Klimik Bülteni - Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Yayın Organıdır
<
27
Ekim
2026
>

ESKİ SAYILAR

BÜLTEN ÜYELİĞİ

I. En Zor Olgum: Ne Öğrendim? Toplantısı (27 Ekim 2026, İstanbul)

Derneğimizin 2026-2027 dönemi ilk İstanbul toplantısı “I. En Zor Olgum: Ne Öğrendim?” 27 Ekim 2026 Salı günü, 18.30-20.30 saatleri arasında Aynalı Geçit, Meşrutiyet Caddesi, Avrupa Pasajı Kat 2, Beyoğlu adresinde yapılacaktır.

Tüm üyelerimizi bekliyoruz.

Saygılarımızla.

KLİMİK Derneği Yönetim Kurulu

Program İçin Tıklayınız

XIII. Uygulamalı Kronik Yara Bakım Kursu (22 Ocak 2027, İstanbul)

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları (KLİMİK) Derneği bünyesindeki Diyabetik Ayak İnfeksiyonları Çalışma Grubu (DAİÇG) olarak, “7 Bölge – 7 Uygulamalı Kronik Yara Bakım Kursu” konsepti kapsamında XIII. Uygulamalı Yara Kursu’nu 22 Ocak 2027 tarihinde İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde multidisipliner olarak düzenliyoruz.

Teorik bilgiyi uygulamalı eğitimle buluşturacağımız kursumuzda; kronik yaraların gelişim mekanizmalarına göre sınıflandırılması, yaranın evrelendirilmesi, evreye uygun yara bakım ürünlerinin seçimi ve kullanımı, TIMERS prensibi , medikal ve cerrahi tedavi yaklaşımları ele alınacaktır.

Başta İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji uzmanı meslektaşlarımız olmak üzere, yara tedavisiyle ilgilenen hekim, hemşire ve podolog arkadaşlarımızı bu verimli eğitim gününde aramızda görmekten mutluluk duyacağız.

Saygılarımızla.

Ayrıntılı Bilgi ve Başvuru İçin Tıklayınız

KLİMİK Derneği, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Eğitim ve Yeterlik Kurulu (İHKMEYK) “Eğitim Becerilerini Geliştirme Projesi” Başladı

İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji uzmanlarının eğitim becerilerini geliştirmek ve eğitimin etkinliğini artırmak amacıyla, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Eğitim ve Yeterlik Kurulu (İHKMEYK) tarafından tasarlanan Eğitim Becerilerini Geliştirme Projesi uygulamaya konuldu.

Projenin ilk aşamasını oluşturan Çekirdek Eğitici Eğitimi, Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Eğitimi Anabilim Dalı öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Serdar ÖZDEMİR’in koordinatörlüğünde, Türkiye’nin farklı bölgelerinden 20 eğiticinin katılımıyla başladı.

Proje Aşamaları

1. Aşama: Katılımcılar; eğitim koordinatörü tarafından hazırlanan ve belirli bir takvim dahilinde sunulan eğitim setlerinden (eğitim videoları, eğitici rehberi, kısa testler vb.) yararlanarak yetişkin eğitiminin özelliklerine dair temel teorik bilgileri edinmektedir.

2. Aşama : Eğitim koordinatörü tarafından gerçekleştirilecek çevrim içi canlı dersler ile devam edecektir.

3. Aşama: 13–15 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul’da yüz yüze eğitim düzenlenecektir.

4. Aşama: Çekirdek eğiticilerin görev alacağı “Eğitim Becerilerini Geliştirme Kursları” düzenlenecek ve eğitim koordinatörü rehberliğinde çekirdek eğiticilerin bu kurslardaki eğiticilik niteliklerinin pekiştirilmesi ve geliştirilmesi sağlanacaktır.

Proje kapsamında yetiştirilecek çekirdek eğiticilerin katkılarıyla, önümüzdeki dönemde ülkemizin farklı bölgelerinde İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji uzmanlarına yönelik Eğitim Becerilerini Geliştirme Kursları düzenlenmesi planlanmaktadır.

Bölgesel kursların takvimi, işleyişi ve başvuru koşulları KLİMİK Derneği’nin resmi iletişim kanallarından duyurulacaktır.

Tüm meslektaşlarımızı, eğitim becerilerimizi birlikte geliştireceğimiz bu bölgesel kurslarda buluşmaya davet ediyoruz.

KLİMİK Derneği İHKMEYK

Türkiye Cumhuriyeti 103 Yaşında!

Türk’ün ateşle imtihanı sonrasında başı dik, güçlü, tam bağımsızlık ülküsüne bağlı olarak kurulan “Türkiye Cumhuriyeti”, bugün 103 yaşında.

