Klimik Bülteni - Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Yayın Organıdır
<
12
Mayıs
2026
>

ESKİ SAYILAR

BÜLTEN ÜYELİĞİ

Kadın Hastalıkları ve Doğum Konseyi: Olgu(lar) Eşliğinde Multidisipliner Yaklaşım (216. Web Konferans, 12 Mayıs 2026)

12 Mayıs 2026 Salı günü 20.00-21.30 saatleri arasında “Kadın Hastalıkları ve Doğum Konseyi: Olgu(lar) Eşliğinde Multidisipliner Yaklaşım” Web konferansı yapılacaktır.

PROGRAM

Yönetenler:

Prof. Dr. Esra TANYEL
Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Tıp Fakültesi

Prof. Dr. Aydın DEVECİ
Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Tıp Fakültesi

Konuşmacılar/Tartışmacılar:

Doç. Dr. Heval Can BİLEK
Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Tıp Fakültesi

Dr. Öğr. Üyesi Ulaş ÇOBAN
Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Tıp Fakültesi

Olgu Sunumları:

Arş. Gör. Dr. Dr. Tuba Sena KARAÇEŞME
Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Tıp Fakültesi

Arş. Gör. Dr. Berfin YÜKSEKKAYA
Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Tıp Fakültesi

Saygılarımızla.
KLİMİK Derneği Yönetim Kurulu

KLİMİK Podcast: Hantavirus İnfeksiyonu: Güncel Riskler ve Klinik Perspektif

Hantavirus infeksiyonunda güncel riskleri ve klinik perspektifi, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Sayın Prof. Dr. Güven Çelebi aktarıyor. Keyifli dinlemeler diliyoruz.

Dinlemek İçin Tıklayınız

12 Mayıs Uluslararası Hemşireler Günü

Hemşireliğin kurucusu Florance Nightingale (1820-1910)’in doğduğu 12 Mayıs günü 1954 yılından bu yana dünyada, 1964 yılından bu yana da ülkemizde her yıl “Hemşirelik Günü” olarak kutlanmaktadır.

Topluma kapsamlı, nitelikli ve güvenilir sağlık hizmeti veren kutsal, saygın ve vazgeçilmez bu mesleği icra eden özverili ve çalışkan hemşirelerimize bizler de bugün ve her gün teşekkürlerimizi sunarız.
Uluslararası Hemşireler Gününüz kutlu olsun!


KLİMİK Derneği Yönetim Kurulu

Türkiye’de İnfeksiyon Kontrol Hemşireliği: Sahadan Sesler (217. Web Konferans, 14 Mayıs 2026)

14 Mayıs 2026 Salı günü 20.00-21.30 saatleri arasında “Türkiye’de İnfeksiyon Kontrol Hemşireliği: Sahadan Sesler” Web konferansı yapılacaktır.


PROGRAM

Yönetenler:

Doç. Dr. Şiran KESKE
Koç Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Amerikan Hastanesi

Doç. Dr. Elif SARGIN-ALTUNOK
SBÜ Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi

Tartışmacılar:

İnfeksiyon Kontrol Hemşireliğinde Yönetmelik ve Saha Gerçekleri
İnf. Kont. Hem. Deniz GÜVEN
SBÜ Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi

EKK’nın Mihenk Taşı Olan İnfeksiyon Kontrol Hemşireleri Neler Yapıyor?
İnf. Kont. Hem. Yeliz ORUÇ
SBÜ İTF Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Bir İnfeksiyon Kontrol Hemşiresi Nasıl Yetişiyor?
İnf. Kont. Hem. Habibe Filiz AKDEMİR
İstanbul Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi

Sahanın Gözünden İnfeksiyon Kontrol Hemşireliği
İnf. Kont. Hem. Hanife ÇIRA
Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Yapay Zeka ve Dijital Teknolojilerin İnfeksiyon Kontrol Hemşireliği Geleceğine Etkisi?
İnf. Kont. Hem. Gülbahar ETÜŞ
Acıbadem Atakent Hastanesi

Saygılarımızla.
KLİMİK Derneği Yönetim Kurulu

XV. Ulusal Viral Hepatit Simpozyumu (UVHS XV) (26-28 Haziran 2026, Sivas)

Viral hepatitler, infeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji alanındaki güncelliğini koruyan ve halk sağlığını yakından ilgilendiren en önemli konulardan biri olmaya devam etmektedir. Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları (KLİMİK) Derneği Viral Hepatit Çalışma Grubu (VHÇG) tarafından her yıl ülkemizin farklı bir köşesinde başarıyla düzenlenen Ulusal Viral Hepatit Simpozyumları’nın on beşincisine, 2026 yılında Sivas ev sahipliği yapacaktır.

