Klimik Bülteni - Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Yayın Organıdır
<
19
Mayıs
2026
>

ESKİ SAYILAR

BÜLTEN ÜYELİĞİ

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Kutlu Olsun!

Mayıs 1919, İstiklal Savaşı’nın “Ya İstiklal Ya Ölüm” parolasıyla başladığı gündür. Bağımsızlığımız ve Cumhuriyetimiz 19 Mayıs’ta başlatılan mücadelenin eseridir.

Büyük Önder Atatürk ve kahraman silah arkadaşları tarafından verilen mücadele sonucunda büyük fedakârlıklarla kurulan Türkiye Cumhuriyeti gençlerimize emanettir.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nın 107. yılında tüm kahramanlarımızı minnetle ve şükranla anıyoruz.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun!

KLİMİK Derneği Yönetim Kurulu

HIV Dışı Cinsel Yolla Bulaşan İnfeksiyonlarda Partner Yönetimi Konulu Anket

KLİMİK Derneği Cinsel Yolla Bulaşan İnfeksiyonlar Çalışma Grubu (CYBİÇG) tarafından yürütülen “HIV Dışı Cinsel Yolla Bulaşan İnfeksiyonlarda Partner Yönetimi” konulu anket çalışması için katılımınızı rica ederiz.

Anket İçin Tıklayınız

VII. En Zor Olgum: Ne Öğrendim? Toplantısı (20 Mayıs 2026, İstanbul)

Derneğimizin 2025-2026 dönemi aylık bilimsel toplantıları “VII. En Zor Olgum: Ne Öğrendim?” toplantısıyla devam ediyor. 20 Mayıs Çarşamba günü, 18.30-20.30 saatleri arasında Aynalı Geçit, Meşrutiyet Caddesi, Avrupa Pasajı Kat 2, Beyoğlu adresinde yapılacak toplantıya tüm üyelerimizi bekliyoruz.

Saygılarımızla.
KLİMİK Derneği Yönetim Kurulu

Toplantı Programı İçin Tıklayınız

VII. KLİMİK Ankara Günleri: Kılavuzlar Ne Diyor? Biz Ne Yapıyoruz? Toplantısı (20 Mayıs 2026, Ankara)

Derneğimizin 2025-2026 dönemi aylık bilimsel toplantıları “VII. KLİMİK Ankara Günleri Toplantısı: Kılavuzlar Ne Diyor? Biz Ne Yapıyoruz?” ile devam ediyor. 20 Mayıs 2026 Çarşamba günü, 17.00-19.00 saatleri arasında İbni Sina Hastanesi, Hasan Ali Yücel Toplantı Salonu’nda yapılacak olan toplantıya tüm üyelerimizi bekliyoruz.

Saygılarımızla.
KLİMİK Derneği Yönetim Kurulu

Toplantı Programı İçin Tıklayınız

Şiddetli Uyuz Tedavisinde Kombine Oral İvermektin ve %5 Permetrin Kremi

Şiddetli uyuz, bol miktarda deri akarıyla karakterize nadir bir parazitik deri hastalığı olup yaşamı tehdit edebilir ve dünya genelinde halk sağlığı açısından önem taşımaktadır. Tedavide standard doz oral ivermektin ile topikal skabisitlerin kombinasyonu önerilmektedir. Ancak randomize klinik çalışmalardan elde edilen veriler yetersiz olup iyileşme olasılığı belirsizliğini korumaktadır. Yüksek doz ivermektinin bazı parazitik hastalıkların tedavisinde etkin olduğu gösterilmiştir.

