Klimik Bülteni - Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Yayın Organıdır
<
13
Ekim
2026
>

ESKİ SAYILAR

BÜLTEN ÜYELİĞİ

İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlarının Çalışma Koşulları, Sorunlar ve Çözüm Önerileri (221. Web Konferans, 13 Ekim 2026)

13 Ekim 2026 Salı günü 20.00-21.30 saatleri arasında “İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlarının Çalışma Koşulları, Sorunlar ve Çözüm Önerileri” Web konferansı yapılacaktır.

PROGRAM

Yönetenler
Prof. Dr. Güven ÇELEBİ
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi

Prof. Dr. Pınar KORKMAZ
Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi

Devlet Hastanesinde İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı
Uzm. Dr. Serhat ATALAR
Ordu Devlet Hastanesi

Eğitim Araştırma Hastanesi-Şehir Hastanesinde İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı
Uzm. Dr. Halime ARAZ
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi

Özel Hastanede İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı
Doç. Dr. Aziz Ahmad HAMİDİ
Memorial Göztepe Hospital

Üniversite Hastanesinde İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı
Prof. Dr. Alpay AZAP
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi

Selam ve saygılarımızla.
KLİMİK Derneği Yönetim Kurulu

VIII. Ulusal Sağlık Bakımıyla İlişkili İnfeksiyonlar Simpozyumu (USBİS 2027) (16-17 Ocak 2027, İstanbul)

KLİMİK Derneği Sağlık Bakımıyla İlişkili İnfeksiyonlar Çalışma Grubu (SBİÇG) olarak 16-17 Ocak 2027 tarihlerinde VIII. Ulusal Sağlık Bakımıyla İlişkili İnfeksiyonlar Simpozyumu (USBİS 2027)’nu gerçekleştireceğiz.

İstanbul’da Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi ev sahipliğinde gerçekleştireceğimiz USBİS 2027’yi geleneksel bir bilgi paylaşım ortamı değil; antimikrobiyal dirençle mücadelede somut çözümler üreteceğimiz, salgınları önleme stratejilerini birlikte tasarlayacağımız ve geleceğin standartlarını multidisipliner bir anlayışla belirleyeceğimiz bir eylem platformu olarak kurguluyoruz. Antimikrobiyal direnç nedeniyle tedavi seçeneklerimizin kısıtlı olduğu günümüzde, sağlık bakımıyla ilişkili infeksiyonların önlenmesi konusundaki çabalarımız her zamankinden daha büyük bir önem taşımaktadır. İnfeksiyon kontrolünde yapay zekanın sunduğu fırsatları ve yenilikçi teknolojileri, saha tecrübesiyle birlikte geniş bir yelpazede ele alacağımız bu ortak platformda sizleri aramızda görmekten onur duyacağız. Gelin, bu mücadelede sahadan geleceğe uzanan ortak çözümleri birlikte üretelim.

Ayrıntılı Bilgi İçin Tıklayınız

İnfektif Endokardit: Tanı, Antibiyotik, Tedavi ve Yönetim: Amerikan Kalp Derneği Bilimsel Bildirgesi

İnfektif Endokardit: Tanı, Antibiyotik, Tedavi ve Yönetim: Amerikan Kalp Derneği Bilimsel Bildirgesi 2015 Amerikan Kalp Derneği (AHA) infektif endokardit (İE) bildirgesinin güncellemesi olan bu bildirge önceki bildirgelerin aksine resmi “öneri” yerine klinik “yönetim önerileri” sunmakta ve multidisipliner endokardit ekibiyle bireye özel karar alınmasını vurgulamaktadır. Son yıllarda İE insidansı artmış; damar içi ilaç kullanımına bağlı İE’nin yaygınlaşması, yaşlanan ve komorbiditesi fazla popülasyon, protez kardiyak kapak ve kardiyak cihaz kullanımının artması bu değişimde rol oynamaktadır. 2023 Duke/ISCVID tanı kriterleri, moleküler patojen tanımlama yöntemleri ve çok modaliteli görüntüleme, tanı sürecini belirgin şekilde değiştirmiş. Burada vurgulanan önemli mesajlar şunlar olmuş:

– Endokardit ekibi modelinin bireyselleştirilmiş hasta bakımı için optimal yaklaşım olduğu belirtilmiş. 