26-28 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan XV. Ulusal Viral Hepatit Simpozyumu (UVHS XV)’nun ana teması bu yıl “Viral Hepatitlerde Olgular Eşliğinde Zor Durumlar ve Çözümleri” olarak belirlenmiştir.

Hem mesleki bilgilerimizi tazelemek hem de zorlu vakalara birlikte çözüm aramak amacıyla siz değerli meslektaşlarımızı 26-28 Haziran 2026 tarihlerinde Sivas’a davet ediyoruz. Katılım ve katkılarınızla güçlenecek olan UVHS XV’te buluşmak dileğiyle.

Ayrıntılı Bilgi ve Başvuru İçin Tıklayınız

Bunyaviricetes Sınıfı Üyelerine İlişkin İmmünopatogenetik Bulgular: Ortaya Çıkan Zoonotik Tehditlerin Karşılaştırmalı Bir Derlemesi

Bunyaviricetes sınıfı, çoğu dünya genelinde ciddi ve sıklıkla ölümcül hastalıklara neden olan insan patojenlerini içeren, vektör ve kemirgen kaynaklı çok çeşitli virusları kapsamaktadır. Bunlar arasında Lassa ateşi virusu (Arenaviridae), Hantaan ve Andes virusları gibi hantaviruslar (Hantaviridae), Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi virusu (Nairoviridae), La Crosse ve Oropouche virusları (Peribunyaviridae), ayrıca Rift Valley fever, ciddi ateş ve trombositopeni sendromu (SFTS) ve Toscana virusları (Phenuiviridae) bulunmaktadır. Halk sağlığı üzerindeki etkilerine rağmen, çoğu bunyavirus hastalığı için güvenli ve etkili aşılar ya da hedefe yönelik tedaviler bulunmamaktadır; bu nedenle destek tedavisi temel yaklaşım olarak kalmaktadır.

Yakın zamanlı yayımlanan bu derleme, insanlarda hastalık yapan başlıca bunyavirusların immünopatogenezine yönelik karşılaştırmalı bir analiz sunmuş; doğuştan gelen bağışıklıktan kaçış, sitokin modülasyonu ve konak hücre hedeflenmesine ilişkin ortak ve virusa özgü stratejileri vurgulamış. Ağır hastalık genellikle RIG-I/MDA5 ve bunların aşağı akımındaki IRF ile NF-κB sinyal yolları gibi temel algılama mekanizmalarına viral müdahale sonucu ortaya çıkmakta ve bu durum interferon yanıtlarının baskılanmasına veya kontrolsüz inflamasyona yol açmaktaymış. Sonuçta ortaya çıkan “sitokin fırtınası”, damar geçirgenliği artışı ve organ hasarı, ağır hastalık gelişiminde temel rol oynamaktaymış.

Makalede hantavirus hastalığının temel mekanizmasının doğrudan viral yıkımdan çok bağışıklık aracılı endotelyal hasar olduğu belirtilmiş. Virus infeksiyonu sonrası IL-6, TNF-α ve interferon-γ gibi proinflamatuvar sitokinlerin aşırı salınımı damar geçirgenliğini artırmakta; özellikle akciğerlerde ödem, şok ve ciddi solunum yetmezliği gelişmekteymiş. Ayrıca VEGF ve bradikinin gibi geçirgenlik faktörleri vasküler kaçağı daha da artırmaktaymış. Hantavirusların immün kaçış mekanizmaları da derlemede ayrıntılı biçimde ele alınmış. Andes hantavirusun NSs proteini MAVS yolunu inhibe ederek interferon yanıtını baskılamakta, nükleoproteinler ise antiviral sinyalleri azaltmaktaymış. Virus ayrıca otofajiyi manipüle ederek bağışıklık sisteminin etkinliğini düşürmekteymiş. Bunun yanında trombositlerle etkileşim sonucu trombositopeni gelişmesi hem hemostazı hem de lokal immün yanıtı bozmaktaymış.


Sonuç olarak makalede, hantaviruslarda ve diğer bunyavirus infeksiyonlarında ağır hastalığın temelinde düzensiz bağışıklık yanıtının bulunduğu belirtilmiş. Bu nedenle gelecekte geliştirilecek tedavi ve aşı stratejilerinin yalnızca viral replikasyonu değil, aynı zamanda sitokin fırtınası ve immün disregülasyonu hedeflemesi gerektiği vurgulanmış.