Parazitolojik veya dermoskopik değerlendirmeyle doğrulanmış şiddetli uyuz (yaygın veya kabuklu tip) tanısı konulan yetişkinleri kapsayan, kör, randomize bir çalışma yürütülmüş. Hastalar 1:1 oranında iki gruba ayrılmış: birinci grupta 400 μg/kg oral ivermektin (yüksek doz grubu), ikinci grupta ise 200 μg/kg oral ivermektin (standard doz grubu) uygulanmış. Her iki ilaç da yemekle birlikte alınmak üzere 0, 7 ve 14. günlerde verilmiş; buna ek olarak 0. ve 7. günlerde baştan ayağa %5 permetrin krem uygulanmış ve günlük nemlendiricilerle desteklenmiş. Primer sonlanım noktası. 18. ve 21. günlerde parazitolojik veya dermoskopik değerlendirmeyle doğrulanan akar ve akar kaynaklı ürünlerin (yumurta ve dışkı) yokluğu ile 28. günde fizik muayenede aktif klinik lezyon bulunmaması olarak tanımlanan ağır uyuzdan iyileşme olarak belirlenmiş.

Temel analize 132 hasta (her grupta 66) dahil edilmiş. Yüksek doz grubundaki hastaların %75’inde, standard doz grubundaki hastaların ise %82’sinde iyileşme gözlemlenmiş [iyileşme için “odds ratio” (OR): 0.64; %95 güven aralığı (GA): 0.25–1.67]. Herhangi bir güvenlik sorunu saptanmamış.

Yetişkinlerde 400 μg/kg ivermektin ile %5 permetrin kreminin kombinasyonu, standard doz olan 200 μg/kg ivermektin ile %5 permetrin kremine kıyasla şiddetli uyuzun tedavisinde üstünlük sağlamamış.

Bernigaud C, Do-Pham G, Guichard E, et al. Combined oral ivermectin and 5% permethrin cream to treat severe scabies. N Engl J Med. 2026; 394 (18): 1814-23.

Makale İçin Tıklayınız

Gram-Negatif Bakteremide Hızlı Antibiyotik Duyarlılık Testi: FAST Randomize Klinik Deneyi

Gram-negatif basil (GNB) kaynaklı kan dolaşımı infeksiyonları (KDE), özellikle antimikrobiyal direncin yüksek olduğu bölgelerde ciddi morbidite ve mortaliteyle seyreder. Konvansiyonel antibiyotik duyarlılık testleri (AST) kültür pozitifliğinden itibaren 48–72 saat sürebilirken, pozitif kan kültüründen doğrudan fenotipik AST yapan yeni nesil hızlı platformlar bu süreyi önemli ölçüde kısaltma potansiyeli taşımaktadır. Ancak bu hızlı yöntemlerin hasta klinik sonuçlarına katkısı belirsizliğini korumaktadır. FAST çalışması, yüksek direnç prevalansına sahip bölgelerde hızlı AST’nin standard AST’ye klinik üstünlüğünü test etmek amacıyla tasarlanmış.

Çalışma, Aralık 2023 ile Mayıs 2025 tarihleri arasında Yunanistan (n=2), Hindistan (n=1), İsrail (n=3) ve İspanya’daki (n=1) toplam yedi hastanede yürütülen açık etiketli, eşdeğerlik amaçlı bir randomize klinik çalışmaymış. Gram-negatif basil KDE’si olan, tüm yaş gruplarından yatarak tedavi gören hastalar 1:1 oranında randomize edilmiş: Hızlı AST grubu (n=413) pozitif kan kültüründen doğrudan yapılan fenotipik hızlı test artı standard test almış; standard AST grubu (n=437) ise yalnızca standard test almış. Her iki grubun klinik ekiplerine test sonuçları iletilmiş. Birincil sonuç ölçütü, 30. günde DOOR (Desirability of Outcome Ranking) skoru olup bu skor; ölüm, kötü klinik sonuç (taburculuk yapılamaması, infeksiyon nüksü/komplikasyonu, böbrek yetmezliği veya hastane kaynaklı çok ilaca dirençli organizma edinimi) ve iyi klinik sonuç şeklinde hiyerarşik olarak sıralanmış.