Kutlu olsun!

Bilinçle, gururla, umutla, inançla ve sevgiyle.

KLİMİK Derneği Yönetim Kurulu

KLİMİK Video: İki Ajanlı Antiretroviral Tedavi: Kime, Ne Zaman?

Antiretroviral tedavideki gelişmelerle birlikte iki ajanlı rejimler, HIV tedavisinde üçlü tedaviye güçlü bir alternatif olarak klinik pratikte giderek daha fazla yer bulmaktadır. Bu videomuzda, Ankara Tıp Fakültesi’nden Doç. Dr. Güle Çınar ile iki ajanlı tedavide uygun hasta seçimini ve hekimlerin sahada dikkat etmesi gereken kritik noktaları ele alıyoruz. Klinisyenler için rehber niteliğindeki bu yayını ilgiyle izleyeceğinizi umuyoruz.

Video İçin Tıklayınız

HIV Tedavisinde Üç Antiretroviral İçeren Yeni Enjektable Nanopartikül: İnsanda İlk Çalışma

Uzun etkili antiretroviral tedavi, ilaç uyumunu artırabilir ve damgalanmayı azaltabilir. Ancak şu an onaylı tek tam rejim olan kabotegravir + rilpivirin pahalı ve dünyanın birçok yerinde erişilemezdir. Bu çalışmada, ucuz ve jenerik üç ilacı (lopinavir, ritonavir ve tenofovir) tek bir lipid nanopartikülde birleştiren enjektabl TLC-ART 101’in güvenliği ve farmakokinetiği insanda ilk kez araştırılmış. Çalışmaya HIV negatif, sağlıklı 12 erişkin dahil edilmiş. Katılımcılara tek doz cilt altı enjeksiyon uygulanmış ve katılımcılar 64 güne kadar izlenmiş. İlaç düzeyleri plazmada ve periferik kan mononükleer hücrelerinde (PBMC) ölçülmüş; iki katılımcıda lenf nodu biyopsisi yapılmış. Tüm katılımcılar çalışmayı tamamlamış. Lopinavirin plazma yarı ömrünün belirgin olarak uzadığı görülmüş; yarı ömür yüksek dozda medyan 17 gün olarak bulunmuş (ağızdan alımda yaklaşık 5 saat). Lopinavir, çoğu katılımcıda iki ay boyunca kanda saptanmış. Ritonavirin yarı ömrü ise yaklaşık 12 saat olarak bulunmuş ve ağızdan alıma göre anlamlı olarak uzamamış. Buna rağmen lopinavirin kanda uzun süre kalması, güçlendirici gerektirmeyen uzun etkili bir proteaz inhibitörünün mümkün olabileceğini düşündürmüş. Tenofovirin plazma yarı ömrü yüksek dozda medyan 3,5 gün olarak saptanmış; aktif metaboliti tenofovir difosfat ise hücre içinde 14 güne kadar saptanabilmiş. Üç ilacın da hücre içindeki ve lenf nodlarındaki toplam maruziyetinin plazmadakinden yüksek olduğu görülmüş ve bu bulgu nanopartikülün lenfatik sisteme yöneldiği hipotezini desteklemiş. Sonuç olarak bu yeni nanopartikülün insandaki ilk uygulamasında lopinavir iki ay boyunca kanda kalmış; tenofovirin süresi biraz uzamış ama aylık doz hedefi için yetersiz kalmış, ritonavirinki ise uzamamış. Aşırı duyarlılık reaksiyonlarının sık görüldüğü ve platformun geliştirilmesine devam edilmeden önce bu reaksiyonların mekanizmasının aydınlatılması gerektiği vurgulanmış. Ekibin bir sonraki adayı olan TLC-ART 301’in, DSÖ’nün birinci basamak rejimini (tenofovir/lamivudin/dolutegravir) uzun etkili hale getirmeyi hedeflediği belirtilmiş.

Bender Ignacio RA, Jonsson C, Perazzolo S, et al. A novel injectable drug-combination nanoparticle containing three antiretrovirals designed for HIV treatment: a first-in-human trial. J Infect Dis. 2026:jiag504.

