Klimik Bülteni - Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Yayın Organıdır
<
25
Ağustos
2026
>

ESKİ SAYILAR

BÜLTEN ÜYELİĞİ

KUTEP 2026 (16-19 Aralık 2026, Ankara)

KLİMİK Derneği Okulu (KİDOK) Projesi kapsamında düzenlenen KLİMİK Derneği Uygulamalı Teorik Eğitim Programı (KUTEP), 16-19 Aralık 2026 tarihlerinde Ankara’da New Park Otel ve Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Eğitim Laboratuvarı’nda yapılacaktır. Bu yıl dokuzuncusu yapılacak olan KİDOK eğitim programı iki aşamalı olarak gerçekleştirilecektir.

Ayrıntılı Bilgi İçin Tıklayınız

23. İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Yeterlik Sınavı (20 Aralık 2026, Ankara)

Bu yıl 23’üncüsü düzenlenecek olan İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Yeterlik Sınavı, 20 Aralık 2026 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilecektir.

Ayrıntılı Bilgi İçin Tıklayınız

30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun!

Cumhuriyet’in kuruluşu yolunda 30 Ağustos 1922’de Türk Ordusu tarafından emperyalizme karşı kazanılan zaferin anlamı çok büyüktür.

30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun!

Yönetim Kurulu Açıklaması İçin Tıklayınız

KLİMİK Video: Direnç Çağında Cinsel Yolla Bulaşan İnfeksiyonların Yönetimi—Tedavide Neler Değişti?

Hızla artış gösteren antimikrobiyal direnç oranları, cinsel yolla bulaşan infeksiyonların (CYBİ’lerin) tedavisinde de ön plana çıkmakta ve klinik başarı için tedavi protokollerinin sürekli güncellenmesini zorunlu kılmaktadır. Özellikle dirençli Neisseria gonorrhoeae suşları, Mycoplasma genitalium yönetimindeki zorluklar ve partner tedavisi öne çıkan konuları oluşturmaktadır. Videomuzda, Ankara Etlik Şehir Hastanesi’nden Doç. Dr. Tülay Ünver Ulusoy, CYBİ tedavisindeki güncellemeleri anlatıyor. Ampirik tedaviden hedefe yönelik tedaviye geçiş stratejilerini ve direnç çağında klinisyenin yol haritasını ele alan bu kıymetli oturumu kaçırmayın.

Video İçin Tıklayınız

Akut ve Uzun COVID-19’da Virus Reaktivasyonu

Boston Children’s Hospital öncülüğünde 15 kurumun katılımıyla yürütülen bu çalışma, ABD’deki 20 merkezde hastaneye yatırılan 1154 COVID-19 hastasını izleyerek kronik/latent virusların reaktivasyonunu araştırmış. İlk 40 gün içinde 11 farklı virusun reaktive olduğu saptanmış; en sık görülenler Epstein-Barr virusu (EBV), herpes simpleks tip 1, sitomegalovirus (CMV) ve nispeten az bilinen Anelloviridae ailesiymiş.

Çalışmanın asıl dikkat çekici bulgusu, CMV ve EBV reaktivasyonunun immünosüpresyona değil, sistemik inflamasyona bağlı geliştiğinin gösterilmesiymiş. Bu durumun, kronik viral reaktivasyonun esas olarak immün baskılanmadan kaynaklandığı yönündeki yerleşik görüşü sorgulattığı belirtilmiş. Ayrıca Anelloviridae reaktivasyonunun uzun COVID ve kalıcı fonksiyonel bozuklukla ilişkili bulunmasının, hastalığın patofizyolojisine dair yeni bir ipucu sunduğu vurgulanmış.

Maguire C, Chen J, Rouphael N, et al. Virus reactivation in acute and long COVID-19. Nature. 2026;656(8128):700-711.

