Klimik Bülteni - Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Yayın Organıdır
<
20
Ekim
2026
>

ESKİ SAYILAR

BÜLTEN ÜYELİĞİ

Oküler Fungal İnfeksiyonlar: Olgularla Oküler Yüzeyel Fungal İnfeksiyonlara Yaklaşım (222. Web Konferans, 20 Ekim 2026)

20 Ekim 2026 Salı günü 20.00-21.30 saatleri arasında “Oküler Fungal İnfeksiyonlar: Olgularla Oküler Yüzeyel Fungal İnfeksiyonlara Yaklaşım” Web konferansı yapılacaktır.

PROGRAM

Yönetenler:
Prof. Dr. Tuba TURUNÇ
Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Adana Tıp Fakültesi

Doç. Dr. Sevgi SUBAŞI
Kocaeli Üniversitesi, Tıp Fakültesi

Konuşmacılar:
Doç. Dr. Özlem GÜLER
Kocaeli Üniversitesi, Tıp Fakültesi

Dr. Öğr. Üyesi Enes KESİM
Kocaeli Üniversitesi, Tıp Fakültesi

Selam ve saygılarımızla.

KLİMİK Derneği Yönetim Kurulu

2026 Güz Dönemi Asistan Gelişim Sınavı (25 Kasım 2026, Çevrim İçi)

KLİMİK Derneği İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Eğitim ve Yeterlik Kurulu (İHKMEYK) tarafından bu sene ilk defa düzenlenecek olan Asistan Gelişim Sınavı, 25 Kasım 2026 Çarşamba günü saat 12.30–13.30 arasında çevrim içi olarak gerçekleştirilecektir.

Sınav, asistanların bilgi, klinik karar verme ve antimikrobiyal yönetim alanlarındaki gelişimlerini izlemeyi, eğitim sürecindeki güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini belirlemeyi amaçlayan gelişimsel (formatif) bir değerlendirme olarak hazırlanmıştır.
İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji uzmanlık eğitimi alan tüm asistanlar, asistanlık süreleri fark etmeksizin sınava başvurabilir.

Ayrıntılı Bilgi ve Başvuru İçin Tıklayınız

Sağlık Bakımıyla İlişkili İnfeksiyonlar Çalışma Grubu (SBİÇG) Bülteni’nin İkinci Sayısı Yayımlandı

KLİMİK Derneği Sağlık Bakımıyla İlişkili İnfeksiyonlar Çalışma Grubu (SBİÇG) tarafından hazırlanan SBİÇG Bülteni Ekim 2026 sayısı yayımlandı.

SBİÇG Bülteni İçin Tıklayınız

Mantar İnfeksiyonları Çalışma Grubu (MİÇG) Bülteni’nin İlk Sayısı Yayımlandı

KLİMİK Derneği Mantar İnfeksiyonları Çalışma Grubu (MİÇG) tarafından hazırlanan MİÇG Bülteni Ekim 2026 sayısı yayımlandı.

MİÇG Bülteni İçin Tıklayınız

24 Ekim 2026 Dünya Polio Günü

Çocuk felci (poliomyelit) ya da kısa adıyla polio, Dünya Sağlık Asamblesi’nin 1988 yılında ortadan kaldırmayı taahhüt ettiği, polio virusunun neden olduğu, daha çok beş yaş altındaki çocukları etkileyen ve kalıcı felç yapabilen bir hastalıktır.

Tüm çocukları bu yıkıcı hastalıktan korumaya yönelik polio aşısının önemi konusunda farkındalık yaratmak ve çocuk felcinin ortadan kaldırılmasına katkı sunan ebeveynleri, sağlık profesyonellerini ve gönüllüleri kutlamak için her yıl 24 Ekim’de Dünya Polio Günü kutlanır.

Açıklama İçin Tıklayınız

Türkiye’de Rutin Klinik Uygulamada HIV ile Yaşayan Kişilerde Biktegravir/Emtrisitabin/Tenofovir Alafenamidin (BIC/FTC/TAF) Etkinliği ve Tolerabilitesi: KLİMİK HIV-TR Kohortunun 12 Aylık Sonuçları