Casel MAB, Cho NH, Jung JU, Choi YK. Immunopathogenic insights into members of the class Bunyaviricetes: a comparative review of emerging zoonotic threats. Curr Opin Virol. 2026;76:101544.

Makale İçin Tıklayınız

Macaristan’da İnsan Hantavirus Infeksiyonları (2018–2025): Epidemiyoloji, Klinik Örnek Türlerinde Moleküler Saptama ve Filogenetik Analiz

Bu çalışma, Macaristan’da görülen insan hantavirus infeksiyonlarının epidemiyolojik, klinik ve moleküler özelliklerini incelemektedir. Macaristan’da başlıca dolaşımda bulunan türler Dobrava-Belgrade virusü (DOBV) ve Puumala virusüdür (PUUV). 2018–2025 yılları arasında hantavirus şüphesiyle incelenen 1208 hastadan 51’inde laboratuvar doğrulaması yapılmış. Bu vakaların 30’u DOBV, 20’si PUUV olarak tanımlanmış, bir vaka ise belirlenememiş. Hastaların büyük çoğunluğunu erkekler (%82) oluşturmuş ve infeksiyonların özellikle kırsal ile ormanlık bölgelerde yoğunlaştığı görülmüş. Bu durumun mesleki ve çevresel kemirgen maruziyetiyle ilişkili olduğu düşünülmüş. Özellikle ormancılar, çiftçiler, avcılar, askerler ve polisler riskli gruplar arasında yer almış.

Klinik açıdan en sık görülen bulgular ateş ve akut böbrek yetmezliği olmuş. Ayrıca trombositopeni, proteinüri, bel ağrısı, oligüri, bulantı-kusma ve karaciğer fonksiyon bozuklukları da bildirilmiş. DOBV infeksiyonlarında proteinüri daha sık görülürken, PUUV infeksiyonlarında nefrit daha belirgin bulunmuş.Makalenin önemli yönlerinden biri moleküler tanı yöntemlerinin değerlendirilmesidir. Hantaviruslerde viremi kısa sürdüğü için tanıda genellikle serolojik yöntemler kullanılmaktadır. Ancak bu çalışmada RT-PCR ile viral RNA; serum, EDTA’lı tam kan ve idrar örneklerinde araştırılmış. Viral RNA en sık serum ve tam kanda saptanmış; özellikle bazı DOBV olgularında serum negatifken tam kan örneklerinin pozitif olduğu gösterilmiş. İdrar örneklerinin ise düşük tanısal değere sahip olduğu belirtilmiş. Bu nedenle araştırmacılar, özellikle DOBV tanısında EDTA’lı tam kan kullanımının avantaj sağlayabileceğini vurgulamışlar.

Filogenetik analizlerde Macaristan’daki PUUV ve DOBV suşlarının Orta ve Güneydoğu Avrupa’daki suşlarla yüksek genetik benzerlik gösterdiği ortaya konmuş. Ayrıca insanlardan elde edilen sekansların kemirgen kökenli hantavirus sekanslarıyla yakın ilişkili olduğu saptanmış ve zoonotik dolaşım desteklenmiş.

Koroknai A, Nagy A, Nagy O, et al. Human hantavirus infections in Hungary (2018-2025): epidemiology, molecular detection across clinical sample types, and phylogenetic analysis. Viruses. 2026; 18 (3): 366.

Makale İçin Tıklayınız

HIV-Negatif Pneumocystis jirovecii Pnömonisi Hastalarında Adjuvan Kortikosteroid Tedavisi ve Mortalite: Sistematik Derleme ve Meta-Analiz

HIV-negatif PJP (Pneumocystis jirovecii pnömonisi) hastası yetişkinlerde, standart antimikrobiyal tedaviye eklenen adjuvan kortikosteroid tedavisi ile tek başına standart tedaviyi karşılaştıran randomize kontrollü çalışmaların (RKÇ) ve gözlemsel çalışmaların sistematik bir derlemesi ve meta-analizi gerçekleştirilmiş. Başlangıçtan 19 Aralık 2025 tarihine kadar PubMed, Embase, Web of Science ve Cochrane Library veri tabanlarında literatür taraması yapılmış. Birincil sonlanım noktası tüm nedenlere bağlı mortalite olarak belirlenmiştir. Meta-analizler rastgele etkiler modelleri kullanılarak gerçekleştirilmiş olup, ayrıca mortalite zamanlamasına göre alt grup analizleri ve duyarlılık analizleri de yapılmış.