Makale İçin Tıklayınız

Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Uganda’daki 2026 Salgınında Yeni Bir Bundibugyo Virusu Varyantının Ortaya Çıkışı

Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) ve Uganda’daki Bundibugyo virus hastalığı (BVD) vakalarından elde edilen 22 genomun filogenetik analizi, mevcut salgının 2007-2008 ve 2012’deki önceki BDBV varyantlarının yeniden ortaya çıkışı olmadığını, ayrı bir filogenetik küme oluşturan ve sürdürülebilir insandan insana bulaşmaya dair kanıtlar taşıyan tamamen yeni bir zoonotik sıçrama olayı olduğunu ortaya koymuş.

Bu bulgu, DSÖ tarafından PHEIC ilan edilen ve halen devam eden salgının güncel boyutuyla birlikte önem kazanmış: 18 Ağustos itibarıyla 5021 doğrulanmış vaka ve 2378 ölüm bildirilmiş. DSÖ’ye göre bu salgın, KDC’nin kendi tarihindeki en büyük Ebola salgınını (2018-2020, 3317 vaka) geride bırakarak şimdiye dek belgelenmiş en büyük Ebola salgını haline gelmiş ve kayıtlardaki en hızlı büyüyen Ebola salgını olarak nitelendirilmiş. BVD’ye özgü lisanslı bir aşı veya tedavinin hala bulunmaması da klinik yönetimi zorlaştırmaya devam ediyormuş.

Ayitewala A, Amuri-Aziza A, Nsawotebba A, et al. Bundibugyo ebolavirus from the 2026 Ebola outbreak in Uganda and DR Congo: a new variant. Lancet. 2026;408(10552):317-319.

Makale İçin Tıklayınız

Geniş Nötralizan Antikorlar, Antiretroviral Tedavi ve CCR5 Blokajı Kombinasyonu, İnfant Maymun HIV Modelinde Viral Rezervuar Oluşumunu Sınırlandırıyor

Oregon Health & Science University öncülüğündeki bu çalışma, infant rhesus maymun modelinde peripartum HIV infeksiyonunu incelemiş. Viral zarf proteinine yönelik geniş nötralizan antikorlar tek başına, günlük antiretroviral tedaviden (ART) bağımsız olarak, latent rezervuar oluşumunu önlemede yetersiz kalmış. CCR5 reseptörünü bloke eden deneysel antikor leronlimab da rezervuar oluşumunu tam engelleyememiş, ancak lenfoid ve gastrointestinal dokulardaki rezervuar yükünü belirgin şekilde azaltmış.

Asıl çarpıcı sonuç, viremik yenidoğanlara infeksiyondan 72 saat sonra nötralizan antikorlar + ART + leronlimab üçlü kombinasyonu uygulandığında ortaya çıkmış: tedavi kesildikten bir yıl sonra bile ne replike olan ne de latent virus saptanmış. Dünya genelinde yılda yaklaşık 120 000 yenidoğanın HIV ile infekte olduğu göz önüne alındığında, bu sonucun doğrudan insan klinik çalışmalarına taşınabilecek bir potansiyel taşıması, bulgunun geniş yankı uyandırmasının başlıca nedeni olduğu vurgulanmış.

Sacha JB, Ordonez T, Pandey S, et al. Combination therapy with broadly neutralizing antibodies, antiretroviral therapy and CCR5 blockade limits viral reservoir seeding in infant macaque model of HIV. Nat Microbiol. 10 Ağustos 2026.

Makale İçin Tıklayınız

İnsanlarda Lyme Hastalığı Aşısı: VLA15 ile Korunmada Yeni Dönem

İnsanlarda Lyme Hastalığı Aşısı: VLA15 ile Korunmada Yeni Dönem
Lyme hastalığının görülme sıklığı ve coğrafi yayılımı özellikle Kuzey Amerika ve Avrupa’da giderek artarken, günümüzde insanlarda kullanıma sunulmuş bir Lyme aşısı bulunmamaktadır. Bu derlemede, Lyme hastalığının epidemiyolojisi ve aşı çalışmalarının geçmişi ele alınarak, klinik geliştirme açısından en ileri aşamadaki aday olan VLA15 değerlendirilmiş. VLA15, Borrelia burgdorferi sensu lato’nun kene içerisinde eksprese ettiği OspA proteinini hedefleyen ve Kuzey Amerika ile Avrupa’daki başlıca altı OspA serotipine karşı bağışıklık oluşturmak üzere tasarlanmış hekzavalan bir aşıdır. Aşıyla oluşan anti-OspA antikorları, kene kan emerken bakterinin keneden insana geçişini engellemeyi amaçlamaktadır.

