılık oranı 0.81 (%95 güven aralığı: 0.59-1.12) bulunmuş; sefazolinin eşdeğer olma olasılığı %99.2, üstün olma olasılığı ise %89.8 olarak hesaplanmış.

Araştırmacılar, MSSA bakteriyemisi olan hastalarda sefazolinin 90 günlük mortalite açısından flukloksasilin veya kloksasiline göre eşdeğer olduğunu ve daha düşük akut böbrek hasarı riski ile ilişkili bulunduğunu göstermiş. Bu bulgular, MSSA bakteriyemisinin tedavisinde sefazolinin etkili ve güvenli bir seçenek olarak değerlendirilebileceğini desteklemektedir.

Staphylococcus aureus Network Adaptive Platform (SNAP) Trial Group; Lee TC, Barina LA, et al. Cefazolin for methicillin-susceptible Staphylococcus aureus bacteremia. N Engl J Med. 2026; 394 (23): 2329-39.

Makale İçin Tıklayınız

Doğuştan Gelen İmmün Yanıt, İnfluenza Sonrası Semptomatik Hastalığı ve Hücresel Bağışıklığı Öngörebilir

Bu çalışmada, influenza A/H3N2’ye karşı nötralizan antikor düzeyleri düşük olan 27 sağlıklı gönüllüye kontrollü koşullarda virus inoküle edilmiş ve erken immün yanıtların klinik seyirle ilişkisi incelenmiş. Katılımcıların 22’sinde infeksiyon gelişmiş; bunların 18’i semptomatik seyrederken dördü asemptomatik kalmış. Semptomatik bireylerde doğuştan gelen immün yanıtın daha erken ve güçlü aktive olduğu, özellikle monosit ve dendritik hücre aktivasyonunun daha yüksek semptom skorlarıyla ilişkili bulunduğu gösterilmiş. Bu erken yanıtın, ilerleyen dönemde NK hücreleri ve CD8+ T hücre aktivasyonunu da artırdığı saptanmış. Ayrıca semptomatik seyreden bireylerin infeksiyon öncesi periferik mononükleer hücrelerinin in vitro uyarılara daha güçlü yanıt verdiği belirlenmiş.

Sonuç olarak, çalışmada doğuştan gelen immün yanıt kapasitesinin influenza infeksiyonunda hem semptomatik hastalık gelişimini hem de viral temizlenmeye katkı sağlayan hücresel immün yanıtı öngörebileceği vurgulanmış. Bulgular, bu yanıtın gelecekte terapötik girişimler için potansiyel bir hedef olabileceğini düşündürmüş.

Papargyris L, Xu J, Broderick C, et al. Innate immune responsiveness predicts enhanced cellular immunity and symptomatic disease after controlled human influenza infection. Nat Med. 1 Temmuz 2026.

Makale İçin Tıklayınız

Kolistin Minimum İnhibitör Konsantrasyonunun Klinik Başarısızlık ve Mortalite Üzerindeki Etkisi: OVERCOME Çalışmasından Elde Edilen Bulgular

Karbapeneme dirençli Gram-negatif çomak infeksiyonlarının tedavisinde kolistin temel ajanlardan biri olmaya devam etse de, farmakokinetik kısıtlılıkları tedavi başarısını doğrudan etkileyebilmektedir. Randomize, çift kör, plasebo kontrollü, çok merkezli, uluslararası OVERCOME çalışmasının bu “post hoc” analizinde, “duyarlı” kabul edilen (MIC ≤2 mg/L) izolatlarda kolistin minimum inhibitör konsantrasyonu (MIC) değerinin klinik sonlanımlar üzerindeki etkisi incelenmiş.

Hastaların çoğunu yoğun bakımda yatan ve Acinetobacter baumannii pnömonisi olan hastaların oluşturduğu 369 kişilik kohortta; sadece kolistin (5 mg/kg yükleme sonrası 8 saatte bir 1.67 mg/kg idame) monoterapisi alan grupta, izolatın MIC değerinin 2 mg/L olması, MIC ≤1 mg/L olanlara kıyasla klinik başarısızlık [“adjusted odds ratio” (aOR): 3.59) ve 28 günlük mortalite (aOR: 3.22) açısından anlamlı düzeyde daha yüksek riskle ilişkili bulunmuş. Ancak meropenem (8 saatte bir 1 gr) kombinasyon kolunda, MIC 2 mg/L grubundaki bu yüksek başarısızlık ve mortalite riski düşük MIC’li (≤1 mg/L) izolatlarla benzer seviyelere gerilemiş.

