Bunyaviricetes sınıfı, çoğu dünya genelinde ciddi ve sıklıkla ölümcül hastalıklara neden olan insan patojenlerini içeren, vektör ve kemirgen kaynaklı çok çeşitli virusları kapsamaktadır. Bunlar arasında Lassa ateşi virusu (Arenaviridae), Hantaan ve Andes virusları gibi hantaviruslar (Hantaviridae), Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi virusu (Nairoviridae), La Crosse ve Oropouche virusları (Peribunyaviridae), ayrıca Rift Valley fever, ciddi ateş ve trombositopeni sendromu (SFTS) ve Toscana virusları (Phenuiviridae) bulunmaktadır. Halk sağlığı üzerindeki etkilerine rağmen, çoğu bunyavirus hastalığı için güvenli ve etkili aşılar ya da hedefe yönelik tedaviler bulunmamaktadır; bu nedenle destek tedavisi temel yaklaşım olarak kalmaktadır.
Yakın zamanlı yayımlanan bu derleme, insanlarda hastalık yapan başlıca bunyavirusların immünopatogenezine yönelik karşılaştırmalı bir analiz sunmuş; doğuştan gelen bağışıklıktan kaçış, sitokin modülasyonu ve konak hücre hedeflenmesine ilişkin ortak ve virusa özgü stratejileri vurgulamış. Ağır hastalık genellikle RIG-I/MDA5 ve bunların aşağı akımındaki IRF ile NF-κB sinyal yolları gibi temel algılama mekanizmalarına viral müdahale sonucu ortaya çıkmakta ve bu durum interferon yanıtlarının baskılanmasına veya kontrolsüz inflamasyona yol açmaktaymış. Sonuçta ortaya çıkan “sitokin fırtınası”, damar geçirgenliği artışı ve organ hasarı, ağır hastalık gelişiminde temel rol oynamaktaymış.
Makalede hantavirus hastalığının temel mekanizmasının doğrudan viral yıkımdan çok bağışıklık aracılı endotelyal hasar olduğu belirtilmiş. Virus infeksiyonu sonrası IL-6, TNF-α ve interferon-γ gibi proinflamatuvar sitokinlerin aşırı salınımı damar geçirgenliğini artırmakta; özellikle akciğerlerde ödem, şok ve ciddi solunum yetmezliği gelişmekteymiş. Ayrıca VEGF ve bradikinin gibi geçirgenlik faktörleri vasküler kaçağı daha da artırmaktaymış. Hantavirusların immün kaçış mekanizmaları da derlemede ayrıntılı biçimde ele alınmış. Andes hantavirusun NSs proteini MAVS yolunu inhibe ederek interferon yanıtını baskılamakta, nükleoproteinler ise antiviral sinyalleri azaltmaktaymış. Virus ayrıca otofajiyi manipüle ederek bağışıklık sisteminin etkinliğini düşürmekteymiş. Bunun yanında trombositlerle etkileşim sonucu trombositopeni gelişmesi hem hemostazı hem de lokal immün yanıtı bozmaktaymış.
Sonuç olarak makalede, hantaviruslarda ve diğer bunyavirus infeksiyonlarında ağır hastalığın temelinde düzensiz bağışıklık yanıtının bulunduğu belirtilmiş. Bu nedenle gelecekte geliştirilecek tedavi ve aşı stratejilerinin yalnızca viral replikasyonu değil, aynı zamanda sitokin fırtınası ve immün disregülasyonu hedeflemesi gerektiği vurgulanmış.
Casel MAB, Cho NH, Jung JU, Choi YK. Immunopathogenic insights into members of the class Bunyaviricetes: a comparative review of emerging zoonotic threats. Curr Opin Virol. 2026;76:101544.
Makale İçin Tıklayınız