Çalışmaya dahil edilen 850 hastanın (medyan yaş: 72; %43 kadın) birincil sonuç analizinde, hızlı AST grubunda 30. günde daha iyi bir sonuç elde etme olasılığı %48.8 olarak bulunmuş ve bu değer standard AST grubuna göre istatistiksel olarak üstün değilmiş. İkincil sonuçlar açısından ise 30. günde mortalite hızlı AST grubunda %24, standard grupta %23 imiş (anlamlı fark yokmuş) ve yatış süresi de iki grup arasında farklılık göstermemiş. Bununla birlikte hızlı AST, antibiyotik tedavisinde değişikliğe gidilme süresini anlamlı biçimde kısaltmış (medyan 22 saate karşı 36 saat). Karbapeneme dirençli infeksiyonlarda etkili antibiyotiğe geçiş süresi belirgin şekilde hızlanmış (medyan 9.5 saate karşı 28 saat). Ayrıca hızlı AST grubunda antimikrobiyal yönetimine ilişkin öneriler daha sık yapılmış ve bu önerilerin kabul oranı da daha yüksekmiş.

Sonuç olarak FAST çalışması, hızlı AST’nin birincil klinik sonuç ölçütü olan DOOR’da standard teste karşı üstünlük sağlayamadığını göstermiş. Bu durum, önceki DTR çalışmasıyla örtüşen önemli bir mesajı pekiştirmiş: Hızlı tanı tek başına yeterli değildir — sonuçların klinik ekibe iletilmesi ve terapötik karara dönüştürülmesi sürecinin de optimize edilmesi gerekmektedir. Öte yandan çalışma, hızlı AST’nin antibiyotiğin zamanında ve doğru seçimini iyileştirdiğini, özellikle karbapeneme dirençli infeksiyonlarda hayati önem taşıyabilecek saatler kazandırdığını ve antimikrobiyal yönetim programına uyumu artırdığını ortaya koymuş. Bu bulgular, hızlı AST’nin özellikle direnç prevalansının yüksek olduğu ortamlarda antimikrobiyal yönetim programlarına entegre edilmesinin değerini ve sınırlarını netleştirmesi bakımından klinisyenler ve klinik mikrobiyologlar için önemli bir referans oluşturmaktaymış.

Banerjee R, Komarow L, Li Y, et al. Fast antimicrobial susceptibility testing for gram-negative bacteremia: the FAST randomized clinical trial. JAMA. 2026: e265487.

Makale İçin Tıklayınız

Karaciğer Hidatik Kist Cerrahisi Sonrası Nüksün Öngördürücüleri: Endemik Bir Bölgeden Sağkalım Analizi ve Risk Modellemesi

Karaciğer kistik ekinokokkozu birçok bölgede endemiktir ve cerrahi uygulamalar tedavinin temel taşını oluşturmaktadır. Bununla birlikte, postoperatif nüks önemli bir sorun olmaya devam etmektedir. Bu çalışmada, cerrahi tedavi sonrası nüksü öngören faktörlerin belirlenmesi amaçlanmış. Tunus’taki üçüncü basamak bir merkezde 2010–2022 yılları arasında karaciğer hidatik kisti nedeniyle opere edilen hastaları kapsayan retrospektif bir çalışma gerçekleştirilmiş. Klinik, radyolojik ve operatif değişkenler analiz edilmiş. Nükssüz sağkalım (NSS), Kaplan-Meier yöntemi kullanılarak hesaplanmış ve “log-rank” testi ile karşılaştırılmış. Tüm değişkenler öncelikle tek değişkenli analiz ile değerlendirilmiş; p<0.10 olan değişkenler, bağımsız öngördürücüleri belirlemek amacıyla çok değişkenli Cox regresyon modeline dahil edilmiş.