– Ekip kurulması, kısa dönem mortalitede azalma, cerrahi müdahaleye kadar geçen sürede kısalma ve cerrahi müdahale oranında artışla ilişkilendirilmiş. 

– “Hub-and-spoke” modelinin toplum hastanelerindeki klinisyenlere standardizasyon ve eğitim desteği sağlayacağı vurgulanmış. 

– 18F-FDG-PET/CT’nin, protez kapak İE tanısında değerli bir yardımcı görüntüleme yöntemi olduğu ve ekstrakardiyak infeksiyon odaklarının saptanmasında önemli olduğu bildirilmiş. 

– WBC SPECT/CT’nin, ekokardiyografi ve FDG-PET/CT’nin yetersiz/ulaşılamaz olduğu yüksek şüpheli olgularda kullanılabileceği ama doğal kapakta duyarlılığının düşük olduğu ifade edilmiş. 

– Rutin toraks/batın/pelvis BT’nin asemptomatik hastalarda önerilmediği belirtilmiş. 

– POT (kısmi oral tedavi), akut faz sonrası seçilmiş hastalar için bir seçenek olduğu, birinci basamak/tek yol olmadığı aktarılmış (derleme içinde POT kriterleri ayrıntılı açıklanmış). 

– POT’a geçişte ikili tedavinin yazarların çoğunluğu tarafından önerildiği ama monoterapiye karşılık kombinasyon tedavisi konusunda tam uzlaşı sağlanamadığı görülmüş. 

– OPAT (ayaktan parenteral antibiyotik tedavisi), uygun kriterleri karşılayan hastalarda standard bir seçenek olarak kabul edilmiş. 

– Cerrahi müdahale kararı endokardit ekibi tarafından verilse de, nihai operasyon kararının kardiyovasküler cerrahta olduğu vurgulanmış. 

– Kardiyak implant edilebilir elektronik cihaz (CIED) varlığında gelişen valvüler İE’de “lead” vejetasyonu/jeneratör cep bulgusu olmasa dahi tam cihaz ekstraksiyonunun tercih edilmesi gerektiği belirtilmiş. 

– Perkütan mekanik aspirasyon (PMA)’un seçilmiş sağ taraflı İE olgularında (PWID, CIED lead ilişkili, cerrahiye uygun olmayanlar) vejetasyon küçültme açısından bir seçenek olduğu fakat sol taraflı İE’de henüz araştırma aşamasında olduğu bildirilmiş.

Yazarlar bu derlemede önerilerin çoğunlukla gözlemsel veri ve uzman fikir birliğine dayandığını, bu nedenle her olgunun multidisipliner endokardit ekibi tarafından bireyselleştirilerek değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamış.

DeSimone DC, Marks L, Dayer MJ, et al. Infective endocarditis: diagnosis, antibiotic therapy, and management: a scientific statement from the American Heart Association. Circulation. 8 Eylül 2026.

Makale İçin Tıklayınız

İlaca Duyarlı Akciğer Tüberkülozu İçin 4 Aylık Quabodepistat, Delamanid ve Bedaquilin Rejiminin Etkinliği ve Güvenliği: Çok Merkezli, Açık Etiketli, Randomize, Kavram Kanıtı, Eşdeğerlik, Faz 2b/c Çalışması

Delamanid, bedakilin ve quabodepistat (DBQ) kombinasyon tedavisi, ilaca duyarlı akciğer tüberkülozu olan katılımcılarda yürütülen 14 günlük faz 2a erken bakterisidal aktivite çalışmasında güçlü erken bakterisidal aktivite göstermiş ve iyi tolere edilmiş. Bunun devamı niteliğindeki kanıt-kavram (proof-of-concept) faz 2b/c çalışması, Güney Afrika’da ilaca duyarlı akciğer tüberkülozu olan 122 yetişkinde 4 aylık kubodepistat + delamanid + bedakilin (DBQ) rejimini 6 aylık standard bakıma (RHEZ) karşı değerlendirmiş. Balgam kültürü negatifleşme oranı, havuzlanmış DBQ grubunda %96 iken RHEZ’de %100 bulunmuş ve eş değerlik kriterini karşılamış (fark -%4.0, %80 CI -7.4 ila 3.4). Olumsuz olaylar çoğunlukla hafif-orta şiddetteymiş ve çalışmada yer alan ilaçlara atfedilen bir kesilme olmamış. DBQ gruplarında 12. ayda relaps oranları RHEZ’e göre sayısal olarak daha yüksek bulunmuş. Hiçbir hastada ilaca direnç görülmemiş. Sonuç olarak DBQ omurgası, ilaca dirençli TB’de şu anda devam eden bir faz 3 çalışmasını (NCT07209761) destekleyen umut verici sonuçlar göstermiş.