Derneğimizin HIV Çalışma Grubu öncülüğünde yürütülen çok merkezli çalışmanın sonuçları AIDS Research and Therapy dergisinde yayımlandı. Faz 3 çalışmalar, BIC/FTC/TAF’ın hem tedavi deneyimi olmayan hem de tedavi deneyimli HIV ile yaşayan kişilerde uzun dönem etkinliğini ve güvenliğini ortaya koymuştur; ancak başlangıç viral yükü çok yüksek olan hastalarda gerçek yaşam verileri sınırlıdır. Girişimsel olmayan, gözlemsel ve retrospektif olarak tasarlanan bu çalışmada KLİMİK HIV-TR kohortunda yer alan 33 üçüncü basamak merkezin verileri analiz edilmiş. 31 Ağustos 2022 ve öncesinde tek tablet BIC/FTC/TAF tedavisine başlanan 18 yaş ve üzeri hastalar çalışmaya alınmış. Birincil sonlanım, 48. haftada HIV-1 RNA <200 kopya/mL olarak tanımlanan virolojik baskılanma olarak belirlenmiş ve baskılanma oranları başlangıç viral yüküne göre (<100 000, >100 000 ve >1 000 000 kopya/mL) ayrıca değerlendirilmiş. Toplam 2262 hasta analiz edilmiş; bunların 1122’si (%49.6) tedavi deneyimi olmayan, 1140 (%50.4)’ı tedavi deneyimli hastalarmış. Tedavi deneyimi olmayan hastaların %88.5’inde başlangıç HIV-1 RNA düzeyi >100 000 kopya/mL, %24.2’sinde >1 000 000 kopya/mL imiş; %55.7’sinde CD4 sayısı <350 hücre/mm³ bulunmuş. Bu grupta virolojik baskılanma (HIV-1 RNA <200 kopya/mL) 24. haftada %95.6, 48. haftada %98.3 olarak saptanmış. Baskılanma oranları, <50 kopya/mL eşiği kullanıldığında 24. ve 48. haftalarda sırasıyla %81.9 ve %93 bulunmuş. Yirmi dördüncü haftada <50 kopya/mL düzeyinde baskılanma, başlangıç viral yükü >100 000 kopya/mL olanlarda <100 000 kopya/mL olanlara göre (%80.4’e karşı %93.8; p<0.001), >1 000 000 kopya/mL olanlarda ise <1 000 000 kopya/mL olanlara göre (%67.1’e karşı %86.9; p<0.001) daha düşük kalmış. Kırk sekizinci haftada ise başlangıç viral yükü >100 000 ve <100 000 kopya/mL olanlar arasındaki fark anlamlılığını yitirmiş (%92.5’e karşı %96.7; p=0.127), >1 000 000 kopya/mL olanlarda baskılanma oranı daha düşük kalmaya devam etmiş (%88.4’e karşı %94.5; p=0.002). Tedavi deneyimi olmayan hastalarda medyan CD4/CD8 oranı başlangıçta 0.44 iken 48. haftada 1.06’ya yükselmiş (p<0.001). Tedavi deneyimli hastalarda 48. haftadaki virolojik baskılanma oranı HIV-1 RNA <50 kopya/mL eşiğinde %92.2, <200 kopya/mL eşiğinde %96.5 olmuş. Tedavinin kesilmesine yol açan ciddi yan etki gözlenmemiş. Yazarlar, başlangıç viral yükü çok yüksek olan tedavi deneyimi olmayan hastalarda ve tedavi deneyimli hastalarda elde edilen yüksek virolojik baskılanma oranlarının, BIC/FTC/TAF’ın rutin klinik uygulamadaki etkinlik ve güvenlik profilini desteklediğini vurgulamış.

Akalın H, İnan A, Kaya B, et al; KLİMİK HIV-TR Working Group. Effectiveness and tolerability of bictegravir/emtricitabine/tenofovir alafenamide (BIC/FTC/TAF) in people with HIV (PWH) in routine clinical practice in Türkiye: 12-month outcomes from the KLIMIK HIV-TR cohort. AIDS Res Ther. 2026;23:99.

Makale İçin Tıklayınız

Yaşlı Erişkinlerde İnvazif Escherichia coli Hastalığının Önlenmesinde Dokuz Değerlikli Aşının (ExPEC9V) Etkinliği, Güvenliği ve İmmünojenitesi: Faz 3, Randomize, Plasebo Kontrollü Çalışma (E.mbrace)