Faz 1 ve 2 çalışmalarında VLA15’in genel olarak iyi tolere edildiği ve altı OspA serotipinin tamamına karşı güçlü antikor yanıtı oluşturduğu gösterilmiş. En sık bildirilen reaksiyonlar enjeksiyon yerinde ağrı ve hassasiyet ile kas ağrısı ve baş ağrısı olup çoğunlukla hafif-orta şiddetteymiş. Üç dozluk başlangıç şemasından sonra uygulanan dördüncü doz antikor düzeylerini belirgin şekilde artırmış, ancak zamanla antikorların azalması yıllık rapel doz gereksinimini gündeme getirmiş. VLA15 halen Faz 3 aşamasındaymış. Yaklaşık 9400 katılımcının yer aldığı VALOR çalışması Avrupa, ABD ve Kanada’da beş yaş ve üzerindeki bireylerde aşının etkinlik ve güvenliğini değerlendiriyormuş; ayrıca yaklaşık 3500 çocuk ve adölesanın dahil edildiği ayrı bir Faz 3 güvenlilik çalışması yürütülüyormuş. Araştırmacılar, Faz 3 sonuçlarının olumlu olması halinde VLA15’in Lyme hastalığının önlenmesinde önemli bir koruyucu seçenek olabileceğini belirtmiş.

Simon R, Lamberth E, Stark JH, Skinner JM. A human Lyme disease vaccine: two steps forward on the path to prevention. Expert Rev Vaccines. 2026;25(1):2607482.

Makale İçin Tıklayınız

Fransa’da Genç Kadın Öğrencilerden Oluşan Bir Kohortta Chlamydia trachomatis Görülme Sıklığının Vajinal Mikrobiyota Dinamikleri, İmmünogenetik ve Maruziyetlerle İlişkisi

Bu çalışma, genç kadınlarda vajinal mikrobiyota yapısının Chlamydia trachomatis (CT) infeksiyonuna yakalanma riskiyle ilişkisini ve bu ilişkide genetik ve cinsel davranış faktörlerinin rolünü araştırmış. Fransa’daki i-Predict çalışmasından 18–24 yaş arası 313 kadın öğrenci 18 ay boyunca takip edilmiş; vajinal örnekler 16S rRNA dizilemesiyle incelenmiş ve CT duyarlılığıyla ilişkili olabileceği düşünülen 13 genetik polimorfizm (SNP) değerlendirilmiş. Takip sırasında 24 katılımcıda yeni CT infeksiyonu gelişmiş. İnfeksiyon gelişen kadınlarda, infeksiyondan önce Gardnerella spp., Fannyhessea vaginae ve Prevotella timonensis gibi anaerob bakterilerin daha fazla bulunduğu gösterilmiş. Özellikle Lactobacillus açısından fakir ve anaerob bakteriler açısından zengin CST IV vajinal mikrobiyotası, CT kazanımı açısından artmış riskle ilişkili bulunmuş. Buna karşılık Lactobacillus crispatus baskın CST I yapısı daha koruyucu bir mikrobiyota profili göstermiş. Cinsel davranışlar da infeksiyon riskini önemli ölçüde etkilemiş. Son altı ayda birden fazla eşzamanlı cinsel partnere sahip olmak CT riskini artırırken, sık veya sürekli kondom kullanımı riski azaltmış. Çok değişkenli analizde CST IV mikrobiyotası CT kazanımıyla yaklaşık 3.8 kat artmış risk, sık/sürekli kondom kullanımı ise yaklaşık %62 daha düşük risk ile ilişkili bulunmuş. İncelenen insan SNP’lerinin hiçbirinin CT infeksiyonuyla anlamlı ilişkisi saptanmamış. Sonuç olarak, çalışma vajinal mikrobiyotanın C. trachomatis infeksiyonuna duyarlılığı etkileyebileceğini göstermiş. Özellikle CST IV ve ilişkili anaerob bakteriler potansiyel risk faktörleri, L. crispatus baskın mikrobiyota ise olası koruyucu faktör olarak öne çıkmış. Bununla birlikte cinsel davranışların bağımsız olarak önemini koruduğu ve kondom kullanımının genç kadınlarda CT ve diğer cinsel yolla bulaşan infeksiyonlardan korunmanın temel yöntemi olduğu vurgulanmış.