Çalışmaya toplam 3.816 hastayı içeren 20 araştırma (bir RKÇ, 19 gözlemsel çalışma) dahil edilmiş. Kortikosteroid tedavisi alan 2.899 hastadan 756’sı (%26,1) kaybedilirken, 917 kişilik kontrol grubunda 246 ölüm (%26,8) kaydedilmiş. Birleştirilmiş analiz, adjuvan kortikosteroid kullanımı ile tüm nedenlere bağlı mortalite arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki göstermemiş (olasılık oranı [OR] 1,10, %95 güven aralığı [GA]: 0,86–1,41; P = 0,43; I² = %21). Kısa dönem (≤30 gün) mortalite (OR 1,13, %95 GA: 0,78–1,63) ve uzun dönem (>30 gün) mortalite (OR 1,36, %95 GA: 0,79–2,32) için yapılan alt grup analizleri de kortikosteroid kullanımının anlamlı bir fayda sağlamadığını ortaya koymuş.

Pu J, Wu S, He JQ. Adjunctive Corticosteroids and Mortality in Non-HIV Patients with Pneumocystis jirovecii Pneumonia: A Systematic Review and Meta-Analysis. Int J Infect Dis. 2026:108761.

Makale İçin Tıklayınız

HIV Bakım Sağlayıcılarına Yönelik, Kesişimsel Damgalanma ve Tıbbi Güvensizlikle Mücadele Konusunda Eğitim: Pilot Randomize Kontrollü Çalışma

Sağlık hizmetlerinde kesişimsel damgalanma ve tıbbi güvensizlik, Siyah ve Latin topluluklar gibi marjinalleştirilmiş popülasyonlarda daha kötü HIV bakım sonuçlarıyla ilişkilendirilmektedir. HIV ile yaşayan bireylerde kesişimsel damgalanmadan kaynaklanan tıbbi güvensizliği ele almak amacıyla tasarlanmış, çevrimiçi bir sağlık personeli eğitim müdahalesinin pilot randomize kontrollü çalışması (RKÇ) geliştirilip yürütülmüş.

Katılımcılar, Amerika Birleşik Devletleri’nde 59 HIV bakım sağlayıcıdan (örn. hekimler, asistanlar ve hemşire pratisyenler) oluşmakta olup 29’u eğitim grubuna, 30’u ise eğitimsiz kontrol grubuna randomize edilmiş. Eğitim grubundakiler; hastaların kesişimsel damgalanma deneyimlerini kabul etmeye ve sağlık hizmeti etkileşimlerinde tıbbi güvensizliği tanıyıp ele almaya yönelik, kanıta dayalı doğrulama ve motivasyonel görüşme ilkelerini içeren bir eğitimden geçmişler. Sonuçlar; kesişimsel damgalanma ve tıbbi güvensizlik içeren varsayımsal hasta senaryolarına verilen yanıtlarda eğitimle tutarlı becerilerin kullanımını ölçen anketler ve rol yapma simülasyonları aracılığıyla değerlendirilmiş. Eğitimin uygulanabilirliği ve kabul edilebilirliği ise anketler ve nitel görüşmeler yoluyla değerlendirilmiş.

Anket değerlendirmelerinde, eğitim grubu kontrol grubuna kıyasla başlangıçtan eğitim sonrasına kadar tıbbi güvensizliği ele alma becerilerinde orta düzeyde bir gelişim sergilemiş (d = 0.54); ancak bu etki altı aylık takipte sürdürülememiş (d = -0.14). Rol yapma simülasyonlarında da eğitim katılımcıları başlangıçtan eğitim sonrasına kadar eğitimle tutarlı iletişim stratejilerinde küçük bir gelişim göstermiş (d = 0.35); özerkliği destekleme (d = 1.26) ve anlayışı kontrol etme (d = 0.66) alanlarında ise belirgin iyileşmeler saptanmış. Gruplar, eğitimi kabul edilebilirlik, uygulanabilirlik ve uygunluk açısından yüksek puanlarla değerlendirmiş. Nitel geri bildirimler; zaman kısıtlamaları ve kurumsal engellerle ilgili bildirilen güçlüklere karşın yapılandırılmış rol yapma egzersizlerinin ve etkili kolaylaştırmanın değerini ön plana çıkarmış.