Ekstraintestinal patojen Escherichia coli (ExPEC) kaynaklı invazif E. coli hastalığı (İEH) bakteriyemi ve sepsise yol açabilmektedir. ExPEC9V, E. coli kan dolaşımı infeksiyonlarının çoğundan sorumlu dokuz O-serotipini hedefleyen bir konjugat aşıdır. Çift kör, plasebo kontrollü bu faz 3 çalışma 20 ülkede 332 merkezde yürütülmüş. Son iki yılda idrar yolu infeksiyonu öyküsü olan, sağlık durumu stabil, 60 yaş ve üzeri erişkinler çalışmaya alınmış. Katılımcılar 1:1 oranında tek doz kas içi ExPEC9V ya da plaseboya randomize edilmiş. Birincil sonlanım, aşı serotiplerinin kanda veya steril bölgelerde neden olduğu ilk İEH olgusu olarak belirlenmiş. Beklenen 53 olgunun en az %40’ına ulaşıldığında önceden tanımlanmış yararsızlık analizi yapılmış. Bu analizde etkinlik saptanmamış ve çalışma erken sonlandırılmış. Sonlandırma tarihine kadar planlanan 19 800 katılımcının 17 701’i aşılanmış (8858 ExPEC9V, 8843 plasebo). Protokole uygun analize 17 637 katılımcı alınmış. Bu grupta aşı serotiplerine bağlı 24 İEH olgusu görülmüş (aşı grubunda 11, plasebo grubunda 13). Aşı etkinliği %14.63 (%95 GA: −106.57 ile 65.38) bulunmuş, koruyucu etki gösterilememiş. Güvenlik profili kabul edilebilir düzeyde olmuş. Hafif düzeydeki yan etkiler aşı grubunda daha sık görülmüş, ciddi yan etkiler iki grupta dengeli dağılmış. Aşıya bağlı ölüm bildirilmemiş. Aşı güçlü ve kalıcı antikor yanıtı oluşturmuş, ancak bu yanıt klinik korumaya dönüşmemiş. Bu sonuçlar üzerine ExPEC9V’nin geliştirilmesi durdurulmuş.

Bonten M, Butler CC, Edwards A, et al. Efficacy, safety, and immunogenicity of a nine-valent vaccine (ExPEC9V) for the prevention of invasive Escherichia coli disease in older adults: a phase 3, randomised, placebo-controlled trial (E.mbrace). Lancet Infect Dis. 12 Ekim 2026.

Makale İçin Tıklayınız

Çin’de Üçüncü Kuşak Sefalosporinlere Dirençli Neisseria meningitidis ‘in Ortaya Çıkışı ve Yayılımı

Bu çalışmada Çin’de Neisseria meningitidis‘te üçüncü kuşak sefalosporin direncinin genetik ve evrimsel mekanizmaları araştırılmış. Sefotaksim ve seftriaksona dirençli 20 suş, 20 duyarlı kontrol suşla tüm genom dizilemesi ve fenotipik duyarlılık testleri kullanılarak karşılaştırılmış. Direnç fenotipiyle güçlü korelasyon yalnızca PBP2 mutasyonlarında saptanmış. Dirençli suşların tümünde yedi PBP2 mutasyonu bulunmuş (A311V, R468K, E469K, D/N472E, L/P480A, T483S, G545S). Bu suşlarda MİK değerleri 0.125-1.5 μg/mL arasında değişmiş. Sefotaksim MİK’leri genellikle seftriaksonunkilerden yüksek bulunmuş. Ardından 49.958 genom taranmış ve yedi mutasyonu birlikte taşıyan 124 genom (%0.25) belirlenmiş. Bu suşların 28’i hastalardan, 84’ü asemptomatik taşıyıcılardan izole edilmiş. Suşların tümü Çin kaynaklıymış ve çoğunlukla Kuzey ve Kuzeybatı Çin’de yoğunlaşmış. Yazarlar, üçüncü kuşak sefalosporin direncinin genel düzeyinin hâlâ çok düşük olduğunu, ancak bölgeler arası yayılımın direnci hızla artırabileceğini vurgulamış. Her mutasyonun dirence katkısının işlevsel deneylerle doğrulanması gerektiği belirtilmiş ve sürveyansın bu üç klona odaklanması önerilmiş.

Wang H, Xu L, Yang H, Liu X, Che J, Qiao Y, Zhang M, Shao Z. The emergence and spread of third-generation cephalosporin-resistant Neisseria Meningitidis in China. J Infect. 2026;93(5):106879.

Makale İçin Tıklayınız

Türkiye’de Candidozyma auris İnfeksiyonlarının Epidemiyolojisi ve Sonuçları: Ulusal Sürveyans Çalışması, 2023-2025