Çalışma, duyarlı kabul edilse dahi etken patojenin kolistin MIC değerinin 2 mg/L olduğu durumlarda, özellikle A. baumannii pnömonisinde, kolistin monoterapisinden kaçınılarak meropenem ile kombinasyon tedavisinin tercih edilmesi gerektiğini güçlü bir şekilde desteklemektedir.

Pogue JM, Rybak MJ, Abdul-Mutakabbir JC, et al. The impact of colistin minimum inhibitory concentration on clinical failure and mortality: insights from the OVERCOME trial. Clin Microbiol Infect. 2026: S1198-743X(26)00309-5.

Makale İçin Tıklayınız

Antiretroviral Tedavi Altında HIV-1 Kalıcı Düşük Düzeyli Viremisine (LLV) Yaklaşım: Uluslararası Delphi Uzlaşı Raporu

Antiretroviral tedavi altındaki HIV hastalarında karşılaşılan kalıcı düşük düzeyli vireminin (LLV) yönetimi, standart bir tanımı olmaması nedeniyle polikliniklerde sıklıkla kafa karışıklığı yaratabilmektedir. Bu çalışmada çok disiplinli uluslararası bir uzman paneli Delphi yöntemiyle bir araya gelerek pragmatik bir klinik yönetim çerçevesi oluşturmuş.

Literatürde LLV genellikle ardışık viral yükün 50-1000 kopya/mL arasında seyretmesi olarak tanımlanmaktadır. Analizler sonucunda, 50-200 kopya/mL arasındaki vireminin virolojik başarısızlıkla (>1000 kopya/mL) ilişkili olduğu ancak direnç gelişimi veya kötü klinik sonuçlarla bağlantısının net olmadığı; buna karşın 200-1000 kopya/mL düzeyindeki vireminin direnç gelişimi ve olumsuz klinik sonlanımlarla çok daha güçlü bir ilişkisi olduğu saptanmış. Sunulan rehber doğrultusunda; LLV’nin hızlıca doğrulanması, hasta uyumunun ve olası ilaç etkileşimlerinin sorgulanması ve özellikle viral yükü 200-1000 kopya/mL bandında olan hastalarda direnç testinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş. Ayrıca mevcut antiretroviral (ART) rejiminin genetik bariyerine ve hastanın direnç profiline göre bireyselleştirilmiş tedavi optimizasyonu yapılması önerilmiş. Bu rehberin, LLV yönetimindeki belirsizlikleri gidererek klinik pratiği standardize etmesi ve hekimler için temel bir referans kaynağı olacağı öngörülmüş.

Clemente T, Stam AJ, Elvstam O, et al. Guidance on the clinical management of HIV-1 persistent low-level viraemia on antiretroviral treatment: a scoping review and an international Delphi consensus. Lancet HIV. 2026; 13 (7): e502-e514.

Makale İçin Tıklayınız

ESCMID’den Haberler

TAE Polonya Etkinliği İçin Son Kayıt Tarihi 10 Ağustos!
Genç araştırmacılara yönelik planlanan bu etkinlikte bilimsel kariyer gelişimi, araştırma becerileri, uluslararası iş birlikleri ve akademik ağ oluşturma konuları ele alınacaktır. İnfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji alanında kariyerini geliştirmek isteyen genç meslektaşlarımız için önemli bir fırsat sunmaktadır.

Bağlantı İçin Tıklayınız


Yoğun Bakım Ünitesinde İnfeksiyon Yönetimi ve Önlenmesi Kursu 28-30 Eylül’de Yunanistan’da!
Yoğun bakım hastalarında infeksiyonların tanı, tedavi ve önlenmesine yönelik güncel yaklaşımların tartışılacağı bu kurs, alanında deneyimli uluslararası eğitmenleri bir araya getirmektedir. Antimikrobiyal yönetim, dirençli mikroorganizmalar ve infeksiyon kontrol uygulamalarına ilgi duyan meslektaşlarımız için kapsamlı bir eğitim programı sunulacaktır. Burslu katılım başvuruları için son tarih 13 Temmuz!

Bağlantı İçin Tıklayınız

Meşrutiyet Mah. Rumeli Cad.
İpek Apt. No. 70 D. 7
(Rumeli Eczanesi üstü),
34363 Şişli, İstanbul
Tel. ve Faks: (0212) 219 54 82
E-posta: klimik@klimik.org.tr