Çalışmaya toplam 117 hasta dahil edilmiş. Ortalama 32±14 aylık [medyan 30 (“interquartile range” (IQR): 18–44)] takip süresi sonrasında 9 (%7.7) hastada nüks gözlenmiş. Çok değişkenli analizde; kist kalsifikasyonu [“hazard ratio” (HR): 3.6], jelatinöz kist içeriği (HR: 4.1) ve omentoplasti uygulanmaması (HR: 3.9) nüksün bağımsız öngördürücüleri olarak saptanmış. Üç ay veya daha uzun süreli (≥3 ay) albendazol tedavisi kullanımının, nüks riskinde azalma ile ilişkili olduğu bulunmuş (HR: 0.28). Kurulan öngörü modelinin iyi derecede ayırt ediciliğe sahip olduğu görülmüş [“area under the curve” (AUC): 0.86].

Karaciğer hidatik kist cerrahisi sonrası nüksün, kistin karakteristik özelliklerinden ve uygulanan cerrahi yöntemden etkilendiği sonucuna varılmış. Yapılandırılmış bir risk faktörü analizi aracılığıyla, postoperatif takip sürecine rehberlik edebilecek bağımsız öngördürücüler tanımlanmış.

Ismail IB, Sghaier M, Zenaidi H, Rebii S. Predictors of recurrence after surgery for hepatic hydatid cysts: survival analysis and risk modeling from an endemic region. Int J Infect Dis. 2026: 108786.

Makale İçin Tıklayınız

ABD’de Kandidemi Epidemiyolojisindeki Değişimler ve Candida auris Odaklı Değerlendirme

Kandidemi, hastanede yatan ve kritik hastalarda sık görülen önemli bir komplikasyondur. Bu çalışmada yazarlar kandideminin hastanede yatmakta olan ve kritik hastalarda önemli bir komplikasyon olduğunun bilinciyle ABD genelinde kandidemi ve C. auris kandidemisi için risk faktörlerini değerlendirmeyi amaçlamış.

Çalışma 2015–2024 yılları arasındaki hastaların Epic Cosmos veritabanı kullanılarak taranması ile yapılmış retrospektif bir kohort çalışması olarak tasarlanmış. Çalışmada 30 günlük mortalite, yaş, Elixhauser Komorbidite İndeksi, COVID-19 ile ilişkili hospitalizasyon, yoğun bakım ünitesinde gelişen kandidemi ve takvim yılı için ayarlanmış çok değişkenli lojistik regresyon analizi ile değerlendirilmiş. Çalışmada C. auris kandidemisi olan hastalar ile C. auris dışı kandidemi olan hastalar karşılaştırılmış.

Çalışmada 27 926 farklı hastada toplam 29 454 kandidemi olgusu saptanmış. Kandidemi insidansı çalışma süresi boyunca anlamlı olarak artmış (p=0.02). Genel 30 günlük mortalite %31.5 iken çalışma boyunca önemli ölçüde yükselmiş (%24.7’den %31.8’e; p=0.02). Hastane içi mortalite (p=0.01) ve yoğun bakım ünitesinde edinilen kandidemi (p=0.03) için de benzer artış eğilimleri izlenmiş. C. albicans oranı azalma gösterirken (p=0.05), C. auris olgularında anlamlı artış görülmüş (p=0.008). C. auris kandidemisi olan hastalar, siyah ırk, böbrek yetmezliği öyküsü ve daha yüksek Sosyal Kırılganlık İndeksi ile anlamlı derecede ilişkiliymiş (tüm karşılaştırmalarda p<0.001). Flukonazol direnci C. parapsilosis’te (%2.5’ten %10.8’e; p=0.02) ve C. tropicalis’te (%6.2’den %18.1’e; p=0.03) anlamlı artış göstermiş.

Sonuç olarak son on yılda kandidemiyle ilişkili 30 günlük mortalite artmış; bu artış, yaşlı ve daha ağır hastaların kandidemi gelişme eğilimiyle uyumlu bulunmuş. C. auris kandidemisi, siyah ırk, yüksek sosyal kırılganlık ve böbrek yetmezliği ile ilişkilendirilmiş. Bulgular, ABD genelinde kandidemi epidemiyolojisinde endişe verici eğilimleri ortaya koymuş.