Candidozyma auris (Candida auris), Dünya Sağlık Örgütü tarafından kritik öncelikli fungal patojenler arasında sınıflandırılan, çoklu ilaca dirençli bir mantardır. Türkiye’de ulusal sürveyans sistemine ilk olgu Şubat 2023’te bildirilmiş, sonrasında bildirimler hızla artmış. Bu çalışmada 12 Şubat 2023 ile 31 Aralık 2025 arasında Sağlık Bakanlığı Ulusal Sağlık Hizmetiyle İlişkili İnfeksiyon Sürveyans Sistemine (INFLINE) bildirilen tüm C. auris infeksiyonları incelenmiş. Bu dönemde 81 ilin 54’ünden toplam 2829 infeksiyon bildirilmiş. Yıllık olgu sayısı 2023’te 179, 2024’te 726, 2025’te 1924 olmuş. İnsidans dansitesi 100 000 hasta gününde 0.52’den 5.49’a yükselmiş, yaklaşık 10.6 kat artmış. Hasta günü paydası aynı dönemde sabit kaldığından artışın bildirim artışından değil, gerçek insidans artışından kaynaklandığı değerlendirilmiş. Olguların %56.8’i Marmara Bölgesi’nden, %40.8’i İstanbul’dan bildirilmiş. İnfeksiyonların %86.6’sı yoğun bakım ünitelerinde gelişmiş. En sık infeksiyon tipi kan dolaşımı infeksiyonu (%96.6) olmuş; bunların %76.4’ü santral kateter ilişkili kan dolaşımı infeksiyonu kriterlerini karşılamış. En sık invazif araç maruziyetleri üriner kateter (%71.2), santral kateter (%66.4) ve mekanik ventilasyon (%54.9) olarak belirlenmiş. Olguların %81.1’inde C. auris tek etken olarak saptanmış, %18.9’u polimikrobiyal bulunmuş. Eşlik eden etkenler arasında en sık Klebsiella pneumoniae (%24.3) ve Acinetobacter baumannii (%13.8) görülmüş. Hastane içi mortalite %49.8, sonucu bilinen olgularda (n=1894) %74.4 bulunmuş. Kolonizasyon ve antifungal duyarlılık verileri sistemde yer almadığından gerçek yükün bildirilenden fazla olduğu belirtilmiş.

Agüloğlu Bali E, Hekimoğlu CH, Altun D, et al. Epidemiology and outcomes of Candidozyma auris infections in Türkiye: a national surveillance study, 2023-2025. J Hosp Infect. 2026;177:117-24.

Makale İçin Tıklayınız

2023 Gazze Savaşı Sırasında Reçetesiz Antibiyotik Kullanımı ve Toplumun Farkındalığı: Kesitsel Bir Anket Çalışması

Bu çalışmada, savaş sırasında reçetesiz antibiyotik kullanımının sıklığı ve halkın antibiyotikler ile direnç konusundaki bilgi, tutum ve davranışları araştırılmış. Mayıs-Ekim 2025 tarihleri arasında yürütülen anket çalışmasına savaş boyunca Gazze’de yaşamış 422 erişkin dahil edilmiş. Savaş öncesi ve savaş dönemine ait yanıtlar katılımcıların kendi beyanlarına dayanılarak karşılaştırılmış. Katılımcıların %58’i kadın, %84’ü üniversite mezunuymuş. Reçetesiz antibiyotik kullanımı savaştan önce %60.4 iken savaş sırasında %80.6’ya yükselmiş (p<0.001). Katılımcıların yaklaşık %59’u antibiyotiklerin grip ve soğuk algınlığında işe yaradığını düşünüyormuş; buna karşın direnç konusundaki farkındalık yüksekmiş (%82). En sık kullanılan antibiyotikler amoksisilin (%38) ve doksisiklin (%22) olmuş. Savaştan önce reçetesiz antibiyotik kullanımının en sık nedeni ilaca kolay ulaşım (%78) iken savaş sırasında bu oran %12’ye düşmüş; yerini sağlık hizmetine ulaşamama (%75), kliniklerin aşırı kalabalığı (%75) ve başka tedavi seçeneğinin olmaması (%72) almış. Antibiyotiğe ulaşma yollarında savaş öncesinden savaş dönemine eczaneden reçetesiz alım %24’ten %81’e, evde kalan ilaçların kullanımı %20’den %79’a, yardım kuruluşlarından temin %6’dan %63’e, karaborsadan temin ise %2’den %41’e yükselmiş. Sonuç olarak halkın farkındalığı orta düzeyde olmasına rağmen savaş sırasında reçetesiz antibiyotik kullanımı belirgin şekilde artmış. Yazarlara göre bu artışı bilgi eksikliğinden çok sağlık hizmetlerine erişimin çökmesi, ilaç kıtlığı ve ekonomik zorluklar belirlemiş. Halk eğitimi, toplum temelli antibiyotik yönetimi programları, sağlık sisteminin güçlendirilmesi ve antibiyotik satışının denetlenmesi önerilmiş.

Altalla SA, Abu Mustafa AM, Elmanama AA. Antibiotic self-medication and public awareness during the 2023 Gaza war: a cross-sectional investigation. Int J Infect Dis. 2026;172:109090.

Makale İçin Tıklayınız

Meşrutiyet Mah. Rumeli Cad.
İpek Apt. No. 70 D. 7
(Rumeli Eczanesi üstü),
34363 Şişli, İstanbul
Tel. ve Faks: (0212) 219 54 82
E-posta: klimik@klimik.org.tr