Tamarelle J, de Barbeyrac B, Balcon C, et al. Chlamydia trachomatis incidence in relation to vaginal microbiota dynamics, immunogenetics and exposures in a cohort of young student women in France. J Infect Dis. 2026:jiag410.

Makale İçin Tıklayınız

HIV-1 Tedavisi için Haftalık Oral Islatravir-Lenacapavir’in Faz 3 Çalışması

HIV-1 tedavisinde günlük antiretroviral kullanımı tedavi uyumunu ve “ilaç yorgunluğunu” etkileyebilmektedir. Bu faz 3 ISLEND-1 çalışmasında, virolojik olarak baskılanmış HIV-1 hastalarında haftada bir oral islatravir–lenacapavir (ISL/LEN) tedavisinin, standard günde bir B/F/TAF tedavisine kıyasla etkinlik ve güvenliği değerlendirilmiş. On iki ülkede yürütülen randomize, çift kör çalışmaya 607 hasta dahil edilmiş; 304 hasta haftalık ISL/LEN’e geçirilirken 303 hasta günlük B/F/TAF’a devam etmiş. Kırk sekizinci haftada HIV-1 RNA ≥50 kopya/mL oranı ISL/LEN grubunda %0, B/F/TAF grubunda %0.3 olmuş ve haftalık tedavinin günlük tedaviye eşdeğer olduğu gösterilmiş. Virolojik baskılanma oranları sırasıyla %93.4 ve %92.4 bulunmuş, ISL/LEN’e karşı yeni direnç gelişimi saptanmamış. Güvenlik sonuçları iki grupta benzer bulunmuş; ciddi advers olay oranları ISL/LEN ile %5.3, B/F/TAF ile %4.6 olarak bildirilmiş. Araştırmacılar, haftada tek tablet ISL/LEN’in virolojik baskılanmayı sürdürmede günlük tedavi kadar etkili olduğunu ve özellikle günlük ilaç kullanmak istemeyen hastalar için potansiyel bir tedavi seçeneği oluşturabileceğini belirtmiş. Bununla birlikte uzun dönem güvenliğin değerlendirilmesi için 96 haftalık takip sonuçlarının beklenmesi gerektiği vurgulanmış.

Rockstroh JK, Ramgopal MN, Curran Fàbregas A, et al. Phase 3 trial of weekly oral islatravir-lenacapavir for HIV-1 treatment. N Engl J Med. 29 Temmuz 2026.

Makale İçin Tıklayınız

ESCMID’den Haberler

GAMRIC 2026 (22-24 Eylül 2026, Portekiz)
Antimikrobiyal direnç (AMR) ile mücadele etmek için ürün geliştirme konusunda bilgi paylaşımı yapmak üzere dünyanın dört bir yanından araştırmacıları, akademisyenleri ve sektör profesyonellerini bir araya getiren bir etkinlik olan GAMRIC 2026 (2nd Global AMR Innovators Conference) 22-24 Eylül 2026’da Lizbon, Portekiz’de yapılıyor.

Bağlantı İçin Tıklayınız

ESCMID Mentorluk Programı
ESCMID Mentorluk Programı için başvurular açıldı. Genç araştırmacı ve klinisyenlerin deneyimli mentorlerle eşleştirilmesini amaçlayan program için başvuru dönemi 17 Ağustos-17 Eylül arasıdır.

Bağlantı İçin Tıklayınız

Meşrutiyet Mah. Rumeli Cad.
İpek Apt. No. 70 D. 7
(Rumeli Eczanesi üstü),
34363 Şişli, İstanbul
Tel. ve Faks: (0212) 219 54 82
E-posta: klimik@klimik.org.tr