Pérez MA, Patel KA, Rasmy L, et al. Changes in epidemiology of candidemia in the United States with a focus on Candida auris. Clin Infect Dis. 2026: ciag312.

Makale İçin Tıklayınız

Hepatit C Virusu (HCV) İnfeksiyonunda Kısa Süreli Direkt Etkili Antiviral (DAA) Tedavisi

Modelleme Çalışması: Tedavi Başladıktan Sonra 7. Günde HCV RNA Negatifliği Saptanan Yakın Dönem veya Kronik İnfeksiyonlu Bireylerde DAA Tedavi Süresinin 5 Haftaya İndirilebileceğini Öngörüyor

Bu çalışmada yazarlar Hepatit C virusu (HCV) infeksiyonu olan ve direkt etkili antiviral (DAA) tedavisi ile daha kısa sürede tedavi edilebilecek bireyleri belirleyerek HCV eliminasyon hedeflerine ulaşabilmeyi amaçlamış. Ancak bugüne kadar, erken dönemde (örneğin 2. veya 7. günlerde) HCV RNA düzeylerine (örneğin <500 IU/mL) dayalı kısa süreli DAA tedavisi klinik çalışmaları, keyfi zaman noktaları ve viral yük eşikleri kullanmış ve yetersiz kür oranları ile sonuçlandığı vurgulanmış.

Yakın dönem (<12 ay) veya kronik HCV infeksiyonu nedeniyle DAA ile tedavi edilen yaklaşık 300 bireyin verileriyle modelleme yapılarak HCV-konak parametrelerinden oluşan bir veritabanı oluşturulmuş. Viral-konak ve tedavi parametrelerinin 200 000 farklı kombinasyonu oluşturularak simüle edilmiş. Tedavi başladıktan sonra 7. veya 14. günde HCV RNA’nın saptanamaz düzeyde olup olmamasına dayalı yanıt-rehberli tedavi (RGT) stratejileri değerlendirilmiş. Analiz, tedavi başladıktan sonra 7. günde HCV RNA’sı negatif olan yakın dönem veya kronik infeksiyonlu hastalarda tedavi süresinin 5 haftaya, 14. günde negatif olanlarda ise 7 haftaya indirilebileceğini öngörmüş.
Modelleme verilerinden bağımsız olarak bu yanıt-rehberli tedavi yaklaşımının, tedavi erişimini artırabileceği, HCV eliminasyonunu kolaylaştırabileceği ve özellikle enjektör kullanan kişiler gibi yüksek riskli popülasyonlarda tedavi maliyetini önemli ölçüde azaltabileceği öne sürülmüş.

Goyal A, Cotler SJ, Matthews GV, et al. Modeling predicts shortening of DAA treatment duration to 5 weeks in individuals with recent or chronic infection with HCV RNA negativity at day 7 on treatment. J Infect Dis. 2026: jiag260.

Makale İçin Tıklayınız

ESCMID’den Haberler

Genç Bilim İnsanları için Temel Beceriler Kursu

Trainee Association of ESCMID (TAE) tarafından düzenlenen bu kurs asistan ve genç uzmanlara yönelik. Katılımcıların İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji alanındaki klinik çalışmalara, araştırmalara ve profesyonel hayata doğrudan uygulanabilecek pratik beceriler geliştirmesi hedefleniyor. Aşağıdaki bağlantıdan koşulları gözden geçirebilir ve başvuru yapabilirsiniz.

Bağlantı İçin Tıklayınız

Meşrutiyet Mah. Rumeli Cad.
İpek Apt. No. 70 D. 7
(Rumeli Eczanesi üstü),
34363 Şişli, İstanbul
Tel. ve Faks: (0212) 219 54 82
E-posta: klimik@klimik.org.tr