Makale İçin Tıklayınız

Güneydoğu Türkiye’de Gebelerde TORCH Seroprevalansı ve Hepatit B Serolojik Durumu: Retrospektif Kesitsel Çalışma

Bu çalışmada gebelerde TORCH infeksiyonlarının seroprevalansı, hepatit B serolojik durumu ve kan yoluyla bulaşan infeksiyonların sıklığı araştırılmış. Bulguların yaş, sosyal güvence ve gebelik sayısıyla ilişkisi de incelenmiş. Retrospektif, kesitsel ve tek merkezli olarak tasarlanan çalışma, Silvan Dr. Yusuf Azizoğlu Devlet Hastanesi’nde Ocak 2021-Eylül 2025 tarihleri arasında yürütülmüş. İlk trimester kontrolünde tüm testleri aynı vizitte yapılan 2300 gebe çalışmaya dahil edilmiş. Toxoplasma gondii, rubella ve CMV için IgG ve IgM; sifilis; anti-HBs; anti-HCV ve anti-HIV değerlendirilmiş. Rubella IgG seropozitifliği %92.3, T. gondii IgG seropozitifliği %11.9 ve CMV IgG seropozitifliği %99.9 olarak tespit edilmiş. Buna göre gebelerin %88.1’inin T. gondii açısından seronegatif olduğu saptanmış. Anti-HBs seropozitifliği %37.1 olarak belirlenmiş; gebelerin %62.9’unda anti-HBs düzeyinin, koruyucu kabul edilen 10 mIU/mL eşiğinin altında olduğu görülmüş. Anti-HCV ve anti-HIV seropozitiflik oranları sırasıyla %0.3 ve %0.1 olarak bulunmuş. T. gondii IgG seropozitifliğinin yaşla anlamlı bir ilişki gösterdiği (p<0.001) ve çok değişkenli analizde yaşın seropozitiflikle bağımsız olarak ilişkili olduğu saptanmış [“odds ratio” (OR): 1.37; %95 güven aralığı (GA): 1.22-1.54). Buna karşın yaşın artmasının, anti-HBs seropozitifliğiyle bağımsız ve ters yönde ilişkili olduğu görülmüş (OR: 0.73; %95 GA: 0.67-0.79). Çalışmada, gebelerde T. gondii seropozitifliğinin düşük olması nedeniyle geniş bir duyarlı grubun bulunduğu ve anti-HBs seropozitifliğinin nispeten düşük düzeyde kaldığı gösterilmiş. Bununla birlikte aşı öyküsüne ilişkin bilgi bulunmadığından, referans eşiğinin altındaki anti-HBs değerlerinin klinik bağışıklığı ne ölçüde yansıttığının mevcut çalışma tasarımıyla belirlenemediği belirtilmiş. Bu bulguların, aşı kayıtlarını ve ek klinik değişkenleri içeren daha kapsamlı çalışmalarla birlikte değerlendirilmesi önerilmiş.

Karababa G, Uckan K, Baskiran Y. Seroprevalence of TORCH infections and hepatitis B serological status among pregnant women in southeastern Türkiye: a retrospective cross-sectional study. BMC Infect Dis. 22 Ekim 2026.

Makale İçin Tıklayınız

Lenfoma ve Miyelom İçin CAR-T Hücre Tedavisi Sonrası Solunum Yolu Viral İnfeksiyonları: Ağırlık ve İmmün Faktörler