Eğitim uygulanabilir bulunmuş ve olumlu karşılanmış; tıbbi güvensizlik konusunda bakım sağlayıcı-birey iletişimini geliştirme açısından umut verici sonuçlar ortaya koymuş. Bununla birlikte, bu becerilerin kalıcı hâle gelmesi için pekiştirici seanslar gerekebileceği belirtilmiş. Bu eğitimin, HIV ile yaşayan bireyler dahil olmak üzere çeşitli hasta popülasyonlarında sağlık eşitsizliklerini azaltma potansiyeline sahip olduğu vurgulanmış.

Dong L, Bogart LM, Vincent T, et al. An HIV care provider training on addressing intersectional stigma and medical mistrust: A pilot randomized controlled trial. Patient Educ Couns. 2026; 149: 109678.

Makale İçin Tıklayınız

Metisiline Dirençli Stafilokokların Neden Olduğu Sol Taraf İnfektif Endokarditte Daptomisin ile Vankomisinin Etkinlik ve Güvenliliğinin Karşılaştırılması. Ulusal Prospektif Çok Merkezli Kohort Çalışmasından Sonuçlar

Bu çalışmada yazarlar metisiline dirençli stafilokokların (MRS) neden olduğu sol taraf infektif endokarditinde (IE) daptomisin ile vankomisin tedavisinin etkinlik ve güvenliliğini karşılaştırmayı amaçlamış.  2008 – Aralık 2023 tarihleri arasında kesin tanılı sol taraf MRS-IE tanısı alan ardışık hastaları içeren prospektif, çok merkezli kohort çalışması tasarlanmış. Hastalar, ana antibiyotik olarak daptomisin veya vankomisin alanlar şeklinde iki gruba ayrılmış. Toplam 617 hasta çalışmaya dahil edilmiş;  421 hasta (%68,2) daptomisin bazlı, 196 hasta (%31.8) ise vankomisin bazlı tedavi almış. Ayarlanmış analizde daptomisin, vankomisine göre hastane içi mortalite açısından benzer etkinlik göstermiş [ayarlanmış odds oranı (aOR): 0.79; %95 güven aralığı (GA): 0.48-1.28].

Daptomisin, advers ilaç reaksiyonları açısından anlamlı olarak daha düşük oranda ilişkilendirilmiş [%14.5 (61/421)’e karşı %26.0 (51/196), p=0.001).  Alt grup analizlerinde, yüksek doz daptomisin (HDD, ≥8 mg/kg) ile kombine tedavi, diğer daptomisin rejimlerine göre daha düşük hastane içi mortalite ile ilişkili bulunmuş (aOR: 0.55; %95 GA: 0.31-0.98) ve advers reaksiyon oranlarında artışa yol açmamış [%14.5 (34/234)’e karşılık %14.4 (27/187), p=1.000].

Vankomisin ile karşılaştırıldığında, yüksek doz daptomisin bazlı kombinasyon stratejisi hastane içi mortalitede istatistiksel olarak anlamlı fark göstermedi (aOR: 0.66; %95 GA: 0.38-1.09); ancak bir yıllık mortalitede belirgin azalma (ayarlanmış “hazard ratio” (aHR): 0.55; %95 GA: 0.31-0.98] ve daha düşük advers reaksiyon oranı [%14.5 (34/234)’e karşı %26.0 (51/196), p=0.003] ile ilişkiliymiş.

Bu büyük, gerçek dünya verilerine dayalı kohortta daptomisin, vankomisine kıyasla benzer etkinlik göstermiş olup, anlamlı olarak daha az advers ilaç reaksiyonu ile ilişkilendirilmiş. Yüksek doz daptomisin bazlı ikili kombinasyon tedavilerinin daha iyi klinik sonuçlarla ilişkili olabileceği vurgulanmış. Yazarlar bu stratejinin, metisilin dirençli stafilokoklara bağlı infektif endokardit tedavisinde bir seçenek olarak değerlendirilebileceğini belirtmiş.

Calderón-Parra J, Diego-Yagüe T, Muñoz P, et al. Effectiveness and safety of daptomycin versus vancomycin in methicillin-resistant Staphylococci left-side infective endocarditis. Results from a nationwide prospective multicenter cohort. Clin Microbiol Infect. 2026: S1198-743X(26)00215-6.

Makale İçin Tıklayınız

Meşrutiyet Mah. Rumeli Cad.
İpek Apt. No. 70 D. 7
(Rumeli Eczanesi üstü),
34363 Şişli, İstanbul
Tel. ve Faks: (0212) 219 54 82
E-posta: klimik@klimik.org.tr