Dawson R, Diacon AH, Variava E, et al. Efficacy and safety of a 4-month quabodepistat, delamanid, and bedaquiline regimen for drug-susceptible pulmonary tuberculosis: a multicentre, open-label, randomised, proof-of-concept, non-inferiority, phase 2b/c trial. Lancet Infect Dis. 2026;26(10):1010-21.

Makale İçin Tıklayınız

Deneysel İnsan İnokülasyonu Sırasında Respiratuar Sinsityal Virusun Viral Dinamiği: Bulaşma ve Korunma Açısından Çıkarımlar

Solunum sinsityal virusu (RSV), solunum yolu infeksiyonunun önde gelen nedenidir. Klinik, viral ve bağışıklık kinetiğini ölçmek hem bireysel hem de toplum düzeyinde müdahale stratejilerinin uyarlanması konusunda daha fazla bilgi sağlayabilir. Konakçı-patojen etkileşimlerini karakterize etmek için matematiksel modeller kullanarak deneysel olarak RSV ile infekte olmuş 225 yetişkinin yüksek çözünürlüklü viral, immünolojik ve klinik verilerinin analiz edildiği bu çalışmadaki modelleme üç ana mekanizmayı içermiş: viral RNA’yı bulaşıcı virusa bağlayan bir güç yasası ilişkisi, hedef hücre duyarlılığını ve viral üretimi azaltan doğuştan gelen bir bağışıklık tepkisi ve antikor ve antikor dışı bileşenleri entegre eden uyarlanabilir bir bağışıklık tepkisi. Antikor dışı yanıtın infekte hücre temizliğini yedi kat arttırdığı gösterilmiş [%90 tahmin aralığı (PI), 2-20 kat]. Virusun bulaşmadan 3 gün sonra saptanabildiği (%90 PI, 2-5 gün) ve bulaşmadan 8 gün sonra da (6-11 gün) eradike edildiği gösterilmiş. Bu durum 5 günlük (3.5-10 gün) ortalama saçılım süresine karşılık gelmiş. Viral RNA’nın 12 günlük ortalama klirens süresiyle (%90 PI, 9-15 gün) daha uzun süre varlığını sürdürdüğü bulunmuş. Çalışma popülasyonunun %35’ini az semptom gösteren bireyler oluşturmasına rağmen, bu grubun toplam infeksiyöz viral saçılımın yalnızca %5’ine katkıda bulunduğu bildirilmiş.

Schumer C, Mann AJ, Fourati S, et al. Viral dynamics of the respiratory syncytial virus during experimental human challenge: implication for transmission and protection. J Infect Dis. 2026;234(3):407-416. 

Makale İçin Tıklayınız

Duyurular

KLİMİK Derneği Asistan ve Genç Uzman Hekimler (AGUH) komisyonu tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen Temel Eğitim Programı, bu yıl 16-17 Ekim 2026 tarihinde Büyükada’da “Gebelik ve İnfeksiyonlar” temasıyla gerçekleştiriliyor.

Bağlantı İçin Tıklayınız

Avrupa İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Derneği (ESCMID) tarafından 9-13 Nisan 2027 tarihinde düzenlenecek olan ESCMID Global 2027 kongresi için bildiri gönderimleri 7 Ekim 2026 itibarıyla açılmıştır.

Bağlantı İçin Tıklayınız

Meşrutiyet Mah. Rumeli Cad.
İpek Apt. No. 70 D. 7
(Rumeli Eczanesi üstü),
34363 Şişli, İstanbul
Tel. ve Faks: (0212) 219 54 82
E-posta: klimik@klimik.org.tr