CAR-T tedavisinden sonra infeksiyonlar, relaps dışı ölümlerin başlıca nedenidir. Solunum yolu viral infeksiyonları sık görülür; ancak uzun dönem sıklıkları, tekrarlamaları ve bağışıklık sisteminin toparlanmasıyla ilişkileri yeterince bilinmemektedir. Bu çalışmada bu sorular araştırılmış. Çalışma, 2018-2024 yıllarını kapsayan tek merkezli ve retrospektif bir çalışma olarak yürütülmüş. CAR-T tedavisi alan 563 hasta çalışmaya dahil edilmiş; hastaların %82’si lenfoma nedeniyle CD19 hedefli, %18’i miyelom nedeniyle BCMA hedefli tedavi almış. Hastaların medyan yaşı 65 imiş. Tanı, solunum yolu örneklerinde multipleks PCR ile infeksiyonun doğrulanmasıyla konulmuş. Epizotlar üst ve alt solunum yolu infeksiyonu olarak ayrılmış. Ağırlık, CTCAE (Advers Olaylar İçin Ortak Terminoloji Kriterleri) ile derecelendirilmiş; kabaca hastaneye yatışa karşılık gelen 3. derece ve üzeri olaylar “ağır” infeksiyon olarak kabul edilmiş. İnfeksiyonlar tekrarlayan olaylar olarak modellenmiş; lenfosit sayısı, CD4+ ve CD19+ hücre sayıları ile immünglobulin düzeyleri zamanla değişen risk faktörleri olarak incelenmiş. Hastaların %46’sında toplam 446 infeksiyon epizotu görülmüş ve epizotların çoğu tedaviden 100 gün sonra ortaya çıkmış. Hasta başına beklenen epizot sayısı 1. yılda 0.68, 2. yılda 1.15 ve 3. yılda 1.61’e ulaşmış; ağır epizotlar için bu sayı 2. yılda 0.25 imiş. En sık etkenler SARS-CoV-2 (%41) ve rinovirus (%27), ardından RSV, influenza ve parainfluenza olarak tespit edilmiş. Epizotların %77’si hafif veya orta, %23’ü ağır seyretmiş; %18’i alt solunum yoluna ilerlemiş. On hasta infeksiyon nedeniyle kaybedilmiş; bunların dokuzunda etken SARS-CoV-2, birinde influenza imiş. İnfeksiyon geçirenlerin %37’sinin birden fazla epizot yaşadığı görülmüş. Viral PCR pozitifliği medyan 33 gün sürmüş. Lenfosit sayısının 0.5×10⁹/L’nin altında olmasının hem infeksiyon hem de ağır infeksiyon riskini artırdığı, düşük B hücre (CD19+) sayısının ise ağır infeksiyonla ilişkili olduğu bulunmuş. Hem infeksiyon hem de ağır infeksiyon riskinin en yüksek olduğu grubun mantle hücreli lenfoma olduğu saptanmış. Multipl miyelomda infeksiyonun daha sık görüldüğü ancak ağırlığının artmadığı bildirilmiş. CD4+ hücre sayısı, IgG düzeyi ve IVIG tedavisinin ise infeksiyon riskiyle ilişkisiz olduğu görülmüş. Ağır influenza ve RSV infeksiyonlarının tümü aşısız hastalarda görülmüş. İnfeksiyon geçirenlerde sağkalım sayısal olarak daha düşükmüş, ancak fark istatistiksel olarak anlamlı değilmiş. Sonuç olarak CAR-T sonrası solunum yolu viral infeksiyonları sık görülen ve klinik açıdan önemli geç komplikasyonlar olarak değerlendirilmiş. Bağışıklık sisteminin yetersiz toparlanmasının, özellikle lenfopeninin, hem infeksiyon riskini hem de ağırlığını artırdığı görülmüş. Lenfosit sayısının 0.5×10⁹/L’nin altında olmasının, yakın izlem ve gerektiğinde erken antiviral tedavi için yol gösterici bir eşik olabileceği önerilmiş.

Einarsdottir S, Fei T, Sotelo-Alva MI, et al. Respiratory viral infections following CAR-T cell therapy for lymphoma and myeloma: Severity and immune correlates. Int J Infect Dis. 2026;173:109138.

Makale İçin Tıklayınız

ESCMID’den Haberler

ESCMID Global 2027 Kongresi 9-13 Nisan 2027’de Stockholm’de Yapılıyor
28 Ekim 2026’da başlayacak ve erken kayıt süreci 10 Şubat 2027’ye kadar devam edecektir. Bildiri gönderimi ise 18 Kasım 2026’ya kadar devam edecektir.

Bağlantı İçin Tıklayınız

ESCMID Global 2027 Kongresine Katılmak İçin Yaralanabilinecek Destekler

Genç Bilim İnsanlarına Yönelik Seyahat Bursu (Travel Grant): Bildirisi kabul edilen ve bildirisini sunan 100’ü aşkın genç bilim insanı üyeye ücretsiz kongre kaydı ve 500 Euro yol desteği sağlanmaktadır. Başvuru, bildiri gönderimi sırasında yapılmakta olup ESCMID üyeliğinin 18 Kasım 2026’dan önce alınmış olması gerekmektedir.

Çalışma Grubu Seyahat Bursları: Bazı ESCMID çalışma grupları kendi üyelerine seyahat bursu vermektedir. Bu nedenle ilgilenilen alandaki çalışma grubuna üye olunması ve o alandaki bildiriyle seyahat bursu talep edilmesi yararlı olacaktır.

Bağlantı İçin Tıklayınız

TÜBİTAK 2224-A Yurt Dışı Bilimsel Etkinliklere Katılımı Destekleme Programı: Yurt dışındaki bilimsel etkinliklerde sözlü veya poster bildiri sunacak araştırmacılara yol, konaklama ve katılım ücreti desteği verilmektedir. Ödeme, etkinlik sonrasında belgelerle geri ödeme şeklinde yapılmaktadır.

Bağlantı İçin Tıklayınız

Meşrutiyet Mah. Rumeli Cad.
İpek Apt. No. 70 D. 7
(Rumeli Eczanesi üstü),
34363 Şişli, İstanbul
Tel. ve Faks: (0212) 219 54 82
E-posta: klimik@klimik.org.tr